Ne uzaktan ne yakından eğitilebildik

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Covid sürecinin uzamasıyla birlikte okulların açılma tarihi sürekli erteleniyor.

Veliler de isyan ediyorlar bu duruma.

Haklı yönleri de var elbette: Yenmeyen yemek parası, olmayan eğitim parası…

Az değil, senede 60 bin TL veriyor insanlar. Ayda 5 bin TL eder…

İnsanların gelir düzeyini düşünürsek çoğu şartlarını zorlayarak, sırf çocuğu iyi eğitim alsın diye yolluyor.

Aslında eğitim sektörünü sayfalarca eleştirebilirim.

Üstelik bunu dışarıdan maval okuyan biri olarak değil, eski bir eğitimci olarak söylüyorum.

İşin içinden gelmiş, kibarlaştırılmış mobbinglere, yontulmamış insanlara maruz kalmış biri olarak...

Bir yanım kendini veli yerine koyuyor ve "Haklılar" diyor, uzaktan eğitime verilen 5 bin lira çok fazla.

Bir yanım uzaktan eğitim döneminde ayda 600 TL alan öğretmenlere üzülüyor.

Bir yanım amaçsız gönül bağıyla, 600 TL'ye dev kurumlara bağlanan öğretmenlere sinirleniyor.

Bir yanım iki gün önce sanki verdiği tüm paralar öğretmenlere gidiyormuş gibi öğretmeni azarlayarak satın aldığını düşünen velilere sinirleniyor.

Bir yanım kapitalizmin kibar çehrelerine, yani okul yönetimine “Haydi bakalım bu sefer veli görevi ilk kez sizde. İlk kez öğretmeni kötü polis yapamadınız” diyor.

Bir yanım öğrencilere üzülüyor.

Bir yanım "Paranın gücünü daha 6 yaşındayken bilen laubali nesle zaten eğitim veremiyorduk" diyor.

Bir yanım içlerinde gerçekten eğitim heyecanı taşıyan çocukların da olduğunu söylüyor.

Bir özgür bırakmadınız be bizi…

Ne sarılabildik çocuklarımıza bir anne gibi ne eğitebildik yanlış huylarını…

Tuhaf bir sisteme sürüklediniz bizleri…

Oyuncak rolüne soktunuz tüm itibarımızı, isteklerinizle…

Bir bakıyorum ne sınav başarısı var, ne erdemli insan davranışları…

O zaman diyorum ne fark eder; ha uzaktan ha yakından…

Yanlış giden bir şeyler var…

Hazırbulunuşluk seviyesinin üstünde konu vermek maharet…

Çocuğun bunu anlamaması rezalet oluyor bu düzende…

Kimse hatırlamıyor Mevlana’nın şu sözünü “Senin bilgin karşıdakinin anladığı kadardır.”

Nereye koşulduğu belli olmayan bir sistem bu…

Temeli su dolu, yamuk ve çarpık…

Dört işlemin tam anlaşılmadığı, üstüne kesirlerin, geometrinin eklendiği karmaşık bir düzen…

Yerlere çöp atan, hiçbir toplumsal kurala uymayan, akran zorbalığı yapan, sevgisiz, problem çözme becerisine sahip olmayan, salt kendi mutluluğunu önemseyen, kimseye eyvallahı olmayan nesiller yetiştiriyoruz.

Her yazımda olduğu gibi yine "Umarım bir şeyler düzelir" demekten başka bir şey bulamıyorum. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder