Sadık Gültekin’le Doğru TercihKıt kafalılar üzerine felsefi bir roman…
HABERİ PAYLAŞ

Kıt kafalılar üzerine felsefi bir roman…

Christoph Martin Wieland’ın “Abderalılar” adlı kitabında, dünya mizah tarihinde eşi az bulunan bir hukuk parodisinin örneği vardır: Eşeğin Gölgesi Davası…

Abdera’da yaşayan Struthion adlı bir dişçi, ülkeyi baştan başa dolaşıp hastalara şifa dağıtır. Hem ilaçlarını hem de kendini taşıyacak bir eşeğe ihtiyacı vardır. Struthion, bir eşek kiralar ve yola koyulur. Anlaşma gereği, ilk konaklama yerine kadar eşeğin sahibi de Struthion ile birlikte gelecektir. Mevsim yaz, hava çok sıcak ve etrafta gölgelenecek tek bir ağaç yoktur. Sıcaktan bunalan Struthion, çareyi eşeğin gölgesine sığınmakta bulur. Eşeğin sahibi “Ben sadece eşeği kiraladım, gölgesini değil!” diyerek çıkışır. Struthion “Şaka ediyorsun herhalde, eşekle gölgesi beraber gider” diye çıkışır. Eşeğin sahibi “Gölgesini de kiralamak istiyorsan, onun için ayrıca para ödemelisin” der.

***

Struthion parayı vermeyince, eşeğin sahibi olayı yargıya taşır. Yargıç Plippides, tarafların savunmasını dinler. Struthion “Eşekle gölgesi beraber gider, eşeği kiralayan neden onun gölgesinden faydalanmasın ki” der. Yargıç, “Evet, gölge eşeğin parçası sayılır, gayet açık” deyip, sözü eşeğin sahibi Anthrax’a bırakır. Anthrax, “Ben eşeğimi sadece yükünü taşısın diye kiraladım. Eşek başka şey gölgesi başka” der. Yargıç “Evet, bu da doğru. Bu durumda yapacağınız en iyi şey aranızda anlaşmaktır” der. Yargıcın çabaları ile taraflar yumuşamaya başlar. Ancak dava vekillerinin devreye girmesiyle işler sarpa sarar.

Sorun, Struthion ve Anthrax’ın sorunu olmaktan çıkıp, tüm Abdera’nın sorunu olur. Eşeğin gölgesi, artık bütün kentin üzerine düşmüştür! Abdera halkının yarısı dişçiyi, diğer yarısı Anthrax’ı destekler. Dişçiyi destekleyenler “Eşek Partisi”, Anthrax’ı destekleyenler ise “Gölge Partisi” olmak üzere iki gruba ayrılır.

***

Mahkemede sekize karşı on iki oyla, dişçinin eşeğin gölgesini kullanma hakkı olduğuna karar verilir. Mahkemenin aldığı kararı beğenmeyen davacı vekili, konuyu Abdera meclisine götüreceğini açıklar ve dava meclise taşınır. Partiler arasındaki çekişme daha da büyür, dava artık bir devlet meselesi halini alır.

Karar günü, eşeğin mahkemeye getirilmesinin uygun olacağı düşünülür, hayvan tımar edilir, kafasına çiçekler koyulur ve kurdelelerle süslenir. Eşeği görenlerden biri, “Hey eşeğin kendisi geliyor” diye bağırır. Bir başkası “Yargıçlara yardım edecekmiş!” der “Haydi şunun hesabını görelim” diye bağırınca bir diğeri, kalabalık bir anda eşeğe saldırır ve zavallı eşeği iki dakikada parçalarlar.

Meclis üyelerinden biri “Tanrıya şükür, tüm bu sorunların kaynağı olan eşek artık yok. Eşek olmadığına göre, gölgesi için de konuşmanın bir faydası yok!” deyip, davanın sonlanmasına, dava masraflarının devlet bütçesinden karşılanmasına, tarafların sonsuza dek bu konu hakkında konuşmamalarına dair karar verilmesini teklif eder. Büyük bir cumhuriyetin bir ‘eşek gölgesi’ uğruna nasıl yıkılacağını gösterdiğinin ebedi hatırası olarak eşeğin anıtının dikilmesini teklif eder. Bu tekliflerin tamamı meclis tarafından kabul edilir!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder