Çocuk yetiştirmenin en zor dönemi

YAZI BOYUTU

Çocuk yetiştirmenin en zor dönemini yaşıyoruz. Buna rağmen çocuklarımız ve torunlarımız için muhtemelen en kolay dönem. Çocuk yetiştirmek, her geçen yıl daha da zorlaşmaya başladı. Anneannelerimiz, annelerimiz ne kadar zorlandıklarından bahseder. Bez yıkamaktan, soba yakmaktan… Evet şu an bez yıkamıyoruz, teknoloji çok gelişti, çocuklar için imkanlar çoğaldı, her şey daha pratik... Ama bu pratiklik sadece maddesel boyutta.

Büyüklerimiz bez yıkardı fakat çocukları eğlendirmek zorunda değildi. Psikolojilerinin tek terliklik hatrı vardı. Onlar için enerji dediğimiz şeyi frenlemek bugünkü kadar zor değildi. Zaten çocuklar enerjilerini sokakta atardı. En pahalı oyuncak top ya da ipti. Öyle organiğinden falan da değil; en plastiğinden!.. Herkesin evi birer oyun eviydi. Verilirdi ellere peynir ekmek, kur bakalım kendi oyununu, akran ilişkini… Saatine para verilmezdi çocuk oynasın diye. Verilirdi sırtlarına birer çanta, ellerine beslenme, "Arkadaşlarınla yürüyerek git okuluna" denirdi. Beslenme günleri olurdu; en kokulusundan yumurta konur, en ezilmişinden patates eklenirdi yanına. Öyle senede 5 binleri bulan yemek paraları verilmezdi okula. 


22'nci yüzyılda kimse ebeveyn olmayı istemeyecek

Belki de 'kolaylık' diye adlandırdığımız her şey bize esaret olarak döndü. Çocuklarımız oyun oynasın diye para veriyoruz yahu, hangi kolaylık bu? Oyalansın diye kurstan kursa, etkinlikten etkinliğe koşturup duruyoruz. Mutsuz, bireysel nesiller yetiştiriyoruz. Sırf okusunlar diye senede binlerce lira dökerken, “Annem beni okutmamış” diyen büyükannelerimize, büyükbabalarımıza kızıyoruz. Eğitimin, hayatın bu kadar ucuz olduğu bir dönemde neden okutulmazmış insanlar? Bu kadar bile mi emek vermemişsiniz? Şimdi bezleri yıkasan, kime ne?

Hangi zorlu ebeveynlik sizinki? Kız çocuğu anneye yardım eder, toz tanesi kadar değeri olmadığını günde üç kez evin tozunu alırken fark eder. Erkek çocuğu ise babasıyla işe gider, şanslıysa okula devam eder. Okula devam edenler de ebeveynlik çabasıyla okumaz, doğal seleksiyonda kendi çabalarıyla kariyer sahibi olurlar, aileler ise göğüsleri kabararak gurur tablosu çizerler. 

Şartlar iyileşmezse 22'nci yüzyılda kimse ebeveyn olmayı istemeyecek. Senelik okul-kurs masrafları, çocuğun psikolojisi derken eskisinden çok daha zor olmaya başladı bu iş. Aile içi çocuk sayısı git gide düşüyor. Tek çocuk sahibi olan aileler çoğunlukta. Üstelik bunun sebebi, çocuğu mükemmel yetiştirme arzusu değil. Zorunluluklara göğüs gerebilme mücadelesi sadece. Ne diyelim; hayatın olağan akışında, çocuklarımızı güvenle ve mutlu yetiştirebileceğimiz ortamlar olmasını dileyelim… 

Yazarlarımızdan

24 Şubat 2020, Pazartesi 08:08
24 Şubat 2020, Pazartesi 07:01
24 Şubat 2020, Pazartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...