Sosyal medyada kadın zorbalığı

18 Ağustos 2018, Cumartesi 05:34
AA

Sanal zorbalık aldı başını gidiyor. Özellikle ünlü kadınların sosyal medyada yaptığı paylaşımların altına öyle şeyler yazılıyor ki bazen; bu insanlarla aynı havayı mı soluyoruz, bu tipler gerçekten aramızda yaşıyor mu diye sormadan edemiyorum!

Al işte, milyonuncu kez Pınar Altuğ’un başına gelen şey… Kocası Yağmur Atacan’la her mutluluk karesini paylaştığında “Annesi gibisin” türevi mesajlar döşüyorlar. Bir kere değil, iki kere değil, hep böyle. Geçen gün yine olmuş, Altuğ da “Bu durumla ilgili ne tavsiye edersiniz?” diye sormuş ‘rahatsız’ kişiye. Ne desin artık? Kocası genç olabilir ama o mutlu.

Kocasını, ailesini seviyor ki yıllardır birlikte. Kendileriyle barışık, mutlu, doğal bir çift. Sana ne onların arasındaki yaş farkından?

Sana ne!!!

Pınar Altuğ da sürekli ‘size ne?’ diyor ama susmuyorlar, bitmiyorlar.

ANNEYE BİLE BÖYLE!

Bir başka olay daha… 8 Temmuz’da anne olan Gamze Keçeli, geçen gün fotoğraf paylaşmış Instagram’da, altına gelen yorum şu: “Doğum kilonuzu veremediniz!” Gamze Keçeli de üşenmemiş cevap yazmış: “Lohusalık dönemim bitmedi, bebeğimizin 40’ı çıkmadı. İnsanlığınızı kaybetmeden saçmalayın…”

8 Temmuz diyor ya, insafın kurusun be takipçi!

İşin acı ve çirkin tarafı ne, söyleyeyim mi? Bunları yapanlar genelde kadın! Bir kadının, bir başka kadına bunu yapması ne kadar utanç verici ya...

Bunun adı düpedüz kıskançlık! Ulaşamadıkları hayatlara, sahip olamadıkları bedenlere çamur atarak kendini iyi hissetmeye çalışanların zavallılığı.

Kendinden üstün kadınları ezerek, döverek, aşağılayarak kompleksini kapatmaya çalışan erkeklerden bir farkı olmadığını düşünüyorum bu kadınların. Bence psikoloğa gitsinler.

ÇOK TUHAF DEĞİL Mİ?

■ Muharrem İnce’nin, “Yaptığı hizmetlerle Yahudi Cesaret Ödülü’ne layık görülen ve bu ödülü kendine layık görenlersiniz” diye bir cümle kurması kimseye tuhaf gelmiyor mu? Yahudi kelimesini nefretin simgesi haline getirmiş bir toplumda; bu lafı ‘umut’ diye bakılan birinin söylemesi sizin de bütün umutlarınızı yıkmıyor mu? Pes dedirtmiyor mu?

■ Ceylan Ertem’in, 700. kez Beyoğlu’nda toplanan Cumartesi Anneleri için Ahmet Kaya şarkısı ‘Beni Bul Anne’yi söylemesinin; İrem Derici’nin kopya klibi kadar bile konuşulmuyor olması hiç mi tuhaf gelmiyor? Can bunlar can! Annelerin canı. O yüzden yüreğin dert görmesin Ceylan Ertem.

■ Deniz Çakır’ın ‘özel hayatı’ gerekçe gösterilerek oynadığı diziden çıkarılması tuhaflık değil mi? Kastedilen özel hayat neyse; neden erkeklere değil de sadece kadınlara bedel ödetiyor?

■ 17 Ağustos için ‘Unutma’ diyorlar... Ama onca ölümcül yapılaşma, onca dandik ve sağlıksız inşaat ve betonlaşma son sürat devam ediyor. Unutma dedikçe, hatırlamıyor olmamız da pekala tuhaflık değil mi?

■ Hakan Ural programında anlattı. Anadoluhisarı’nda bir kafede, kadınların şortu kısa diye polis çağrılması, polisin “Kalk bakayım şortun ne kadar kısa?” diye sorması... Yeterince tuhaf mı, daha tuhaf olaylar mı lazım bize?

SMS'LE BAYRAM HARÇLIĞI MI OLURMUŞ?

BKM’nin (Bankalararası Kart Merkezi) cep telefonu üzerinden para yollama uygulaması var biliyorsunuz...

Başka şehirlerde paraya ihtiyacı olan yakınlarınıza cep telefonuyla para yollayabiliyorsunuz. Bu uygulama, bayram dolayısıyla bayram harçlığı uygulamasına dönmüş. Şöyle ki; kurban bayramında bayram ziyaretine gidemeyenler, aile üyelerinden ‘para iste’ özelliğini kullanarak harçlık isteyebiliyormuş. Hatta insanlar diledikleri tutarı da belirleyerek akrabalarına iletebiliyormuş. Şaka gibi!

SMS’le bayram harçlığı mı istenir yahu?

Ben olsam, “Tünele girdim, çekmiyor evladım” derim!

Birlikte olmak, büyükleri küçükleri hatırlamak, kaynaşmak için kutlanması gereken bayramı, sadece para istemeye indirgemek çirkin olmamış mı biraz?

Zaten SMS’le bayram kutlamaya alıştık, bir de “ben gelip el öpmeyeyim, sen bana harçlık yolla” dedirtmeyin..

Bayram rotası Twitter’dan

İstanbul’un en güzel zamanı geldi. 9 günlük bayram tatilini sahillerde, denizlerde, dövizi olanlar yurt dışında değerlendirirken, İstanbul bize kalıyor yine...

Gerçi eskisi gibi değil, İstanbul’da tatil geçirmeye gelenler de iyice arttığı için İstanbul bomboş kalamıyor ama trafik azalıyor, gerginlik kayboluyor, daha huzurlu ve sakin bir şehir oluyor. İstanbul’un tadı, gezerek çıkar ama sinemaydı, adalardı, AVM’lerde serin serin gezmekti derken, şunu da deneyin bence...

Twitter’da çok tatlı bir hesap var: @kulturistan

7 günlük gezi rotası oluşturmuş. Mimar Sinan üzerine şehirde 7 ayrı rota çizerek, onun eserlerinizi gezmenizi sağlıyor. Hadi tabana kuvvet...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.