Olaylı gecenin perde arkası

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Özge Özpirinçci geçen perşembe 35’inci yaşını kutladı. Bebeköy’deki Momo’da başlayan parti, Yeniköy’deki evlerinde devam etti. Ama gürültüden rahatsız olan komşularının şikayeti üzerine olaylı bir şekilde bitti. Sonrasında Özge Özpirinçci röportaj vermedikleri için magazincilerin polis çağırdığını iddia etti. O akşam Özge’nin doğum gününü takip eden televizyoncu ve gazeteciler ile konuştum. Yalan söyleyip söylemediklerini anlayacak kadar bu işi yapmış biri olarak olayın aslını bir de benden dinleyin... O akşam magazinciler, Özge’nin evinin olduğu sokağa gidiyorlar. İçeriden yüksek volümlü müzik sesleri geliyor.

Magazincilerin kapıda olduğunu fark edince Özge’nin yakın arkadaşı Avukat Nail Gönenli kapıya çıkıp “Boşuna beklemeyin, bir ortasını bulalım gidin” diyor. Magazinciler de röportaj yapmak istediklerini söylüyor. Nail Gönenli içeriye girip “Kim röportaj yapar?” diye soruyor. Sadece Burak Yamantürk ve Uraz Kaygılaroğlu olumlu yanıt veriyor. Muhabirler bu sefer “Bari Özge Hanım ile Burak Bey röportaj verse.

Berrak Tüzünataç da olsa daha güzel olur’ diyorlar. Ama Özge ile Berrak bunu kabul etmiyor. Hemen ardından polis geliyor. Muhabirler, ev sahiplerinin kendilerini şikayet ettiklerini sanıp polis memurlarına “Bizim için mi geldiniz?” diye soruyorlar. Polisler ise yüksek sesten dolayı şikayet geldiğini, hangi ev olduğuna baktıklarını söyleyince, muhabirler Özge Özpirinçci ve Burak Yamantürk’ün evini gösteriyorlar.

Olay bundan ibaret. En son Bebek’te yapılan 40 kişilik partiyi, 270 kişinin katıldığı Cadılar Bayramı eğlencesini polise bildirdiklerini kabul ediyorlar. Ama Özge Özpirinçci’nin evindeki partiyi polise ihbar etmediklerini üstüne basa basa söylüyorlar.

İŞİNE GELİNCE KURALINI BOZUYOR

Sık sık Nişantaşı’nda görüntülenen Birce Akalay’ın genelde sorulara verdiği cevap “Sokakta konuşmuyorum” olur. Geçenlerde gelen haberini okurken gözlerim fal taşı gibi açıldı. Birce Akalay sokaktaydı ve Şubat 2020’de aşk yaşamaya başladığı Fasih Saylan’dan ayrıldığını şu sözlerle açıklıyordu: “İlişkimizi sonlandırdık. Ama arkadaş kalmayı başardık.” Ne değişti diye düşündüm kendi kendime. Sokak aynı sokak, cadde aynı cadde. Demek ki bir şey duyurmak istediğinizde sokakta bile röportaj verilebiliyormuş.

SESİ YETER AMA...

Deniz Seki son iki haftadır yeni çıkan albümü ‘Savaş ve Aşk’tan çok verdiği kilolarla gündemde. Bir dönem Sibel Can’ın kiloları çok konuşulurdu. Allah’tan Sibel Can formunu buldu da artık eskisi kadar kiloları ile gündeme gelmiyor. Deniz’in hem paylaştığı, hem de servis edilen fotoğraflarına bakarsanız; 20 yıl önce sahneye adım atan Deniz’den daha güzel, daha alımlı ve daha zayıf olduğunu görürsünüz.

Deniz önceki gün Vadistanbul’da görüntülenmiş. Basına servis edilenle, görüntülenen Deniz arasında neredeyse uçurum var. Tamam, güzel fotoğraf çektirmek, farklı görünmek, imaj yenilemek bir sanatçı için çok önemli. Fakat olduğundan çok ama çok farklı bir görüntü çizdiğiniz zaman yaptığınız işin önüne geçiyor maalesef. Şarkılarından çok görüntüsü konuşuluyor, ne diyeyim böyle güzel bir sese yazık oluyor.

KENDİME BİR SÖZ VERDİM

Son 1 senede hayatımızda pandemi ile birlikte çok şey değişti. Sinema, konser, tiyatro sosyal hayatımızda keyif aldığımız ne varsa sanki hiç eskiye geri dönemeyecekmiş gibi uzak görünüyor. Normal hayatımız yeniden başlarsa ben kendi adıma bir söz verdim. Valiz hazırlamaktan, sabahın kör saatinde kalkan uçaklara yetişmeye çalışmaktan şikayet etmeyeceğim. Sevmediğim bir film, konser, tiyatro ne olursa olsun sıkılsam da sonuna kadar izleyeceğim. Şikayet ettiğimiz birçok şeyin ne kadar büyük lüks olduğunu insan sanırım bu dönemde daha iyi anlıyor.

Yazarlarımızdan

17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder