Ortadoğulu olmak böyle bir şey mi?

02 Temmuz 2016, Cumartesi 16:00
AA

Kitaplarını çok sevdiğim, ünlü Lübnanlı yazar Amin Maalouf, Ortadoğu insanını şöyle tanımlamış: “Her şeye üzülen ama hiçbir şeyle ilgilenmeyen insanlar…”

Yazar olmanın farkı işte. En yalın, en vurucu kelimelerle yapmış tarifi. Yıllarca parçası olmak için didindiğimiz ama içine bir türlü giremediğimiz gerçek bu: Avrupalı değil, Ortadoğuluyuz biz.

Değerlerimiz, hayata bakışımız, hak/hukuk/adalet anlayışımız, hatta sevinçlerimiz ve üzüntülerimiz bile bir Avrupalı’dan o kadar farklı ki… Günlerdir bizim için maçlarda bile saygı duruşunda bulunan insanlar var, “Kalbimiz sizinle” diyen, acımızı paylaşan...

Çünkü bizler gibi ölümü kanıksamak yerine, yaşam hakkına her şeyden çok değer veriyorlar. Oysa bize bakın…

Tam bir bayram havası. Neden? Çünkü Osmangazi Köprüsü’nü açıyoruz. Başbakan’ın deyimiyle “Teröre en güzeli cevabı köprü açarak veriyoruz!”

Açılışta da bol bol selfie çekiyoruz, yüzümüzde gülücüklerle poz veriyoruz.

Korkunç bombalı saldırının yaşandığı gece ‘Survivor’ izliyoruz mesela...

Ertesi gün evlilik programları, şahane şenliklerle devam ediyor. Duyarlılığımız ekranın üzerine kondurduğumuz o minik, siyah kurdele kadar.

Yeter de artar bile, çünkü hayat devam ediyor. En komiği de “Dünya bizim acımızı paylaşmıyor” diye başka ülkelere sitem etmeleri...

Numaradan bile olsa, siyaseten bile olsa; en başta sen üzülmüyorsun ki sayın yetkili!

Muhalefet istifa!

Gülecek zamanlar değil ama bu ülkede olanlara gülmemek zor! İçişleri Bakanı son saldırıyla ilgili Meclis’e bilgi vermek için yaptığı konuşmada; muhalefet liderlerini istifaya çağırdı. Şaka gibi değil mi ya?

Her şey TRT daha çok para saçsın diye

Önce TRT’nin Euro 2016 için 93 personeli Fransa’ya götürdüğü ortaya çıktı. Ardından spor spikeri Ersin Düzen’in TRT’den aylık 278 bin lira ücret aldığı ileri sürüldü…

Derken TRT Çocuk kanalında yayınlanan çizgi filmlere bölüm başı 450 bin TL ödendiği haberi patladı. Neyse ki düzelttiler; bölüm başı 45 bin TL imiş. Bi’şey değil yani!

CHP Milletvekili Atilla Sertel’in açıklamasına göre de; TRT dış yapımlara yılda 600 milyondan fazla para harcıyor. “Ne güzel, kapağı TRT’ye atan yaşıyor” deyip geçecektim ama o sağa sola bol keseden dağıtılan paralar bizim cebimizden çıkıyor.

TRT gelirinin yüzde 85’i vatandaştan alınan paralar. Geçtiğimiz yıl TRT’nin zararı ise 90 milyon TL.

Üstelik vatandaştan aldığı 777 milyon TL’lik elektrik payına rağmen! Peki bu zarar nasıl kapatılacak? Cep telefonu, tablet ve bilgisayarlardan TRT’ye pay aktarılarak! Yani TRT sağa sola para saçsın diye biz yeni yeni vergiler ödeyeceğiz.

Normal bir ülkede ortalığı ayağa kaldırır bu adaletsizlik ama biz muz cumhuriyeti olduğumuz için sesini çıkaran kimsecikler yok! Keşke bu ülkede muhalefet de olsaydı değil mi?

5 saatte normale dönebilmek…

Atatürk Havalimanı’nda saldırı olduğu akşam Roma’daydım. Dönüş, ertesi gün ama korkuyoruz... Havalimanında her şey aksayacak, uçakları başka havalimanlarına yönlendirecekler, gecikme olacak diye…

Sabah “Her şey normal” diye arayanlara da inanamıyoruz. “Bu kadar çabuk mu?” deyip dönmek istemiyoruz. Nitekim uçuşu bir gün erteleyip çarşamba sabahı Atatürk Havaalanı’na indiğimizde, şaşkınlıkla her şeyin tıkır tıkır işlediğine şahit oluyoruz.

Bombanın patladığı yerler kapatılmış. Havalimanı hüzünlü ama her şey normal seyrinde. Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor, geri kalan her şey anında normale dönüyor. İşte bu kadar çabuk atlatılıyor acılar.

“Brüksel havalimanı 12 gün kapalı kaldı, Atatürk Havalimanı 5 saatte açıldı” diye gurur duyanlar kalıyor geriye bir tek. Bizde rutin halini alan, onlarda travma yaratıyorsa demek!

Bir şeyle de yüzleş türkiye!

Havaalanı saldırısı araştırılsın diye CHP, MHP, HDP’nin TBMM’de verdiği önergeler AKP’nin oylarıyla reddedildi. Gerçekten bu kadar pişkinlik ve pervasızlık tarihin hiçbir döneminde görülmedi herhalde bu ülkede!

Normalde terörün araştırılmasına neden ‘hayır’ denilebilir değil mi? İzahı yok! Ama sadece terör değil, hiçbir şeyin araştırılmasını istemiyorlar.

Yolsuzluk da, çocuk tacizi de araştırılmasın. En fenası da çoğunluğun buna itiraz etmiyor olması, umursamaması.

Ünlü psikiyatr Cem Mumcu’nun dediği gibi; “Bir şeyle de yüzleş be Türkiye!”

DUVAR YAZISI

Bu hayat böyle gitmez, inip itelim.

Sıradaki haber yükleniyor...