Sadık Gültekin’le Doğru Tercih Balık hafızalı insan!
HABERİ PAYLAŞ

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Akademisyenin mantalitesinin değişmesi lazım, bilgi aktarmaktan süratle çıkıp, çeşitli aktivitelerle öğrencilere yetkinlik kazandırıldığı bir atmosfere dönmesi lazım. Eskiden biz yukarıda, onlar aşağıdaydı. Biz onlara bir şeyler öğretir, bir şeyler anlatırdık. Ama şu anda biz onların ayağına gideceğiz. Böyle bir durum var, hocaların saltanatı bitti.

Bazı hocalar alınıyor, ama hepimiz için bu böyle. ‘Ben 10 yıl aynı dersi anlatırım, gelir 2 saat blok ders yaparım, 3 saat öğrenci beni dinler’ artık böyle bir durum yok. Hepimizin çocukları, torunları var. Bunlar 2-3 saat ders dinler mi? Şu anda öğrenciyi 1 saat konsantre edebilecek bir hoca varsa, madalya vermek lazım. Burada korkacak, çekinecek bir şey yok. Z kuşağı, değişimin içinde doğan bir kuşak. Bizim o kuşağa yaklaşmamız lazım” diyor.

***

Prof. Elmas haklı, çok doğru söylüyor. Günümüz gençlerinin odaklanma süresi son derece kısıtlı. Sadece gençlerin değil, hepimizin odaklanma süresi kısıtlı. Olay basket maçına döndü, topu 24 saniyede potaya sokmak zorundayız. Peki, odaklanma eksikliğimiz sadece kısa dikkat süremizden mi kaynaklanıyor? Tabii ki hayır! Çevremizde o kadar çok uyaran var ki, bu uyaranlardan sıyrılmak mümkün değil.

Türkiye dahil 33 ülkede 53 binden fazla kişi üzerinde yapılan ‘Global Mobil Kullanıcı Araştırması’na göre, Avrupa’nın akıllı telefona en bağımlı ülkesi Türkiye. Avrupa’da günde ortalama telefona bakma sıklığı 48 iken, Türkiye’deki mobil kullanıcılar günde ortalama 78 kez telefonun ekranına bakıyor, yani 13 dakikada bir telefona bakıyoruz. Bu uyaran bile başlı başına bir sorun.

***

Microsoft’un araştırma ekibi, ortalama insan dikkat süresinin Japon balıklarının bir saniye gerisinde kaldığını söylüyor. Microsoft’un 2015'te yaptığı bir araştırmaya göre, insanlar dijitalleşen yaşam tarzının beyindeki etkileri nedeniyle 8 saniye sonra konsantrasyonlarını kaybediyor.

Daha önce bu süre 12 saniyeydi. Yoğun şekilde birden çok tarama yapanlar, beyne gelen ilgisiz uyaranları filtrelemekte zorlanıyor. Birden fazla medya akışı tarafından insanların dikkati kolay dağılıyor. Olayın olumlu yanı ise birden çok iş yapma yeteneğimiz mobil çağda büyük ölçüde gelişiyor. Microsoft, zayıf dikkat süresinin mobil internete evrimleşmenin yan etkisi olabileceğini belirtiyor. Araştırmada, gençlerin yaşlılardan daha fazla zihinsel meşguliyet yaşadığına vurgu yapılıyor.

***

Fazla uyaran sıkıntısını ne yazık ki sosyal hayatımızda da yaşıyoruz. 2000 yılında Columbia Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sheena Iyengar ve Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mark Lepper, sosyal bir deney yapıyor. Kaliforniya’da bir markette tadımlık stant açan ikili, alışverişe gelen müşteriler için bir yanda 24 çeşit reçel, diğer yanda yalnızca 6 adet reçel olan bir stant açıyor.

Gün sonunda müşterilerin çoğunluğunun 24 çeşit reçelin olduğu standa gittiği gözlemleniyor. Ancak iş bununla kalmıyor, 24 çeşit reçeli deneyenlerin yalnızca yüzde 3’ü reçel satın alırken, 6 çeşit reçel bulunan standa gidenlerin yüzde 30’u reçel alıyor. Araştırmacılar, fazla seçeneğin insan motivasyonunu olumsuz etkilediği sonucuna varıyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder