Sadık Gültekin’le Doğru Tercih Maliyeden anlamayan maliye bakanı
HABERİ PAYLAŞ

Maliyeden anlamayan maliye bakanı

Hasan Fehmi Ataç, Mustafa Kemal’in aldığı bazı kararlarda danıştığı önemli bir isimdir. Atatürk, akşamları sofrasında maliyeyi ilgilendiren ya da başka konularda alınan kararlarla ilgili, "Ben yarın bunu bir de Hasan Bey'e sorayım" dermiş. Atatürk, Hasan Fehmi Ataç’ın yokluğunda sofrada konuşulan bazı kararları vermeden önce mutlaka onun fikrini sorarmış. Bu yazı, 1879-1961 yılları arasında yaşayan ve Mustafa Kemal’in ‘maliyeden hiç anlamayan’ birini istemesi üzerine Kurtuluş Savaşı’nın en sıcak zamanlarında göreve getirilen Ataç’ın hikayesidir...

***

Hasan Fehmi Ataç, ‘maliyeden hiç anlamayan maliye bakanı’dır, ama kendisi Kurtuluş Savaşı’nın mali kahramanı olarak geçer... Milli mücadelenin ilk yıllarında mali durumun berbat olması sebebiyle muhalefet maliye bakanı olan Hasan Saka’yı istifaya zorlamış ve Mustafa Kemal bu duruma çok sinirlenmişti, çünkü mali durumun kötülüğü şahıslara özgü bir durum değildi.

Duruma öfkelenen Mustafa Kemal, maliye bakanlığı için “Bana maliyeden hiç anlamayan birini bulun” der. Aslında mali durum bilenin içinden çıkamayacağı kadar karışık bir durumdadır. Hasan Fehmi Ataç, 24 Nisan 1922’de maliye bakanı olarak seçilir, 2 Ocak 1924’e kadar bu görevde kalır. Dolayısıyla paraya en çok ihtiyaç duyulan Büyük Taarruz sırasında maliye bakanlığı yapar.

***

Hesap verme sorumluluğu olduğundan, önce iki ayrı ordu (1. ve 2. ordular) için iki ayrı defterdarlık kurar ve öncelikle parayı ordular için harcar. Kendisinden para isteyen bakanlara “Para ancak yağlı kurşun ile keskin süngüye”, grup komutanlarına araba isteyen milli savunma müsteşarı Selahattin Adil Paşa’ya ise “İzmir’de düşmanın elinde istediğinizden fazla otomobil var, orada duruyorlar, gidin alın hepsi sizin olsun” der. Cimriliği ile nam salar, zor kaynaklardan elde edilen gelirleri en doğru yere yönlendirir, aylarca ödenmeyen maaşların ödenmesini sağlar.

***

Hasan Fehmi Bey, en ciddi sınavını Büyük Taarruz öncesinde verir. Orduya 1.5 milyar lira lazımdır. Hasan Fehmi Bey “Nereden bulayım?” der, Mustafa Kemal de “Ben bilmem, bu göreve bu zor gün için seçildiniz, bir çare bulacaksınız” der. Hasan Fehmi Bey, geceler boyunca uyumaz, sanki ordu taarruza kendisi yüzünden çıkamayacakmış gibi hisseder. Ertesi gün çareyi bulur.

Osmanlı Bankası’nın Ankara şube müdürü Mösyö Bojeti’yi çağırır ve “Ordunun 1.5 milyar liraya ihtiyacı var, bu parayı bana siz bulacaksınız, bulamazsanız milli hükümetin sınırları içinde yer alan 16 şubenizdeki tüm parayı makbuz mukabilinde alırım” der ve kendisine 1 saat mühlet verir.

Bojeti ilk başta karşı çıkmasına rağmen, gördüğü kararlılık karşısında “Mühlete lüzum yok” der ve parayı getireceği sözünü verir. Bunun üzerine Hasan Fehmi Bey, büyük bir cömertlikle Mösyö Bojeti’ye “Şimdi demli bir çayı hak ettin” der. Hasan Fehmi Bey, savaş sonrası başarılarından ötürü kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder