Rükzan Sağır Batı'nın dünyaya satabileceği 'ahlaklı' hareket
HABERİ PAYLAŞ

Batı'nın dünyaya satabileceği 'ahlaklı' hareket

Amerika’da yaygın bir iyilik hareketi var. ‘Pay-it-forward’. Örneğin, güne bir yabancının ısmarladığı kahveyle başlayabiliyorsunuz. Kahvecide sıra size geldi, ödeme yapmaya yeltendiğinizde “Sizden önceki müşteri ödedi” diyebiliyor barista. Ya da süper markette, benzincide veya bir pizzacıda… Saadet zinciri denilince anlaşılması gereken şey bu aslında. Türkiye’de bu hareket ‘askıda ekmek’, ‘askıda fatura’ gibi uygulamalarla uyarlanıyor. Günlük hayatta da birbirimize böyle küçük inceliklerle güç versek iyi gelmez mi? Sonuçta yaşadığımız topluma duyduğumuz aidiyet, bir başkasına dokunabildiğimiz kadar değil mi?

UZAKTAN ÇALIŞMADA ‘İŞ KAZASI’ TANIMI DEĞİŞİYOR

ABD’deki araştırmalara göre pandemide çalışanları görüntülü takip etme oranı yüzde 54 arttı. Hatta bazı şirketler ekran takip etme yazılımları kullanıyor. Klavyedeki vuruş sayısından konum bilgisine kadar çalışanı izleyebiliyorlar. Kulağa rahatsız edici gelebilir. Ama aynı çalışma ortamında bunlar her an takip edilebilen verilerdi. Hatta oyuncak şirketi Mattel, yöneticilerin çalışanları bulundukları yerde plansız ziyaret edebileceği bir sistemi savunuyor. İşverenlere bu tür uygulamalar yaptıran ise aslında sigorta şirketleri. İşler mekandan bağımsız yürütülünce iş kazaları tanımı da değişti. Sigorta şirketleri çalışanların bulundukları ortamdaki koşulların güvenli olduğundan emin olmak istiyor. Özel alanını işverenle paylaşmak istemediği için işten ayrılanlar da az değil. Birçok sektörde kalıcı olması beklenen uzaktan çalışma sistemi iş güvenliği kurallarını kökünden değiştirecek gibi görünüyor...

O ZAMAN KONUŞALIM...

“Seksi bulunmak için yaş kriteri kalktı” diyebilmeyi, dünyanın ‘Yaşayan En Seksi Erkeği’ unvanını 52 yaşında alan Paul Rudd ile yaşıt bir kadına da ‘Yaşayan En Seksi Kadın’ unvanı verildiği zaman konuşalım.

İranlı kadın futbol takımı kalecisi Zühre Kutay’ın başarısını kabullenemeyip “Hormon testi yapılsın, kadın olamaz, erkektir” diye tartışabilmeyi, gol yiyen erkek kalecilere de “Hormon testi yapılsın, erkek olamaz” diyebilmek kadar normal (!) sayılabildiği zaman konuşalım.

Çevrecilik politikalarından bahseden liderleri ciddiye alabilmeyi, otomobillerindeki deri koltuklar, hayvancılığa yer açmak için kesilen yağmur ormanlarına mal olmadığı zaman konuşalım.

ROCK’ÇIYIM DEMEK ANTİKA OLDU

Japonya’da ayı saldırıları arttı. Bunun üzerine yetkililer geçen aylarda bir şarkı hazırladı. Rock türündeki şarkı doğal parklardaki hoparlör sisteminden uyarı amaçlı yayınlanıyor. Bu şarkı için rock türünün seçilmesi tesadüf değil. Japonya dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip ülke. Park ziyaretçilerini de çoğunlukla orta yaşlılar ve yaşlılar oluşturuyor. Onun için bu yaş grubunun en seveceği müzik türü olan rock seçildi. Çünkü 30 yıl önce asi gençlerin müziği olan rock bugün yaşlı müziği olarak görülüyor. Z kuşağı ve milenyumlular rock müziğini anne babalarından öğreniyor. Yeni nesilin uzun şarkılardan hoşlanmaması rock’ı antikaya dönüştürdü.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder