YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bireysel özgürlüğe ve bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim programını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen, eğlenerek öğrenmeyi temel eğitim felsefesi olarak kabul eden Fin eğitim sistemi, hâlâ eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor… Türkiye’de öğretmenler yılda 1808 saat ders verirken, Finlandiya’da öğretmenler yılda sadece 600 saat ders veriyor. Kalan zamanlarını mesleki gelişime, iş arkadaşlarıyla, öğrencileriyle ve ailelerle bir araya gelmeye ayırıyorlar.

***

Finlandiyalı eğitimcilere göre, yetenekli çocukları daha yüksek performans göstermeleri için teşvik etmektense, zayıf ve geride kalan öğrencilere daha çok eğilmek toplamda çok daha iyi sonuçlar veriyor. Finlandiya’da özel okul yok, öğrenciler günde 4 saat ders yapıyor, küçük çocuklar oynayarak öğreniyor, sınav yapılmıyor, ileri sınıflarda yapılsa da sonuçları öğrenciye söylenmiyor.

Finlandiya’da öğretmen olmak için lisansüstü eğitim almış olmak şart. Öğretmenlerin hepsi yüksek lisans diplomasına sahip. Devlet, öğretmenleri doktora yapmaları için teşvik ediyor. Finlerin okumaya duydukları derin aşkın, Finlandiya’daki eğitim sisteminin başarısına yaptığı katkı tartışılmaz.

Kişi başına kitap okuma oranı yılda 57 kitap. Finlandiya’da doğan her çocuğa devlet tarafından verilen hediye paketinin içinde mutlaka resimli bir kitap yer alıyor. Şehrin banliyölerine günlük seferler yapan ‘kütüphane otobüslerini’ de unutmamak gerekir.

***

Finlandiya’da okul, toplumun merkezinde yer alıyor. Okul sadece eğitim hizmeti değil, sosyal hizmetler de sunuyor. Eğitimin asıl amacı, kişilik yaratmak. Okulu sınırlayan bahçe duvarları yok, öğrenciler kendi sorumluluklarını alacak şekilde yetiştiriliyor. Dersleri bitince bisikletine binip gidiyorlar, duvar ile öğrenciye sınır çizilmiyor. Finler, en önemli öğrenmenin sınıf dışında gerçekleştiğine inanıyor.

Çocuklar küçük de olsa, karda kışta bile her gün en az bir saat dışarı çıkarılıyor. Lisedeki öğrencilerin aldığı derslerin 3'te biri seçmeli. Tüm eğitim hizmeti gibi öğlen yemekleri de devlet tarafından karşılanıyor. Öğrenci ve öğretmenler aynı yemekhanede yiyor.

Öğrencilere bu yemeğin, vergiler ile karşılandığı ve israf edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Öğrenciler, bulaşık yıkayıp sorumluluk almayı öğreniyor, ayrıca ev ekonomisi hakkında bilgi sahibi oluyorlar. Türkiye ile Finlandiya eğitim sistemlerini karşılaştırdığımızda, ‘bizim yaptığımız, bunların tam tersi’ desek, çok mu haksızlık yapmış oluruz…

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder