Ekran şövalyeleri

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Karşısına geçip konuşamayacağın kişiyi sosyal medyadan linç edemezsin! 

Toplumsal ayrışma olmadığını söyleyecek kişi yoktur herhalde. Her bölümde aynı kişiler farklı konuları tartışıyor. Bu gözler şunu bile gördü: 6 erkek çıkmış, kadın haklarını konuşuyorlar. Keşke aranıza bir tane de kadın alsaydınız da, o da kendi haklarını savunsa ve düşüncelerini söyleyebilseydi. Helal olsun ama o adamlara; çıkıp Trump-Biden seçimini de konuşuyor, sıfır tıp bilgisiyle koronavirüsü de konuşuyor, erkek haliyle kadınların ne yaşadığını da konuşuyor…

Her televizyonun izleyici kitlesi oluştu. Bir kitle diğerini izleyince kendisini kirlenmiş hissediyor. İnsanlar, neye karşı çıktığını bilmeden, dinlemeden haykırışlarda bulunuyor. Oysa bir düşünceye karşı çıkıyorsan önce o düşünceyi araştırmak, o ideolojideki kişiyle konuşmak gerekmez mi? 

YOK! Yapmıyoruz işte. Ağzımıza pelesenk olmuş bir söz “o kim ki ben onunla konuşacağım?” 

Hah işte o zaman hep kendi mahallende konuşmuş oluyorsun, kitlen hiç artmıyor. Kendini karşı tarafa anlatman gerekirken, karşı taraftan kimse seni dinlemiyor. Bu yüzden de sen hep Twitter şövalyesi olarak kalıyorsun. 

Yeni bir programa başladık. Özlediğimiz günlerdeki gibi zıt görüşlü insanlar bir araya gelip, görüşlerini tartışıyorlar. İlk bölümleri çektik cesur konuklarımızla. İlay Aksoy-Ravda Nur Cuma ile Türkiye’de yaşayan Suriyelileri konuştuk, Sevda Türküsev- Didem Ceran ile bekaret konusunu konuştuk, Zeynep Direk-Kardelen Yarli ile tacizde ifşa konusunu konuştuk. Bu kişiler sadece sosyal medyada değil yüz yüze de düşüncelerini savunan, cesur kişilerdi. Çok da seviyeli geçti çekimlerimiz. 

TBMM büyüklerimizin bize örnek olduğu gibi biz “tartışma” deyince yumruk yumruğa kavga etmeyi düşünüyoruz hemen. Düşüncelerin savunulması hiç gelmiyor aklımıza. Karşısına geçip konuşamayacağın bir kişiyi de sosyal medyadan linç edemez, bir ekranın arkasına sığınamazsın arkadaş! 

Konuşmayı, fikir paylaşımını unuttuk. Çirkin bir ekran arkası cesaretine sahip olduk. O’cu, bu’cu diye ayrıştık. Kimse kimseye tahammül edemiyor, kimse kimseyi dinlemiyor. 

“Başkalarını inandırmanın en iyi yolu, onları dinlemektir.” Dean Rusk 



Sıradaki haber yükleniyor...
holder