Hem güldürdü hem ağlattı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Gittiğim ilk özel tiyatro oyunu 90’lı yıllarda başrollerini Demet Akbağ ve Yılmaz Erdoğan’ın paylaştığı, Zerrin Sümer, Salih Kalyon, Altan Erkekli, Erdal Tosun gibi efsane oyuncuların bulunduğu ‘Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?’ olmuştu. Kapalı gişe oynardı ve yer bulmak mümkün değildi. Şans işte, 2 kez izlemiştim. Kalemini ve oyunculuğunu çok sevdiğim Yılmaz Erdoğan adeta fırtınalar estiriyordu. Sonrasında da yaptığı tüm işlerde büyük başarı elde etti, filmleri gişe rekorları kırdı. ‘Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?’ yıllar sonra Yılmaz Erdoğan’ın imzasıyla filme uyarlandı ve dijital platformda tekrar hayat buldu.

Demet Akbağ’ın canlandırdığı ‘Gülseren’e bu sefer Ecem Erkek hayat verdi. Hem de ne oynamak! Dersine sıkı çalışmış bir öğrenci gibi kült olmuş bir oyunun hakkını sonuna kadar verdi. Ama izlerken gözlerim Demet Akbağ’ı da aradı. Keşke ‘Gülseren’in yaşlılığını Demet Akbağ oynasaydı diye düşündüm. Yılmaz Erdoğan’ın rolü kısacıktı. Tadı damağımda kaldı. Tüm duyguları öyle güzel iç içe geçirip harmanlamış ki, gülerken ağlıyorsunuz. Hele ‘Gülseren’in tanrı ile konuştuğu, babası ile vedalaştığı sahneler unutulmaz olmuş.

Filmdeki repliklerin bazılarını not aldım...

  • Üçgenin iç açılarını bırakın hocam insanın iç acılarına bakın.
  • Hayallerini gerçekleştirememiş biri eksik sayılır.
  • Nerede görsek öldürüyoruz, yok ediyoruz neşeyi sevinci.
  • Yanında olup kalbinde olmasam daha mı iyi olur?
  • Bu ülkede zeka neden hep dayak yer?
  • Dündar kısacık bir hikayeydi ama o kadar güzeldi ki. Hani radyoda çok sevdiğin bir şarkıya denk gelirsin de sevinirsin, tam sesini açtığında şarkı biter ya. İşte öyle bir şeydi...

TİKTOK’A DUR DEMELİ

Özgürlüklerden yana biriyim ama TikTok rezaletine de katlanamıyorum. Dünyada yaklaşık 500 milyon kişinin kullandığı TikTok uygulaması gün geçtikçe çekilmez bir hal almaya başladı. Birçok insana hem maddi, hem de manevi zarar veriyor. Kısa yoldan para kazanmak için insanların paylaştığı videolar sınırları zorluyor. Küfür, argo, cinsellik, sapkınlık, uyuşturucu zirve yapmış durumda.

Ve asıl vahim olanı; bizler kadına şiddete, çocuğa tacize isyan ederken, TikTok ne yazık ki bunları normalleştirmeye çalışıyor. Geçenlerde bir baba, 15 yaşındaki kızını taciz ettiği görüntüleri paylaştı. Başlarında başörtü, altlarında mini etek veya şortlarla yapılan seksi dansları gördükçe insan inanamıyor. Böyle ahlak sınırlarını zorlayan bir platformun devam etmesi içler acısı. TikTok rezaletine sıkı denetim yapılarak artık dur demeli. Başka çözüm yolu yok.

‘CAMDAKİ KIZ’ MÜTHİŞ BAŞLADI

Psikiyatr Gülseren Budayıcıoğlu'nun kitabından uyarlanan 'Camdaki Kız' perşembe akşamı Kanal D'de başladı. Başrolünü Burcu Biricik, Feyyaz Şerifoğlu ve Nur Sürer'in paylaştığı dizi anında izleyiciyi ekrana kilitledi. Masumlar Apartmanı'ndan sonra izlediğim yeni dizi 'Camdaki Kız' oldu.

Hikaye ve oyuncuların uyumu çok iyiydi. Ben özellikle Burcu Biricik ve Nur Sürer'e takıldım. 'Safiye'nin annesinden sonra 'Nalan'ın annesi de çok konuşulacağa benziyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanan 'Camdaki Kız' önümüzdeki haftalarda seyircilerin vazgeçilmezi olacak gibi.

GECE YARISI MESAJ MI ATILIR?

COVID-19 vaka sayılarının her geçen gün artmasıyla abim, ablam ve yeğenlerim şu an karantinada. Bu yüzden geceleri “Ya bir şeye ihtiyaç olur mesaj atarlar veya ararlarsa” diye telefonumun sesini kısamıyorum. Geçtiğimiz gece 01.00’de üst üste seri şekilde gelen WhatsApp mesajlarıyla uykudan sıçradım. Bir dönem kulaklarını yapıştırarak gündeme gelen mankenimiz gece yarısı telefon rehberinde kim var, kim yok ekleyip bir grup kurmuş.

Açtığı pizzacının reklamını yapmak için. Üst üste attığı broşürlerden sonra, gelen ‘hayırlı olsun’ mesajlarıyla neye uğradığımı şaşırdım. Benim gibi rahatsızlık duyan kimi tanıdıklarım, ayıp olmasın diye gruptan çıkamadıklarını söylüyorlar. E-mail denen bir gerçek varken gece yarısı grup kurup bilgilendirme yapan mankenimizin de bu ayıbını yapıştırdığı kulaklarına veriyorum.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI
Sıradaki haber yükleniyor...
holder