YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocukluğumdan beri en sevdiğim ses insanların gülme sesi olmuştur. Ne zaman ağız dolusu gülen, büyük kahkahalar atan kişileri duysam benim de gülümseyesim gelir. Çünkü bence mutluluk bulaşıcıdır. Belki de bu nedenle 15 yıllık kurumsal hayattan sonra içinde çocuk kahkahaları barındıran bir meslek seçtim. Ve yine aynı sebepten bu hafta temamız kahkaha olsun istiyorum. Geçirdiğimiz zor, bunaltıcı ve stresli zamanları unutup çocuklarımızda bolca kahkaha attığımız bir gün olsun.

HAFTANIN EVDE YAPILACAK ÇOCUK ETKİNLİĞİ ÖNERİSİ

Kırmızı Başlıklı Kız Temalı El Kuklası Yapımı

El kuklaları küçük çocuklar içinmiş gibi düşünürüz hep. Ama aslında bu kuklalarla oynanan oyunlar her yaşı eğlendirebilir. Hem hayal gücünü hem hikaye anlatma becerisini geliştirir.



Bu hafta oyuncakçılarda satılan el kuklalarına benzer bir el kuklası yapacağız. Ben tema olarak Kırmızı Başlıklı Kız’ı seçtim ama siz istediğiniz gibi farklılaştırabilirsiniz.

İhtiyacımız olan malzemeler şöyle:

  • Renkli Keçeler
  • Ten rengi olabilecek bir parça kağıt
  • Renkli boya kalemleri
  • Plastik şişe kapakları
  • Yapıştırmak için silikon tabancası
  • Makas
  • Oynar gözler

İlk olarak ten rengi olabilecek kağıdımızdan şişe kapakları boyutunda daireler keselim. Ve bu daireleri kuklamızın karakterleri olacak şekle getirelim. Ben Kırmızı Başlıklı Kız, ninesi, kurt ve ormancıyı yapmaya çalıştım.

Sırada eldiven kısmını yapmak var. Elinizin içine sağacağı büyüklükte iki el izi kesin. Bu kestiğiniz parçaları kenarlarından birbirine yapıştırıp eldiveninizi oluşturun. Parmak uçlarına önce şişe kapaklarını ardından da üstelerine karakter suratlarınızı yapıştırın. Eldiveninizin kalan kısmını süslemek için ev, ağaç çiçek gibi şekiller kesin.


Tüm şekillerinizi el kuklanıza yapıştırın ve hepsi bu. Şimdi sırada eldiveninizi elinize takarak hikayenizi anlatmak var. Bol kahkahalı oyunlar dilerim.

HAFTANIN ANNE ETKİNLİKLERİ ÖNERİSİ

Yumurta Kartonundan Duvar Aynası Yapımı

Eve gelen yumurta kartonlarını ne zamandır biriktiriyordum. Çöpe atmaya kıyamadığım bu kartonlardan harika bir etkinlik yapmak için sabırsızlanıyordum. Sonunda hayalimdeki etkinliği buldum ve çok şık bir ayna yaptım. Umarım siz de beğenirsiniz.

İhtiyacınız olan malzemeler:

  • Yumurta kartonları
  • Ayna
  • Yuvarlak bir parça karton
  • Boyamak istediğiniz renkte boyalar ve fırça
  • Makas
  • Silikon tabancası

İlk olarak yumurta kartonumuzun yumurta konan parçalarını kesip ayıralım. Ardından makas ile bu parçaların kenarlarını yaprak şeklinde oluklu olarak keselim. Kiminin ucunu yuvarlak kimininkini keskin bırakabilirsiniz. Ayrıca sivri olan üçgen kısımlardan da kesip ayıralım. Bunlar çiçeklerimizin ortası olacak.

Kestiğimiz parçaları iç içe yapıştırarak çiçek şekli verelim. Şimdi istediğimiz renge boyayabiliriz. Ben pembeli kırmızılı bir renk seçtim. Ama siz isterseniz rengarenk bile yapabilirsiniz.

Son olarak yuvarlak kartonumuzun ortasına aynamızı yapıştıralım ve etrafını hazırladığımız çiçeklerle süsleyelim. Hepsi bu. Hem keyifli hem şık bir etkinlik oldu umarım siz de beğenirsiniz ve her aynaya baktığınızda kendinize bol bol gülümsersiniz.



