Bir annenin yaşam mücadelesi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Gerçek bir annenin evladı için yapamayacağı bir şey yoktur herhalde. Sedef Erken çok eskiden tanıdığım bir arkadaşım. Avukattır ve tuttuğunu koparan bir kadındır. O da çoğu kadın gibi anne olmak istedi ve dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. Hayatta her şeyle karşılaştığımız gibi onunda karşısına çıkan durum çocuğunun otizmli olmasıydı.



Bu durumu fark ettikten sonra Sedef, oğlu Ozan için eğitim mücadelesine başladı. Aslında sadece Ozan için değil tüm otizmli çocukların eğitim hakkının savunucusuydu. Bir türlü sonuçlanmayan davanın arkasında durup Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin önünde bile çadır kurup sesini duyurmaya çalıştı. Eğitimde ayrımcılık davası için change.org da imza kampanyası devam ederken daha evvel açılan davadan çoktan AİHM'den ne yazık ki olumsuz bir karar çıktı.

Şimdi Sedef İstanbul Hukuk Fakültesi'nden 35 hukuk öğrencisiyle kararı inceleyip hem mahkemeye hem Adalet Bakanlığı'na verecekler. Sedef aynı zamanda bu yola gönül koymuş aynı durumda olan aileler için gönüllü hukuk danışmanlığı da yapıyor. Bu kadar çalışmanın ve bu kadar çocuğun hakkını arayan bir anne olarak er ya da geç bu konuda verimli sonuçlar alacağına ve ilahi adaletin işleyeceği inancındayım.


KERİMCAN AMERİKA'YA MI YERLEŞİYOR?


Samsun'da yaşadığı saldırı sonrası Kerimcan'la ilgili birçok köşe yazarı, haberciler ve magazinciler konuyu ısıtıp ısıtıp tartıştılar. Sosyal medyada yapılan yorumları, yapılan haberleri de maalesef hiç samimi bulmadım.

Aslında birçok insanın içindeki düşünce ve yaygara kısa zamanda Kerimcan'ın bu denli para kazanması ve popüler olmasıydı. Birkaç şehir eşkıyasının sadece cinsel kimliğinden rahatsız olduğundan darp ettiği Kerimcan maalesef iki yüzlü bir kesimle ve çevresindeki şakşakçı takımıyla yüzleşti.




Kerimcan ve kendini olduğu gibi yansıtanların kaderidir aslında bu. Yaşadığı korkudan sonra Amerika'ya yerleşeceği söylenen Kerimcan'ın psikolojik tedavisi de sürüyormuş. Maalesef işin acı tarafı şudur ki onu yuhalayan bu fobik takım Fatih Ürek'in yılan dansı ile eğlenir, Bülent Ersoy'u alkışlar, Kuşum Aydın ile şarkılar söylemeye devam eder.


HANGİSİ DİVA?


Bülent Ersoy ve Emel Sayın'ın 'Diva' polemiği tüm hafta devam etti. Bülent ablamız bu nahoş atışmaları çok sevmese gibi gözükse de gayet gündemi kurcalamaktan hoşnut bence.

Emel Sayın'ın da bilerek başlattığı bu hadise tam da magazini 12'den vuracak cinstendi. Birçok müzik eleştirmenine bile soruldu "Diva kimdir?" diye.

Müziği ve işini gerçekten aşkla yapıp yıllardır yoluna devam edenler, üzerlerine giydirilen böyle unvanlara zaten takılmazlar. Benim için bence bir tane halkın divası vardı; o da Müzeyyen Senar'dı.


 

BOĞAZIN GÜZELİ MİA MENSA


Kuruçeşme'de hemen Aşk Kafe'nin yanında olan Mia Mensa'ya uzun zamandır gitmemiştim. Yeni bir yapılanmaya da giren mekanda küçük değişikliklerde olmuş. Denizin hemen dibinde olan yerlere bayıldığımdan saatlerce sıkılmadan öylece oturabilirim.



Kış olmasına rağmen dış bölümünü çok korunaklı kapatıp çok da güzel ısıtmışlar. Boğazın tüm haline hakim olup öylece uzağa dalıp gideceğiniz bir yer Mia Mensa.

Menüsü de çok geniş. İster akşam yemeğine ister öğlen bir arkadaşınla buluşmaya. Ama en çok brunch konusunda iyiler. Ben gittiğim hafta sonu zengin çeşitleriyle neyi yiyeceğimi şaşırdım.
 


BENİ AŞKLA SINAMA


Zeynep Önkaya, yozlaşmaya yüz tutmuş müzik sektöründe kendi bilgi birikimiyle benim için hem iyi bir kadın vokal hem de çok iyi bir müzisyendir.

Ülkemizde kadın şarkıcılardan hangisi hakkıyla hangi enstrümanı çalıyor acaba? Zeynep, arp gibi zor bir enstrümanın gerçekten hakkını verip piyano başına geçtiğinde de kendine hayran bırakıyor. Kendini müziğe adamış.



Zeynep Önkaya'yı 2000'li yılların başında "Bazıları Çabuk Bıkar" ve 'Yutamazsın' şarkılarıyla tanımıştık.

Arada müzisyen kimliği ile çok popüler olmayan ama,Avrupa da alkışlanmış güzel işlere imza attı Zeynep. Söz ve müziği kendine ait olan yepyeni şarkısı "Beni Aşkla Sınama" son zamanlarda radyolarda sık duyduğum şarkılardan biri oldu.

Şarkı ve klibi o kadar şık olmuş ki tam Avrupa standartlarında. Klibi Polonya'da çeken Zeynep, kendi kimliğini yansıtan bu işle gerçekliğini ve samimiyetini dinleyiciye yansıtıyor.


GRAND PERA KAPILARINI AÇTI


İstiklal Caddesi'nde pek çok dükkan kapılarına kilit vururken uzun zamandır üzerinde çalışılan ve Beyoğlu'nun çok önemli tarihi dokularından biri olan Grand Pera nihayet kapılarını açtı.

Uzun yıllardır restorasyonu süren Grand Pera ihtişamı ile gerçekten büyülüyor. Aslını bozmadan bir alışveriş merkezi haline dönen Grand Pera, sanatla ilgili de çok öne çıkan bir yer olacak.



Emek Sineması'nın yeni yüzü ile içinde olması bunu baştan yansıtıyor zaten. Şu sıralar herkes Madame Tussauds Müzesi'ni gezmek için sıraya girerken Grand Pera'nın İstiklal Caddesi'ne bakan vitrinlerinde birçok sanatçının dışavurumcu eserleri de sergileniyor.
 

GÖZLEM KULESİ


- Tarkan'ın sosyal medya kullanışını ve çok hakim olmaya çalışamadığı video görüntülerini samimi ve komik buluyorum.

- "Vatanım Sensin"de Halit Ergenç ve Bergüzar Korel çiftinin, diziye cuk uyduklarını düşünüyorum .

- Deniz Akkaya ve Seren Serengil'in kendi magazin programlarına gelen konuklara çok tepeden baktıklarını ve çok konuşturmadıklarını görüyorum.

- Nilüfer'in yaptığı yeni cover albümünde pek çok Sezen Aksu ve Ajda Pekkan şarkısı bulunmasını doğru bulmuyorum.

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder