Prenses’in dilinden mutsuzluğun hikâyesi

AA
Birkaç gün önce Prenses Diana’nın ölümünün 20. yıldönümüydü. Bu sebeple yayınlanan ‘Prenses Diana’nın Gizli Dünyası’ isimli belgeseli izledim ntv’de. İlginçti çünkü bugüne dek hikayesi hep başkaları tarafından aktarılan Diana; ilk kez mutsuz hayatını kendisi anlatıyordu...

KOCASINA ÇOK AŞIK

92’de Kraliyet Ailesi onu dışladığında; kendini daha iyi anlatabilmek için bir konuşma eğitmeninden dersler almış. İşte bu belgeselde, o eğitmenin çektiği amatör görüntüler de yer alıyor. İlk kez gün ışığına çıkan bu görüntüleri ve belgeseli bulup izlemenizi tavsiye ederim, gerçekten şaşırtıcı ve dokunaklı… Diana, Prens Charles ile bir ev partisinde tanışıyor. “Köpek yavrusu gibi takıldı peşime, hiç ayrılmıyordu ama kur yapma konusunda beceriksizdi” diyor o günleri anlatırken. Ama her kadın gibi büyüleniyor.. Müstakbel kocasına çok aşık ve mutlu olmak istiyor. Diana, Kraliyet çevresine yaklaştıkça, Camilla Parker Bowles’ı öğreniyor. “Tökezledim, duvarlar üzerime yıkıldı” diyor...

Camilla ile yüzleşme cesaretini gösteriyor; karşısına çıkıyor ve kocasını bırakmasını istiyor. Hatta Kraliçe’ye “Bana yardım edin, öğüt verin” diyor yalvararak, elbette oralı olmuyor. Bu mutsuzluk hali; depresyon ve yeme bozukluğuna yol açıyor. Belgeselde bulimik olduğunu da itiraf ediyor Diana. “Alkole de sığınabilirdim ama belli olurdu” diye ekliyor.

'Beni hep soyutladılar'
 
Diana hep soyutlandığını, yok sayıldığını anlatıyor... Evliliğini kurtarmak için umut olmadığını anlayınca da kendi yolunu çiziyor. Bütün enerjisini yardım işlerine veriyor. Toplum tarafından reddedilen insanlar için çalışıyor. Resmiyetten uzak, bazen insanların önünde diz çökerek, onlara dokunarak. Her yerde yıldız gibi parlayan, kocasından ve Kraliyet ailesinden daha fazla ilgi gören, halkın prensesi olan bir kadın haline geliyor. Prens Charles onun gölgesinde kaldığı için kıskanıyor, daha çok kızıyor.

Bu savaş, Diana’nın BBC’ye çıkmasıyla zirveye ulaşıyor ve Charles ile ayrı yaşadıktan sonra boşanıyorlar. Paris’te öldüğünde; Kraliyet Ailesi mesafeli durmayı denese bile halkın baskısıyla resmi cenaze töreni yapmak zorunda kalıyor.

Bizzat Kraliçe onun ‘ne kadar şahane bir kadın’ olduğunu anlatmak zorunda kalıyor. İşte filmlere konu olacak bir hayat hikayesi… Unutmayın; prenses olmak illa ki mutluluk getirmiyor

'BİZ DAHA ÖLMEDİK' MESAJI

Eskiden köşe bucak kaçar, “bikiniyle asla çekemezsiniz beni” diye iddialı demeçler patlatırlardı. ‘Yakalanırım’ korkusuyla beach’lere ayak basmaz, pareosuz falan teknede dolaşmazlardı... Bu yıl, o paparazzilerden köşe bucak kaçan ünlü kadınlara bir haller oldu. Hepsi bikiniyle/ mayoyla boy boy poz verdi. Önce Sibel Can, sonra Hülya Avşar, derken Seda Sayan…


Tabii bunlar öyle pozlar ki, “Siz çekemezsiniz ancak biz poz veririz” tadında. Açılar, ışıklar ayarlanarak verilmiş pozlar. Mesajları da belli: Biz daha ölmedik, aslanlar gibiyiz, yıkılmadık ayaktayız. Bence kendilerine haksızlık etmesinler. Hepsi de yaşlarına göre gayet formda, gayet bakımlı, gayet güzel. Kendilerini saklamasın, kasmasınlar artık. Nitekim doğru yolu buldular.

AHBAP İYİ Kİ VARSIN
 
Sakarya Adapazarı’nda, zabıta memurlarının ıhlamur satan yaşlı amcayı ağlattığı görüntüler yüzünden bayram kötü başladı benim için… Allah’tan belediye özür dilemek zorunda kaldı. Tamam, hiç değilse ayıplarının farkına vardılar da; o zabıtalara insan sorma ihtiyacı duyuyor: Yaşlı başlı bir adamı ağlatmayı, bu vicdansızlığı kendinize nasıl yakıştırdınız?



Bu arada 75 yaşındaki Recep Aktaş’a ilk ulaşan, evine giden, ihtiyacı var mı diye soranlar; sosyal medyada örgütlenen AHBAP hereketinden isimler oldu. Rockçı Haluk Levent’in başlattığı bu hareket; ihtiyacı olana, başı dara düşene öyle hızlı yetişiyor ki, onları kutlamamak olmaz.

İyi ki varsınız ve insan olana çok iyi geliyorsunuz.

HUZUREVİNE SÜRPRİZ

Herkes ister bayramda aranmayı, sorulmayı… En çok da yaşlılar! İşte Turkcell’in ‘herkesin arayanı soranı olsun’ diye geçen kurban bayramında huzurevindeki yaşlılar için hayata geçirdiği proje yeniden kullanımda.

Dileyen herkes, BayramOlsun.com isimli web sitesi üzerinden, Türkiye’nin herhangi bir huzurevinde kalan yaşlıları ücretsiz arayabiliyor ya da sesli mesaj iletebiliyor. Bayram henüz bitmediğine göre; siz de bir yaşlıyı sevindirmek istemez misiniz?

Sıradaki haber yükleniyor...