Evinizde kaç kişi yaşıyor?

13 Ocak 2019, Pazar 20:26
AA

Önceki akşam haberleri izliyorum. Seçmen kayıtlarındaki acayiplikleri anlatıyor muhabirler.

Bir seçmenin kapısının önündeler; adamın evinde tam 40 kişi yaşıyor görünüyor.

Soruyorlar: “Evin nüfusu kaç kişi?” Adam şaşkın; “Ben, karım ve çocuğum var” diyor.

Yani üç kişiler.

“Peki seçmen olarak görünen diğer 38 kişi kim?” sorusuna adam cevap veremiyor. Onun da haberi yok çünkü! Fırlıyor nüfus müdürlüğüne, hesap sormaya.

Kimbilir nasıl bir cevap aldı! Üsküdar’daki evinde 40 seçmen kaydı olan bir siyasetçiyi arıyorlar telefonla...

“Onların yüzde 20’si Üsküdar Belediyesi’nin spor salonlarından faydalanmak için benim evi adres gösterdiler” diyor. Gayet doğal anlatıyor. Hiçbir çekince falan yok.

Diğer 20’si peki? Cevap yok! Cevap vermek zorunda da hissetmiyor zaten. Ne olacak ki?

Bazı şeylerin çivisi çıktı mı, düzeltmek de zor işte. Hayır, sonra seçim sonuçlarına şaşıranlar oluyor ya, haberiniz olsun diye buraya not düşeyim istedim.

YENİ NESİL KİTAP FUARI

Şehrin merkezinde bir kitap fuarı başladı...

20 Ocak tarihine kadar Zorlu PSM’de sürecek yeni nesil bir kitap fuarı bu.

NAP Fuarcılık, insanların kitaplara ulaşmak için harcayacağı zamanı en aza indirmek amacıyla fuarı İstanbul’un merkezine kurdu, Türkiye’nin önde gelen yayınevlerini; İlber Ortaylı, Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Ataol Behramoğlu, İpek Çalışlar, Müfit Can Saçıntı gibi çok sayıda yazarı, 10 gün boyunca etkinlik ve söyleşilerle okurla buluşturuyorlar.

‘1.Kitap Fuarı İstanbul’da; teknoloji de sonuna kadar kullanılıyor olacak. Mesela QR teknolojisiyle görme engelliler istedikleri standa rahatça ulaşabiliyor ve fuarı diledikleri gibi gezebiliyor. Bir hoşluk da şu... Fuarı gezen ziyaretçiler, dünyaca ünlü yazarların kitapları ile de buluşacaklar. ‘Damdaki Kemancı’, ‘Dali’nin Kadınları’, ‘Banka Soygunu’, ‘Hayvan Çiftliği’ gibi kitaplardan uyarlanan tiyatro gösterimlerini de ‘Kitap Fuarı İstanbul’ sosyal medya hesaplarından yapılacak yarışmalardan ve çekilişlerden kazandıkları davetiyeler ile ücretsiz olarak izleyebilecekler.

RİCA EDİYORUM ARAMIZDA 75 SANTİM KALSIN!

Mesela bankada işlem yapıyorsunuz ya da hastanede, bankoda ücret ödüyorsunuz. Cüzdanınızı açıyorsunuz, özel bilgilerinizi paylaşıyorsunuz, özel bir sohbettesiniz yani...

Adamın teki de tam ensenizde! Asla nefes alacak alan bırakmıyor size. Suratına bakıyorsunuz ‘müsaade etseniz’ dercesine, oralı değil.

Bu hallerle bir tek benim derdim var sanıyordum ama değilmiş şükürler olsun...

Meğer bunun araştırması bile yapılmış. Haber şöyle: “İnsanların sokakta yürüme şekli, sonu olmayan bir hayal kırıklığı gibi... Çok yavaş yürümek, başkasının topuğuna basmak, özür bile dilemeden birisinin omzuna çarparak geçmek; sanki kişisel alan kavramı bulunmayan veya en temel sosyal nezaketlerden yoksun olmayan biri hep var.”

Evet var, ben de onu diyorum işte. Yazının devamında öğrendim ki; fizikçiler Hollanda’daki bir tren istasyonundaki yayaların hareketlerini inceleyip, yolcuları birbirine çarpmaktan neyin alıkoyduğunu çözmüşler. O da şu: En az 75 santimetrelik bir mesafe! Başkalarına yakın yürüyenler, başkasının ensesinde bitenler not alsın!

6 AYLIK ARAŞTIRMA

bundle.com’daki habere göre; oyun konsollarındakine benzer türden kafa algılayıcıları kullanan araştırmacılar, tren istasyonunda altı ay çalışıp, 5 milyondan fazla yayanın hareketlerini çözümlemişler.

Seçilen noktada, gidiş ve geliş olmak üzere yalnızca iki tane şeridin olduğu ufak bir koridor bölümü varmış.

Bu alandan geçen insanlar; ortalama 75 santimetrelik bir uzaklıkta duruyorlarmış. Biraz yakınlaştıkları zaman dahi, diğer insanlardan kaçınmak amacıyla farkında olmadan güzergâh değiştiriyorlarmış. Demek ki neymiş? Sosyal nezaket 75 santimlik boşlukla başlıyormuş.

DETOKSA HAZIR MIYIZ?

Biliyorsunuz bir detoks modasıdır gidiyor...

Hiç dikkat etmeden yiyoruz içiyoruz, sonra da ‘biraz temizleneyim’ diye detoksa sarılıyoruz.

Uzmanların söylediğine göre; arada mideyi dinlendirmek, huzura kavuşturmak için detoks önemli ama ne kadar bilinçli yapıyoruz bu işi acaba?

Açıkçası bu işte en güvendiklerimden biridir Umay Villa... Bilkent Üniversitesi mezunu; Viyana, Paris, Torino ve Milano’da sağlıklı beslenme, sporcu beslenmesi, yağ yağma odaklı beslenme, vegan beslenme gibi pek çok workshop’lara katılan ve kendini geliştiren biri olarak güven veriyor. Detoksa dair kitabı bol ama yeni kitabı da çıktı halihazırda: ‘5 günde -3 Kg Detoksları’. Yağ oranınızı düşürüp kas oranınızı artırmanın yollarını gösteriyor, içinde müthiş tarifler, günlük programlar, spor ve egzersiz önerileri var.

Yaz kapıya dayanmadan alın başucunuza koyun derim.

Sıradaki haber yükleniyor...