Yıldız parkı

16 Nisan 2016, Cumartesi 19:00
AA

İstanbullular için Ortaköy’le Beşiktaş semtleri arasındaki Yıldız Parkı resmen çölde vaha. Yeşile hasret kalan İstanbullu için, şehrin göbeğinde bir cennet bahçesi.

Her şeyin ötesinde son derece huzurlu. İnsanların nefes aldıkları, temiz havayı içlerine çekip koştukları, yürüdükleri, zaman geçirdikleri ve dinlendikleri az kalan yeşil alanlarımızdan biri.

O yüzden de çok kıymetli. Gel gör ki, bu güzelim park artık otopark olarak kullanılıyor! Geçen hafta sonu gittim, şok oldum.

Parkın içindeki yola park eden otomobiller yüzünden yürüyecek, dolaşacak yer kalmamış. İnsanların yeşilin tadını çıkardıkları bir parkın içine bu kadar araç sokulur mu ya? Park yoluna bu kadar araç park edilir mi?

Nerede kaldı buranın temiz havası, sakinliği, manzarası? Ayrıca parkın içinden direkt Çırağan’a inilen yol, trafikten kaçmak isteyen araçlar ve taksiler için kestirme yol işlevi görüyor.

Parkta işi olmayanlar bile artık yol olarak burayı kullanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş…

Bir hafta sonu habersiz gidin ve parktaki araç trafiğini görün lütfen.

Yoldaki araçlara bakın ve o huzurlu parktan eser kalmış mı siz söyleyin. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir park manzarası yok.

Parkın kullanımı ile ilgili kurallar uygulanıyor mu, araç miktarıyla ilgili sınırlama var mı bilmiyorum ama nefes alacağımız üç beş yer kaldı zaten; onların da bozulmasına, kirlenmesine izin vermeyin.

Hiç değilse hafta sonu araç trafiğini azaltın. Vatandaş olarak sizden ricamız budur.

KOMİK KADINLAR İYİ Kİ VAR

Komedi zor iş, hele de kadınlar için! En başta gülünç olmayı göze alacaksın, kolay değil…

Sonra şekilden şekle girmeye, çirkinleşmeye eyvallah diyeceksin...

Bazen ‘hanımefendi çizgini’, bazen de ağzını bozacaksın. O yüzden bu topraklarda komik kadın, erkeklere göre hep daha az olmuştur. Ama bu döngü de değişiyor; bir elin parmağını bile geçmeyen ‘komik kadınların’ sayısı hızla artıyor. Çok eskilere gitmeye de gerek yok, bugüne bakalım...

Demet Akbağ bu işin piridir. Gülse Birsel hem yazarak, hem oynayarak olaya girdi. Üstelik Avrupai görüntüsünden beklenmeyecek bir beceriyle! Doğa Rutkay, Büşra Pekin, Ezgi Mola da çok iyilerden...

Büşra Pekin mesela, son zamanlarda paylaşılamıyor. Ortaya çıkardığı tiplemeler mahallemizin komik kızı tadında, doğal, samimi. Sırıtmıyor. Gupse Özay ise bana göre son zamanların en komiği.

O da üreten tarafta. Mesela vizyondaki ‘Küçük Esnaf’ filminde döktürüyor. Başrolde olmadığı halde, filme ağırlığını koymuş. İyi ki bizi güldüren kadınlar var, iyi ki cesaretleri var. Artmaları dileğiyle.

Bu devirde bu klibi kim çeker?

Teoman, yeni şarkısı ‘Limanında’ya klip çekti ama öyle sıradan bir yol seçmedi. Uzun bacaklı, çıplak bir manken bulup klipte oynatabilirdi ama o, Suriyeli mülteci bir çiftin gerçek hikayesini anlatmayı seçti, dikkatleri bu soruna çekti.

Duygusal hatta belgesel tadında bir klip. Her şey bir yana, bir sanatçının bu konuya duyarlılık göstermesi açısından çok kıymetli.

Bunu kaç kişi yapıyor bu devirde? İyi şeylerin kıymetini bilelim, alkışlayalım ve destekleyelim.

Huysuz’u unutmadılar

Kadın kılığında ekrana çıkması toplum olarak ahlakımızı bozacağı için(!) Huysuz Virjin’i (Seyfi Dursunoğlu) bir süredir görmüyoruz, izleyemiyoruz ne yazık ki.

Geçen gün bir tuvalet kağıdı reklamında görünce sevindim ne yalan söyleyeyim.

Eski bir dostu görmüş gibi oldum. Reklamda da Huysuz gibi; zor, dalgacı ve komik. Markayı iki kez tebrik ederim…

Hem mütevazı bir dil kullandıkları için. Hem ekranda her tür vasatlığın alkışlandığı bir ortamda böyle bir ekran yüzünü hatırladıkları için.

Kafası Karışık Gruplar

Son zamanlarda acayip acayip isimlere sahip müzik gruplarına rastlıyorum. Öyle matrak, öyle sıra dışı isimler seçmişler ki kendilerine; “Neden?” diye sorasım var her birine.

Son Feci Bisiklet, Kafası Karışık Kontretenor, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Bubituzak, Adamlar, Büyük Ev Ablukada, Gözyaşı Çetesi, İkiye On Kala, Sufle, Yok Öyle Kararlı Şeyler… Bir de ‘Spitney Beers’ var...

Britney Spears’a uyuz oldukları için bu ismi seçmişler kendilerine. Ben en son ‘İzel Çelik Ercan’, ‘Grup Gündoğarken’, ‘Mazhar Fuat Özkan’da falan kaldığım için bir bilene sorayım istedim…

Best FM DJ’i Yasemin Şefik’e “Normal isim koyanı dövüyorlar mı?” dedim, anlattı: “Bu gruplar görmezden gelinemeyecek kadar dinleyiciye sahip. Tek farkları, majör bir yapımcıdan albüm çıkarmamış olmaları. Popüler kültür içinde olup dışında kalmaları…

Grupların isimleri biraz da kafa bulma, dalga geçme hali. İzlenim yaratmaktan tut, anlamsızlıktan anlam çıkarmaya kadar uzanabilir. İsimleri onların bahanesi aslında. Birazcık da reklamcılık oynuyorlar.”

Sıradaki haber yükleniyor...