Kral yine yaptı şovunu

YAZI BOYUTU

Cannes’da yarışan Nuri Bilge Ceylan imzalı ‘Ahlat Ağacı’nın gösterimi önceki gece yapıldı ve gelen haberlere bakılırsa çok ama çok beğenilmiş.

Festival tarihinde görülmemiş şekilde 15 dakika ayakta alkışlanmış ekip. Sosyal medyada görüntülere bakarsanız, durumu gayet net şekilde izleyebilirsiniz zaten.

Nuri Bilge Ceylan, ikinci kez büyük ödülü alır mı bilmem ama izleyenlerin yorumları iyice iştahlandırdı beni... “Ahlat Ağacı çok iyi... Yine dev bir roman izledik... Kendi üslubundan ödün vermeden, cayır cayır politik bir film yapmış olması bir yana, Nuri Bilge Ceylan’ın aile ve kökler üzerine kurduğu derinlikli cümlelerin her biri boğazınızda düğümleniyor” diyor bir izleyen.

Bir başkası “Kral yine yaptı şovunu” diyor. Gel de merak etme! Gel de heyecan yapma şimdi! Moral ve umuda bu kadar ihtiyacımızın olduğu bir dönemde, bu haberler o kadar iyi geliyor ki... O yüzden sonuç ne olursa olsun… Şimdiden çok teşekkürler Nuri Bilge Ceylan.

OMZUN YÖNETMENİ DE KIZI DA KAPATMIŞ!

Demet Akalın ayar vermelere doyamıyor ya, yine yapmış yapacağını sosyal medyada... ‘Ahlat Ağacı’ ekibinin pozunu Instagram’da kullanıp altına şöyle yazmış: “Kimsin ya, kızı kapamışsın.. Cidden tanımıyom, kim bu? Yönetmeni de kapamış…”

Demet Akalın’ın filmin başrol oyuncusunu tanımasını beklemiyorum. Hoş, vizyonu takip etse, ‘Ölümlü Dünya’ filminde Doğu Demirkol’a ne çok gülündüğünü bilirdi. ‘Güldür Güldür Şov’u izlese kendisini tanırdı. Ama mesele bu değil... Filmin başarısını gölgelemesini istemem ama mesele nezaket! Filmin başrol oyuncusu olabilirsin, tamam... Ama yanındaki kadına, yani filmin bir başka oyuncusuna, hatta yönetmene biraz nezaket göstermek gerekmez mi? Kaldı ki kırmızı halıda kadın omzu, daha önde durur. Bu bir nezaket kuralıdır. Ama uçakta da böyle yapıyor erkekler biliyorsunuz.. Yan koltuğunda tanımadığı bir kadın var ama koltuğun kolçağı nedense onun hakkı! Yayıldıkça yayılıyor paşam, kadınlar da sindikçe siniyor. Bu görüntü de biraz öyle işte. Yani gayet yerinde bir tartışma.

YILDIZ VARKEN NEDEN GÜLŞEN DİNLEYELİM Kİ?

Yine bir proje albüm çıktı malum. Birbirinden ünlü isimler Yıldız Tilbe’nin şarkılarını söylüyor. 4 CD’lik albümde Tarkan hariç olmayan yok! Adı da ‘Yıldız Tilbe’nin Yıldızlı Şarkıları’…

Artık aramızda olmayan sanatçılar için yapılan saygı albümlerini anlıyorum, onları tekrar hatırlamaya ihtiyaç olmasını anlıyorum… Fakat halihazırda canavar gibi şarkı söyleyen bir Yıldız Tilbe varken, bu şarkıları ondan kanlı canlı dinlemek varken, bu albüm neden yapıldı? Saçma değil mi? Mesela ‘Delikanlım’ şarkısını Yıldız Tilbe’den dinlemek varken, neden Gülşen’den dinleyelim ki? Gülşen kötü söylüyor diye değil, sadece gerek yok bence. Müzik piyasası tıkandıkça, yeni şeyler üretilmedikçe anlamsız projeler çıkıp duruyor. Beğenen varsa, dinlesin tabii.

DOĞAYA KAÇIŞ VAR

Doğaya kaçıyor herkes... Şehrin keşmekeşinden sıkılan, boğulan herkes kendini doğaya atıyor. O yüzden doğa tatilleri, otelleri yükselişte. Onlardan biriyle tanıştırayım sizi: Marmaris, Bozburun’daki Dionysos Village Hotel’le. “40 yaşına geldiğimde şehirde hayaller kurarak yaşamak istemiyorum” diyerek Marmaris’e yerleşen Ahmet Şenol’un eseri burası.

Zeytinlikler ve çamlar arasında cennet gibi bir yer. Sabah kulağınızda kuş cıvıltıları, burnunuzda ise kekik kokuları ile uyanıyorsunuz. Estetik ve iyi hizmet de cabası. Bir de çiftliği var otelin... Eti, sütü, peyniri, sebzesi, otu, reçelleri, zeytini ile kendine yeten, gerçek gıdanın, iyi yemeğin sunulduğu bir yer. Mutfakta ödüllü şef Didem Şenol var. Otel de babasının. Otel, 15 yıl boyunca çoğu İngiliz olmak üzere sadece yabancı turistleri ağırlamış ama artık turist yok, o yüzden kapıları iç turizme açtılar. Huzur arayanlara duyurayım.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...