Bugün kız kardeşlerimin günü

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü bugün. 

Şimdi herkesin kendi içindeki şiddete sesleneceğim. 

“Kadına şiddete hayır" diyorsun, tutup kadına yaptığı şiddetle övünen, bunu hiçbir mecrada dile getirmekten çekinmeyen insana “imparator” diyorsun. Hatırlar mısınız bilmem; aynı kişi canlı yayında bir kadın meslektaşına “Seni p... elinden kurtardım” diye bağırmıştı. Şimdi sen kadına şiddeti eleştiriyor ama o insanın şovunu alkışlıyor, sesini övüyorsun. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

Sen de o zorba kadar suçlusun

Feminist geçinip arkadaşının aldığı kiloyu masalarda sohbet konusu ediyorsan, işyerinde ayağını kaydırmaya çalışıyorsan hemcinsinin, aldatıldığında "bakımsız", aldattığında "ahlaksız" diyorsan kadına, sen de o zorba kadar suçlusun aslında. 

Hep duymuşsunuzdur “Kadın kadının kurdudur” denir. Egosunu bir yana bırakıp kaç anne oğluna, eşine değer vermesini öğütler?

Kaç kadın “Büyüyünce çok kızın canını yakacak” gibi iğrenç bir söylemin toplum ahlakındaki etkisini sorgular? 

“Ben zor bir adamım, beni nikah masasına oturtmak zordur” söylemi vardır bir de bizim güzide erkeklerimizde. 

Niye sen kimsin ki? 

Kadınlar senin için emek harcayacak ve ödül olarak senin gibi egoist bir narsisti mi elde edecek?

Kendinize gelin!

Aa bir de en duyulan söylem “Erkek için elde edene kadardır.” 

Kim kimi elde ediyor, ne oluyor be, kendinize gelin!

Cinsellik karşılıklı bir heyecan alışverişidir. Neden sonucunda hep kadın değersizleşir, erkek kibirlenir?

Kadınlarımız da bu değersizlik söylemini besler bazen. “Kadınlığını kullan” denir. Ne aşağılayıcı, ne çirkin bir söylem! Kadın, bedeniyle değil zekasıyla hayatını yönlendirir. 

Bana kalırsa toplumsal şiddeti en çok besleyen unsur “profesyonel olmayan iş ahlakı”.

Ülkede herkes barut gibi

Yani ne demek istiyorum?

Her hakkımızı zorbalıkla aramaya çalışıyoruz. E haklı taraflarımız da var bu konuda. Naif bir şekilde hakkını elde etmek istersen sonuç alamıyorsun. Sonuç hep tehdit, hep hakaret oluyor. Sonra hop sonuç alınıyor. Belli ki yargıya olan inanç da sarsılmış. Kimse hukuk yoluyla hakkını elde edebileceğini düşünmüyor. Herkes kendi adaletini kendisi zorbalıkla, kabalıkla sağlamaya çalışıyor. E bir süre sonra bu da toplumun ahlakını oluşturuyor. Ülkede herkes barut gibi. Herkes kendini ezdirmemeye çalışan, bencil varlıklar olmaya başladı. 

Kadına şiddet konusunda önce herkes kendi kapısının önünü süpürecek, sonra bu şiddet son bulacak. 

Daha güzel günlerde, böyle yazılar yazmak zorunda kalmadığım günlerde görüşmek üzere... 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder