‘Korku’ doğuştan mı yoksa sonradan mı edinilir?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hepimizin belirli şeylere karşı korkusu vardır. Bu korkular doğuştan mı geliyor, yoksa sonradan mı ediniliyor? Bu soruya yanıt arayan psikolog John B. Watson, tarihin en ilginç ve tartışmalı deneylerinden birini gerçekleştiriyor.

***

Pavlov'un köpeklerinde olduğu gibi, bizim de gündelik hayatta bazı koşullanmalarımız var. Limon gördüğünüzde ağzınız sulanıyorsa, daha önce limonun ekşi tadını deneyimlediğiniz için bu gerçekleşiyor. John B. Watson, Pavlov’un köpek üzerinde gerçekleştirdiği koşullanma deneyini bir adım ileriye taşıyor.

1920 yılında duygusal reaksiyonların insanlar tarafından koşullandırılmış olabileceği konusunu araştırır. Deneyin başrolünde, Albert B. olarak bilinen 9 aylık bir bebek vardı. Bir bebek, ilk kez psikoloji deneği olmuştu! Psikolog Watson, küçük Albert’e normalde yetişkin insanların korktukları şeyleri gösterir. Beyaz fare, tavşan, maymun, korkunç maskeler ve yanan gazeteler vb. objeleri 9 aylık bebeğe gösterip, tepkilerini analiz eder.

***

Küçük Albert, kendisine gösterilen bu objelere karşı korku belirtisi göstermez. Bu durumun Watson için büyük bir anlamı vardır: Korku, insanların sonradan edindiği bir duygudur! Watson, deneyde küçük bir değişikliğe gider. Albert’e tekrar fare gösteren doktor, aynı anda bir çekiçle metal bir boruya vurarak yüksek ses çıkartır. Küçük Albert, yüksek sesi duyduğu zaman ürküp ağlamaya başlar.

***

Watson, bu koşullanma prosedürünü yedi hafta boyunca tekrarlar. Küçük Albert, her seferinde gözyaşlarına boğulur. Deneyin ilerleyen safhalarında Albert’in ağlaması için artık yüksek sese gerek kalmaz. Küçük çocuk fareyi her gördüğünde ağlamaya başlar.

Watson, raporunda şunları yazar: “Fare gösterildiği an, bebek ağlamaya başlıyordu. Bir seferinde, fareyi görünce aniden sol tarafına döndü ve düştü. Kaldırdıktan sonra, hızlı bir şekilde fareden uzaklaşmaya çalıştı. Masadan düşmeden önce onu son anda yakalayabildik.”

***

Küçük Albert, sonradan tüylü ve beyaz olan her şeyden korkmaya başlar. Deneyin sonucunda, klasik koşullandırmanın korkuları oluşturabileceği sonucuna varılır. Korktuğumuz çoğu şeyden, koşullandığımız için korkuyoruz. Bize korkutucu gelen her şey, biz onları korkutucu gördüğümüz için bize korkutucu geliyor!

***

Küçük Albert olarak bilinen, gerçek adı Douglass Merritte olan bebek, 1925 yılında beyninde su toplandığı için altı yaşında hayatını kaybeder.

Yazarlarımızdan

23 Haziran 2021, Çarşamba 07:01
23 Haziran 2021, Çarşamba 07:01
23 Haziran 2021, Çarşamba 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder