Sanat ve sergilerle normale dönüş

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

1 Haziran’dan itibaren normalleşmeyi umuyoruz. Kafelerin, restoranların hiç değilse dış mekanlarının açılmasını, sürenin gece 24.00’e kadar uzatılmasını diliyoruz. Tabii herkesin dileği, özlediği de farklı. Bakalım özlediklerimize ne zaman kavuşacağız, şartlar buna ne zaman izin verecek ama hiç değilse sanat dünyasından güzel haberler var.... Geçen sene pandemi yüzünden çevrimiçi yapılan çağdaş sanat fuarı Contemporary İstanbul, 1 Haziran’dan itibaren fiziksel olarak açılıyor. 1-2 Haziran’da VIP ön izleme, 3-6 Haziran tarihleri arasında genel ziyaretçilere açık olacak Lütfi Kırdar’daki fuara, sadece yerli galeriler katılacak.

Tabii bu çağdaş sanat galerilerini görmek, Covid önlem ve tedbirleri ile mümkün olacak. Sınırlı sayıda bilet satılacak, kimse iki saatten fazla içeride kalamayacak. HES kodu ve ateş ölçümünü söylememe gerek bile yok. Uzun aradan sonra ilk kez böyle büyük bir etkinlik gerçekleşeceği için heyecanlı ve mutluyuz.

Bunun dışında Karaköy’deki Zülfaris Sinagogu’nda Taner Ceylan’ın ‘Olimpos Sergileri 2’ isimli sergisi var. Şehrin çok konuşulan ve fiziksel olarak gezilen sergilerinden. İlki bu yıl yapılacak olan İstanbul’un yeni çağdaş sanat fuarı Art Contact İstanbul ise Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde; 31 Mayıs’taki ön izleme ile kapısını açıyor. Sanatla açılışı yapalım, devamı da gelsin diyelim.

Bursa’da Sokak Sanatçıları Festivali

Bodrum ve Antalya’da sıkı önlemlerle bazı müzik festivallerinin başlayacağını duyurmuştum daha önce... İşte onlardan biri de Bursa’da yapılıyor. Bursa’da geçimini sokak müzisyenliği ile sağlayan, kentin farklı cadde ve sokaklarında sağlıksız ortamlarda sanatlarını icra ederken zaman zaman bölge esnafından da tepki alan sokak müzisyenleri; Büyükşehir Belediyesi’nin, ‘Bursa’nın Her Sokağı Ayrı Bir Şarkı’ projesiyle sağlıklı ortamlarda sanatlarını icra etme imkanına kavuşmuştu.

Bu proje ile hem sokak müzisyenlerine destek veren hem de gürültüyü önleyen Büyükşehir Belediyesi, şimdi de Bursa Sokak Sanatçıları Festivali düzenliyor. 1-3 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalde, sanatçılar şehrin 10 farklı noktasında performans sergileyecek; 3 Haziran’da dünyaca ünlü pan flüt sanatçısı Constantin Moscovici’nin final konseri olacak. İşte bunlar biraz olsun moral veren haberler.

Çünkü iyi haberler lazım..

  • Ayşe Begüm Onbaşı, Bakü’deki Aerobik Cimnastik Dünya Şampiyonası’nda birinci oldu yani dünya şampiyonu. Kocaman bravo. Anadolu Efes ise, Turkish Airlines EuroLeague’de CSKA Moskova’yı yenerek finale yükseldi. Şu feci gündemin ortasında yüzümüzü güldürdükleri için tebrikler.
  • Yazla birlikte insanlar ortalığa saçıldıkça; yeni ilişkiler, yeni çiftler, yeni heyecanlar da kendini göstermeye başladı. İnsana iyi geliyor, moral veriyor, ‘darısı başımıza’ dedirtiyorlar.
  • ‘Yasak Elma’ dizisinin olay yaratan kadınları Eda Ece, Gülenay Kalkan, Şevval Sam ve Melisa Doğu tekne tatiline çıktı. Geçen gece de Melisa Doğu’yu motive edip Hadise olduğuna inandırdılar. Öyle şahane dans etti ve herkes öyle güzel eğlendi ki; ‘ah o teknede ben de olsaydım’ dedim. Kızlar, bu hikayeleri kalıcı olarak izlememizi sağlayın lütfen, çünkü güzel ve tatliş işlere ihtiyacımız var.

‘Hoşbeş Zorbalığı’ diye bir şey var!

Hoşbeş nedir? “Selam sabah, hatır sorma, birbirine rastlayan iki ahbap arasında söylenen sözler…” Sözlük böyle diyor. Hoşbeş ihtiyacımızın pandemide tavan yaptığı da bir gerçek. Ama bu hoşbeş’lerdeki cüretkarlık bazen fazla gelmiyor mu? Psikolog Ülkü Parlak’ın hesabında ‘Hoşbeş Zorbalığı diye bir başlık görünce ilgimi çekti.

“Niyetimizin iyi olsa bile sorduğumuz soruların karşımızdaki insan için rahatsız edici, hatta taciz edici bir yanı olabilir” diyor Parlak. Mesela birileriyle muhabbet ederken, üzerimize vazife olmayan hangi soruları sorduğumuzun farkında mıyız? Sorularımız karşımızdakini zor durumda bırakıyor mu? Mesela birine “O yara izi ne?” diye sormak.. Ya da “Çocuğun olmuyor mu?”, “Niye işsiz kaldın?”, “Niye kilo vermiyorsun?” gibi! Çok samimi olmadığım kişilerin “Ne kadar maaş alıyorsun? Ne kadar kira veriyorsun?” türü sorularına da şaşırıyorum ben!

Fazla özel değil mi bunlar? İşte bunun adına ‘hoşbeş zorbalığı’ deniliyormuş. Magazin ünlülerine sorulan sorular da böyle bazen. Yakalıyor birini sokakta, ne soracak? “Estetikçiden mi çıktınız?” Ya da kadın belki hiç teklif almamış, “Ne zaman evleneceksiniz?” Pandemide ayarlarımız iyice kaçtı tamam da; mesleki ya da kişisel merakların kimsenin kalbini kırıp kırmadığının farkında olun lütfen. Düşünün, size sorulsa nasıl hissederdiniz?

Çok teşekkürler NASA!

İstanbul’a ait uydu görüntülerini paylaşan NASA’ya çok teşekkürler. “Hey İstanbul, parlıyorsun” diye tatlı sözlerle ruhumuzu okşaması, moral vermesi ne iyi geldi değil mi? Bence de çok iyiler! Marmara’yı kaplayan, suyun derinlerindeki canlıların ölümüne sebep olan deniz salyasını çekip, ‘bakın Marmara nasıl can çekişiyor’ diye yedi düvele de gösterebilirlerdi çünkü! Durum ciddi. Hidrobiyolog Levent Artüz’ün bu konuda birartıbir.org sitesine verdiği ‘Cesedin çürümesidir bu’ başlıklı yazısını okuyun. Zira parladığımız falan yok aslında.

Yazarlarımızdan

02 Ağustos 2021, Pazartesi 07:13
02 Ağustos 2021, Pazartesi 07:10
02 Ağustos 2021, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder