Sumru Yavrucuk bizi çok ağlatacak

04 Nisan 2019, Perşembe 08:30
AA

Salı günü Kırklareli’deydim. Daha doğrusu Kırklareli’ye bağlı Armağan köyünde; şahane bir köy evinin bahçesinde. Bütün derdim, Sumru Yavrucuk ve Özge Gürel’in bir anne kızı oynadığı ‘Annem’ filmini dinlemek ve detay almaktı...

Sete girer girmez ikilinin kavuşma sahnesine denk geldim; dakika bir gol bir, gözyaşları şelale. Yönetmen Mustafa Kotan baştan peşin peşin söyledi zaten: “Çok ağlayacaksınız, çok!” Sonra ekledi: “Sahneleri 10 kez çekiyoruz, onunda da ağlıyoruz! Sonra herkes gidip annesini arıyor bir şekilde...” Filme gelince, özeti şu: Yaşadığı yerden sıkılıp İstanbul’a giden, orada okuyup öğretmen olan, evlenen, başına olmadık şeyler gelince yaşadığı yere, annesi Ayşe’nin kucağına dönen Nazlı’nın hikayesi..

Eğitim, şehir, kişi fark etmeksizin herkesin başından geçen, geçebilecek olayları anlatıyor film. Yani çok gerçek. Epey de duygusal. O yüzden evrensel bir hikaye diyor Mustafa Kotan ve ekliyor: “İnsanın kaderini, yaşadığı yer belirliyor ya, ne yaşarsan yaşa, doğduğun yere, annenin dizinin dibine getiriyor hayat seni. Ne olursa olsun anne hep hayatında oluyor, asla ardında bırakamıyorsun. Biz de bu ilişki, bu bağlılık üzerinden anlatıyoruz hikayemizi…”

MÜTHİŞ BİR ANNE KIZ HİKAYESİ

Kavuşma sahnesi bitiyor, gözlerini silerek yanımıza geliyor Sumru Yavrucuk... Başında eşarbı, ayağında yün çorapları ve naylon pabuçları, saçında beyazlarıyla bambaşka biri olmuş. Kendi cümleleriyle filmi anlatıyor: “Ben filmi sadece hüzne bağlamak istemiyorum, benim için bir ayrılık ve kavuşma hikayesi diyebilirim. Kendimizi affedebilmek adına izlememiz gereken bir film...”

Özge Gürel için filmin anlamı ne peki? “Bazen bir yerlere, bazı mekanlara, bazı insanlara ait olduğumuzu inkar ettiğimiz, yabancılık hissettiğimiz zamanlar olabiliyor hepimizin. Genç kızlık ya da ergenlikte hepimiz yaşamışızdır. İşte bu film, Nazlı’nın ait olduğu yerle barışma hikayesi” diyor. Anneliğin kutsallığını anlatan ama asla ajitasyon yapmayan, bunun duygusunu ortaya koyan bir film özetle.

O yüzden herkesin içine dokunacağının altını ısrarla çiziyorlar.

Öte yandan genç oyuncular Sumru Yavrucuk ile oynamanın keyfini anlata anlata biteremiyor: “Onunla oynamak muazzam. Varlığı bile güç veriyor” diyen Özge Gürel’e karşılık, Sercan Badur da “Konservatuvardayken iki oyununu izlemiştim, hayrandım Sumru Yavrucuk’a. Şimdi elini öperken ‘anam’ diye öpesim geliyor, öyle bir duygudayım. İyi ki onunla oynuyoruz” diyor.

'BAŞKASINI DÜŞÜNMEDİM'

Mustafa Kotan; Bülent Ersoy’lu, Banu Alkan’lı ve bol olaylı ‘Dünya Güzellerim’e ve Demet Akbağ’ın şaka programına imza atmış bir yönetmen. Bir de ‘Avrupa Yakası’nın ilk dönemleri var. Anlayacağınız, çektiği çocuk filmini de saymazsak, ‘Annem’ onun ilk filmi.

Televizyon programlarından sonra böyle bir dram zor mu? Çoktan içine işlemiş bile... HANN Film’in bu projesini tesadüfen okumuş, okurken çok ağlamış ve sabah da çekmeye karar vermiş.

İlk andan beri de aklında hep Sumru Yavrucuk varmış çünkü ‘Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi’ oyununu izlediğinden beri onunla çalışmayı istemiş. “Bu rolü oynayabilecek tek kişi oydu, aklıma başka kimse gelmedi bile” diyor. Bütün oyuncuları bizzat kendisi seçmiş, istediği tüm oyuncular da filmde zaten. Peki neden Kırklareli’de, bu köydeler? Onu da anlatıyor Kotan: “Filmde yerimizi belli etmeyeceğiz çünkü çok evrensel bir hikaye çekiyoruz. Zamansız, mekansız bir yer olsun istedim. Herhangi bir köy olabilirdi, İstanbul’a yakın diye burada karar kıldık...”

FRAGMAN ANNELER GÜNÜ'NDE

Set ekibi, 10 gündür Armağan köyünde. Sadece oy vermek için İstanbul’a gidip hemen sete dönmüşler. Günde 12 saat çalışıyorlar, ama gayet mutlular. Nasıl olmasınlar, Türkiye’nin en temiz üçüncü köyündeler! Havası çok güzel, huzurlu ve medeni.

Çekimlere dalan, karışan, tek bir meraklı bakış görmedim mesela. Bol bol köy yemeği, köy ekmeği ve tereyağı yiyorlar. Olmadı arada sobada patates közlüyorlar. Arada oğlaklar kabloları yiyor ama olsun, birileri hep keçileri izlemede! 8 Nisan’da sete paydos diyecekler, film de 20 Eylül’de vizyonda olacak. Ama ilk fragman Anneler Günü’nde görücüye çıkacak. Sizi bilmem ama Sumru Yavrucuk izlemeye bayılan biri olarak filmi merak ettim.

Belli ki ortaya ‘Babam ve Oğlum’ tadında, etkileyici, hüzünlü ama bu kez bir anne kız hikayesi gelecek. Hatta izleyenler terapi seansında hissedecek kendini. Çünkü altını ısrarla çiziyorlar; herkes yaşadıklarıyla yüzleşecek. Kotan’ın da notu da var: Filmimiz Netflix’de değil, sinemalarda olacak.

Sıradaki haber yükleniyor...