Velev ki öyle

17 Ekim 2018, Çarşamba 05:00
AA

Kaşıkçı meselesi yön değiştirdi.

İşlem (ya da sorgulama) sırasında kalp krizi geçirmiş olma ihtimali geliverdi gündeme.

- Velev ki kalp krizi. Peki ceset nerede?

Ölü veya diri... Niye kaçırıyorsunuz adamcağızı? Nereye götürüyorsunuz?

Diyelim ki götürdünüz.

15 gündür bunu niye söylemiyorsunuz?

Okyanus ötesinden tuhaf sesler geliyor...

Haydii, Dışişleri Bakanı Pompeo yollara düşüyor, Riyad’a gidiyor, kralla oturup konsültasyon yapıyor. İstanbul’da ayrıca kıyamet kopuyor, herkes fikir yürütüyor, kafa yoruyor, bütün ihtimaller tek tek ortaya dökülüyor...

E sonra?

Birdenbire kalp krizi diye başka bir ihtimal öne çıkıyor.

Mümkündür.

Adamcağız ya bina içinde ya da götürüldüğü yerde bir kalp krizi geçirip ölmüş olabilir.

Ama bu niçin 15 gün saklanır?

Tam bir tiyatro.

Ve hepsi de acemi oyuncu.

Canımızı sıkan bir şey daha var. Bizim baykuşlara gün doğuyor:

- Türkiye, adamın can güvenliğini koruyamamış... Bu nasıl bir ülkeymiş? Buyurun...

- “Katil devlet”

Vallaha ben Arapların yerinde olsam, bu rezalete kılıf mılıf arayacağıma, bizim baykuşların arkasına saklanır otururum.

- Riyad sıkıntıya düşeceğine Ankara sıkıntıya düşsün.

İşte o kadar.

- Faili meçhul.

Hem de “kontrollü.”

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.