Resmi tatillerde çalışmak

AA

Geçtiğimiz günlerde cumhuriyetimizin 96'ncı yıl dönümünü kutladık, gururlandık.

Bir de kutlayamayanlar var.

Hatta sadece Cumhuriyet Bayramı’nı değil; 23 Nisan’ı, 19 Mayıs’ı, Ramazan Bayramı’nı, Kurban Bayramı’nı hatta en komiği de 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayamayan çalışanlar var.

Sırf biz bayramlarda sıkılmayalım da AVM’ye gidelim diye çalışan insanlar var mesela.

Sanki bir gün öncesinde ihtiyaçlarımızı alamazmışız gibi o gün markete gidebilelim diye çalışan kasiyerler...

Üst üste her resmi tatilde nöbet tutan doktorlar...

Yeni yıla çalışarak, hem de her zamankinden çok çalışarak giren, geleceğinden umutsuz bir kitle...

Kendi bayramında hizmet veren isçiler var bu ülkede.

Sırf bütün iş verenler 1 Mayıs’ı kutlasınlar diye. 


Bu kadar mutsuz, umutsuz kitleler oluşturmaya gerek var mı?

Yaklaşık 12 milyon çalışan resmi tatillerde çalıştırılıyor.

Bayramların ruhunu yaşayamıyor.

Kişiler bu duruma isyan ederlerse işsiz kalıyorlar, “Sen olmazsan başkası çalışır” deniyor.

İşte tam da bu yüzden, bu durumu kişilerin vicdanına bırakmamalı.

Çalışanların haklarını devlet tam güvence altına almalı.

Gerekirse resmi tatillerde açık olan, işçi çalıştıran tüm iş yerlerine ceza kesilmeli.

Resmi tatilden bir sonraki günü tatil vermesinin de hiçbir önemi olmamalı; çünkü resmi bayramlar ailedeki herkese tatildir.

Çocuğunun törenine katılamadıktan, tüm aile bir araya gelemedikten sonra ertesi gün tatilinin hiçbir önemi olmuyor. 

Eğer işçi, sözleşmede yer alan bir ifade varsa resmi tatillerde çalışmayı kabul etmiş olur, sözleşmede yoksa da işçiye onay kağıdı imzalatılır.

İşçi imza atmadığı halde çalışmaya zorlanırsa, işten ayrılma ve kıdem tazminatı isteme hakkına sahiptir.

Fakat hakkını arama konusunda insanlar yeterince cesur olamıyor.

Hem dava masraflarını hem de o süreçte işsiz kalmayı göze alamamaları, boyun eğmeleri beraberinde getiriyor.

İyisi mi biz bir gün öncesinden alışverişimizi yapalım, ihtiyaçlarımızı giderelim, alışveriş merkezlerine bir günlüğüne gitmeyelim.

Sonuçta bu mesele arz talep meselesidir; unutmayalım. 



Sıradaki haber yükleniyor...