Haftanın Çocuk Kitabı Önerisi

Taş Çorbası / Judith Malika Liberman & Zeynep Özatalay / Redhouse Kidz

“Bu çocuk paylaşmayı hiç bilmiyor, ona paylaşmayı nasıl öğreteceğim” diyen annelerin sözleri kulaklarımda. Etkinlik merkezime ne zaman bir uzman gelse en çok sorulan sorulardan, en çok şikayet edilen konulardan biridir paylaşma daha doğrusu paylaşmama. Önce uzmanların verdiği cevabı vereyim. Paylaşma, sosyalleşme gibi özellikler çocuklarda 36 aydan sonra başlar. Ama bu çocuğunuz 3 yaşına girer girmez olacak anlamına gelmez. Kimi çocuk daha önce kimi çocuk daha sonra öğrenebilir. Geç öğrenmesi de erken öğrenmesi de korkulacak bir şey değildir. Ve evet öğrenilen bir eylemdir paylaşmak. Bazen çocuklukta öğrenilir bazen büyüyünce. Bu hafta önereceğim kitabı çok sevmemizin nedenlerinden biri de bu. Her yaştaki insana paylaşmanın güzelliğini hatırlatan harika bir masalın eşsiz bir yorumu Taş Çorbası. Enerjisine ve bilgisine hayran kaldığım Judith Malika Liberman’ın kaleminden ve insanı içine çeken Zeynep Atalay’ın çizimleriyle yeniden hayat bulan bu masalı sevmemek imkansız. Karnı aç bir gezginin çok verimli ve bir o kadar da yüksek duvarlı bir köye ziyaretiyle başlıyor hikayemiz. Kapıları çalıp bir tas çorba soruyor gezgin. Kimse yanaşmıyor elindekini paylaşmaya. Anlıyor ki paylaşmanın güzelliğini keşfedememiş henüz bu köyde yaşayanlar. “O zaman” diyor gezgin, “Ben yapayım koca bir kazan Taş Çorbası ve isteyen herkesle paylaşayım.” Geçiyor köy meydanına kuruyor kazanı, çıkarıyor cebinden bir taş ve başlıyor kaynatmaya. Köylüler merakla toplanıyor başına. Hiçbir mahsulünü bugüne kadar komşusuyla dahi paylaşmamış köylüler sihirli taş çorbasından bir kase içmek için getiriyorlar bahçelerinde ne yetişiyorsa. Gezgin de ekliyor gelenleri kazana. Kısa zamanda koca kazan doluyor en güzel malzemelerle. Kuruluyor koca bir sofra. Herkes o güne kadar içmediği kadar güzel bir çorba içiyor, tıka basa doyana kadar. Gezginin taşı veriyor zannediyorlar o harika lezzeti. Ama asıl lezzet paylaşmanın verdiği tattan kaynaklanıyor. Bunu geç de olsa anlıyorlar. Ve böylece hatırlatıyor kitap hepimize, paylaşmanın güzelliğini bir kez daha. Redhouse Kidz’den çıkan bu kitap işte bu yüzden bizim de başucumuza yerleşti. Sadece oğluma değil bana da mesajların en güzelini verdi. 4 yaş üstü tüm çocuklara ve hatta yetişkinlere şiddetle tavsiyemdir.

Haftanın Anne/ Çocuk / Etkinlik Sayfası Önerisi

@melispitelon/ Melis Pitelon Kahkaha Yogası Eğitmeni

Bu dünyada en sevdiğim ses kesinlikle çocuk kahkahası. Katıla katıla gülen bebeklerin ve çocukların o harika enerjisi kadar mutluluk veren başka bir şey görmedim hayatta. Ne yazık ki insan büyüdükçe azalıyor attığı kahkahalar. Hayatın ciddiyetine o kadar çok kaptırıyoruz ki kendimizi unutuyoruz ağız dolusu gülmeyi. Bu hafta size öyle güzel bir sayfa önereceğim ki bize sadece kahkaha atmaya hatırlatmakla kalmayacak bu kahkahaların faydalarını da anlatacak. Bu harika sayfa Kahkaha Yogası Eğitmeni Melis Pitelon’a ait. “Kahkaha Yogası” terimini ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. “Kahkahanın da yogası mı olur” diye geçirmiştim içimden. Melis Hanım’ın sayfasını inceledikçe anlattıklarını dinleyip okudukça anladım ki bu dönemde en çok ihtiyacım olan şeymiş bu.

Pandemiydi, maddi/manevi zorluklardı derken atmayı unuttuğumuz kahkahaların aslında hayatımızda ne kadar önemli olduğunu hatırlattı bana. Meğer kahkaha yogası sayesinde bedene ve beyne daha fazla oksijen gitmesini sağlayabilir ve sonucunda da daha enerjik ve sağlıklı olabilirmişiz. Beyin ve beden gerçek kahkaha ile sahte olanı ayırt edemediği için kahkaha yogası egzersizleri yaparak fizyolojik ve psikolojik etkilerinden faydalanabilirmişiz. Bence bu aralar hepimizin en çok ihtiyacı olan şey bu. Bu teknikle başlayan o gülme kısa sürede gerçeğe dönüşüyor. İnsanın içi harika bir enerji ile doluyor. Ve bu sayede hem daha sağlıklı hem daha sabırlı hem de daha mutlu olabiliyoruz. Melis Pitelon’un hem instagram sayfasında hem de Youtube kanalında bu konuyla ilgili harika bilgiler bulunuyor. Kendinize zaman ayırın ve bu sayfaları mutlaka inceleyin. Sonunda elde ettiğiniz o harika enerjiyi sevdiklerinize yansıtın. Pişman olmayacaksınız ve iyi ki bu sayfayı ve Melis Hanım’ı keşfetmişim diyeceksiniz!

Yazarlarımızdan

15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder