Ne güzel insanlar var, gördünüz mü?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Günlerdir… İtfaiye işçileri, orman işçileri, belediye çalışanları, zabıtalar gerçekten insanüstü çabayla çalışıyor. Yerlerde ya da bir köşede, birer şezlong bulup yorgunluktan sızana kadar. O görüntüler içime öyle işledi ki, içimden şunu geçirdim hatta: Bu alevler durulunca, bölgedeki otel sahipleri bu itfaiye erlerine birkaç gün tatil armağan etse keşke diye… Bir de vatandaşlar var.. Hiç üşenmeden yardım çağrıları yapanlar.. Bizzat kolları sıvayarak, o yardımları doğru yerlere ulaştıranlar/dağıtanlar..

Sahaya inenler, itfaiye eri gibi çalışan normal vatandaşlar... Hiçbir şey yapamıyorsa fidan ya da para bağışlayanlar.. O da olmadı, sosyal medya gücünü kullananlar... Ayağınıza taş değmesin, her birinizin gönlünüzden ne geçiyorsa olsun inşallah! Siz ne güzel insanlarsınız ya… Yalnız bırakılmış o insanlara, yalnız olmadığını hissettiren, yardım etmekten gocunmayan ne şahane insanlarsınız. İnsana olan güvenimizi, iyiliğe inancımızı artırdınız. İyi ki varsınız, sağ olun.

En şahane ünlüler listesi

Yardım dernekleri kuran ünlüleri es geçiyorum, onlar zaten yardım etmeye gönül vermiş insanlar… Bir de hiç mecbur değilken, bu olanları sadece izlemek istemediği için, içi yandığı için çırpınan ünlüler var. Bundan sonra ayrı yere koyacağım, ‘erdemli’ isimler onlar...

***

  • Demet Akalın: Tek kişilik dev kadro! Takipçi ve çevresinden toplayabildiğini topladı, bölgeye TIR yolladı. Her an, her dakika yardım çağrısı yaptı. Evi yanan yaşlı bir teyzenin ihtiyaçlarını karşıladı. İlk de değil üstelik, o bunu hep yapıyor. Helal olsun ona, gücünü iyiliğe kullandığı için.
  • İbrahim Çelikkol: Yangının 6. gününde öğrendik, meğer itfaiye erleriyle yangının içine dalmış, hortum taşımış. Habersizce, tüm samimiyetiyle, reklam yapmadan. Oradaki görevlilere nasıl bir moraldir bu, tahmin edebiliyor musunuz?
  • Şahan Gökbakar: Günlerce gecelerce canlı yayın yaptı. Yalvararak bazı bölgelere helikopter istedi. Ama bazısına yaranamazsın ya, ‘kendi evini kurtarmak için’ diye eleştirildi. İstese, birilerini arar bunu talep ederdi ama kendi imkanlarıyla söndürüyor çevresindeki yangını. İnsafınız kurusun be!
  • Burcu Esmersoy: İlk günden beri, çalıştığı yardım derneği ile yardımları bizzat paketliyor, dağıtımını sağlıyor. Bizzat sahada yani. Şahane bir güzellik gerçekten.
  • Alperen Duymaz: Günlerdir sahada çalışanlardan. Bir de insanlara neden yardım ettiğini anlatmaya çalışıyor. Öyle tweet’ler görüyorum ki, yuh! Cevabına bile değmez.

Sosyal medyanın bize öğrettiği

Sosyal medya doğru kullanıldığında ne büyük güçmüş, değil mi? Yangında o kadar çok insanın destek bulmasına yaradı ki… En ilgisiz kişileri bile harekete geçirdi üstelik, ‘ben de yardıma gideyim’ diye yerinden kaldırdı. Öyle çok şey öğrenmemizi sağladı ki yine/yeniden...

İlk gün panikle fide bağışlamamız için acele etmeye hiç gerek yokmuş mesela, ormanlar kendi kendini yenilermiş, öğrendik. Fidan bağışlarının aslında nereye gittiğini öğrendik. Kimlerin yardım etmesi gerektiği halde etmediğini, kimlerin hiç mecbur değilken yardıma koştuğunu öğrendik. Daha bir sürü şey öğrendik, hepsini cebimize koyduk. Kimisi elbette kötülüğü, gaza getirmeyi, alevi daha da harlamayı, çetele tutmayı, ayar vermeyi seçti yine...

Ama çoğunluk buna paye vermedi; sosyal medyayı iyilik, fayda, yardımlaşma için kullanmayı tercih etti. Psikiyatr Kemal Sayar’ın dediği gibi tam da... “Yangına körükle giden klavye pehlivanları değil, yangını söndürmek için canını dişine takan o güzel eylem insanları iyileştirecek bizi.” Bunu da unutmayalım.

Adalet ölümden uzak kadına…

Neye üzüleceğimizi şaşırdığımız günler yine… Üst üste geliyor. Yine bir kadın katledildi. Hem de akıl almaz bir şekilde. Katilin yaptıklarını okudukça, nasıl bir manyaklık bu dedirtecek kadar vahşet bir olay! Yazmayayım tekrardan, elim bile varmıyor. Sergen Yalçın yazdı ya; “Biz ne çocukları kurtarabildik, ne kadınları.. Ne ağaçları kurtarabildik, ne hayvanları.. Türkiye’de adalet ölümden daha uzak kadına..” Maalesef öyle. Yazık, çok yazık. Azra Gülendam Haytaoğlu, çok üzgünüz, çok.

Kafana takma Yasemin Adar!

Kadın güreşinde Türkiye’ye ilk madalyayı kazandıran Yasemin Adar’a TRT muhabiri soru soracak.. Cümleye şöyle başlıyor: “Bronz madalya ama olsun…” Tarih yazmış, Türkiye’ye madalya kazandırmış bir sporcu olarak büyük bir gurur yaşarken; canlı yayında ona böyle soru sormak ne demek? Herkes de sunucu olmasın be kardeşim… Birilerini överken bile dövenlerden o kadar yıldım ki..

Azıcık beğeni, azıcık alkış, azıcık takdir bu kadar mı zor? Tebrikler Yasemin Adar, hiç kafana takma bunları! Sen de, kadın voleybol milli takımımız da, elinizden gelenin en iyisini yaptınız, bize büyük gurur yaşattınız. Alkışlıyoruz, sizleri takdir ediyoruz.

Yazarlarımızdan

19 Eylül 2021, Pazar 01:03
18 Eylül 2021, Cumartesi 11:22
18 Eylül 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder