Şirin Sever‘Çevre Günü’nde kaç kişi panikteydi?!
HABERİ PAYLAŞ

‘Çevre Günü’nde kaç kişi panikteydi?!

‘Dünya Çevre Günü’ydü dün. Sosyal medyada yüzlerce, binlerce tweet atıldı; konu TT yani gündem oldu. Beylik laflar, bir günlük hatırlamalar, klavye başında duyar kasmalar, ‘çok duyarlıyız, çevreciyiz’ diyenler boldu yani. Peki gerçekten kaç kişi tehlikenin farkındaydı acaba? Merak etmeyin kendime de soruyorum... “2050’de dünya çöl olacak” haberlerini okuyup panik olduk mu mesela? Çünkü olmalıydık! Tıpkı 2019 Dünya Ekonomi Forumu’nda; okulunu kırıp iklim için grev yapan 15 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg’in dediği gibi...

Haberin Devamı

‘Çevre Günü’nde kaç kişi panikteydi

“Yetişkinlerin umutlu olmasını istemiyorum. Panik yapmanızı istiyorum! Bir krizin içindeymiş gibi harekete geçmenizi, ev yanıyormuş gibi davranmanızı istiyorum. Çünkü yanıyor” dedi ya; tam da bu gençler lazım bize. Onların çoğalması lazım. Bizim de bir Greta’mız var; 12 yaşındaki Atlas Sarrafoğlu mesela. Çocukların oluşturduğu bir topluluk olan Fridays For Future Turkey için çalışıyor.

‘Çevre Günü’nde kaç kişi panikteydi

İklim sorunlarına çare bulmak için didiniyor. Ve bu gençlerin çabası ve duyarlılığı hiçbir siyasetçide yok! Maalesef iklim değişikliği artık sorun değil bir kriz. Meseleye de böyle yaklaşmak gerek ve bu gençler tam da bunun farkında. Yaşıtları iklim kelimesini bile bilmezken, bu gençlerin çabası takdir edilesi ve alkışlanası. O yüzden çevre gününü konuşurken; onları bir kez daha hatırlatmak, alkışlamak istedim.

YAZLIK SiNEMA SEZONU!

Malum en sevimsiz, en verimsiz sinema sezonunu geride bıraktık. Her zaman eylül-ekim ayından başlayıp nisana kadar dolu dolu süren sezon; bu yıl sinema işletmecileriyle yapımcılar arasındaki “kâr” kavgası yüzünden başlamadan bitti, olan da seyirciye oldu. Önemli filmler ertelendi, sinema salonları festival filmlerine ya da fantastik ergen aksiyonlarına kaldı. Dijital platformları da unutmayalım; seyirci eve tıkıldı çıkımadı bir türlü. Peki sonuç? Yılın ilk beş ayında gişede kesilen bilet sayısı bir önceki yıla göre 10 milyon azalmış.

Öyle ki, rakam 2012 yılına gerilemiş durumda. Filmi sinema salonunda izlemeye bayılan ben bile kaç aydır sinemaya gitmedim, durum öyle vahim yani! Ama durumlar değişiyor... En azından sektör alışkanlıkları değiştirmeye çalışıyor; dağıtımcılar film sezonu 12 aya yayılsın diye filmleri yaz aylarında da vizyona koymaya başladı. Mesela bu yaz vizyona girecek şahane filmler var. Oh, sonunda kahvelerimizi elimize alıp sinema keyfi yapacağız. Neler geliyor, en iyileri aşağıda sıralıyorum…

Haberin Devamı

HAZİRAN'DA 'ROCKETMAN' TEMMUZDA TARANTİNO

■ Cinayet Süsü: Düşünün; Uğur Yücel, Binnur Kaya, Cengiz Bozkurt gibi bir kadro, bir seri katilin peşinde... Bu polisiye komediyi de Ali Atay, Feyyaz Yiğit ve Aziz Kedi kaleme almış. O filmde neler olur biliyor musunuz? Ben tahmin ediyorum, çünkü bu ekibin elinden çıkma ‘Ölümlü Dünya’yı izledim! Yani umutlarım çok büyük. 16 Ağustos’u bekleyin...

■ Rocketman: Hem müzik kariyeri, hem hayatı, hem tarzıyla adından söz ettiren gelmiş geçmiş en büyük sanatçılardan Elton John’un belgeseli. Cannes’da ön gösterim yaptı ve çok iyi tepkiler aldı. Ve bu sıradışı müzik adamının hayatı, 14 Haziran’da vizyonda.

Haberin Devamı

‘Çevre Günü’nde kaç kişi panikteydi

■ Bir Zamanlar Hollywood’da: Cannes Film Festivali’ne güneş gibi doğan kadro yüzünden merakımız kat be kat arttı. Efsane isim Tarantino’nun Leonardo DiCaprio, Brad Pitt, Al Pacino gibi devleri buluşturduğu filmi festivalde izleyenler olumsuz eleştiriler yöneltti ama bu rüya kadroya kim kayıtsız kalabilir ki? 23 Ağustos’ta salonlardayız arkadaşlar.

‘Çevre Günü’nde kaç kişi panikteydi

■ Bu arada ‘Terminatör’ ve ‘Hızlı ve Öfkeli’nin yeni filmleri de yaz aylarında vizyonda olacak, not düşeyim.

BOĞAZ'IN EN YENİSİ

Kriz söylentileri, ‘yeni yatırımlar yapılmıyor’ haberleri bir yana, şehirde yeni mekanlar açılmaya devam ediyor...

‘Çevre Günü’nde kaç kişi panikteydi

En yenisi de İstanbul’un en ikonik mekanlarından Les Ottomans Hotel’in bahçesinde açılan Pür Bosphorus. Boğaz’ın tüm ihtişamına hakim mekan, yemeğiyle, müziğiyle, ambiyansıyla İstanbul’un yeni buluşma yeri olmaya aday bence. Malum, Boğaz sırtlarındaki restoranlar çok klasik, sahil balıkçıları, Vedat Milor’un da dediği gibi ‘birbirinin aynı mezelerden geçilmiyor’, otel roof’ları da fazla sıkıcı. O yüzden Pür, yeni kimliğiyle fark yaratacak bir mekan. Bir kere yemekler çok başarılı; levrek baklava gibi iddialı, mercimekli nigiri gibi yenilikçi yemekler kadar odun ateşinde pişen geleneksel tatlar da var.

Yaz boyunca da gayet rafine şekilde canlı müzik partileri olacak. İlk anlaşma, eğlenceli şarkılarıyla bilinen Fransız yıldız Danny Brilliant. İkinci ismin de Yunan şarkıcı Antonis Remos olması için görüşmeler sürüyor. Keşke olsa, İstanbul coşsa!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder