Nihayet madde uygulanmış

11 Ekim 2012, Perşembe 05:00
AA

Dün hem gazetemizde hem de diğer gazetelerde “hakimin cesur kararı” içerikli bir mahkeme kararından söz ediliyor ve kendisine defalarca tecavüz olunan ve silahla tehdit edilen bir kadının, tecavüzcüyü öldürmesine rağmen beraat ettiği anlatılıyor. Yani toplum, kendisine tecavüz edilen ve ailece silahla tehdit edilen birinin tecavüzcüsünü öldürmesini haksız bir saldırı olarak algılamaya başlamış olacak ki savcılık dahi ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiş. Bu olayda verilmiş karar ‘cesur karar’ değildir, altta yazacağım maddeye uygun karardır.

[[HAFTAYA]]

Benzer olaylarda verilmiş ceza var ise (ki vardır) bu karar yanlıştır. Zira şimdi size Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesini yazayım: “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fillerden dolayı faile ceza verilmez.” Bu madde eskiden şöyleydi: “Gerek kendisinin gerek başkasının nefsine veya ırzına vuku bulan haksız bir aruzu filhal defi zaruretinin bais olduğu mecburiyetle, gerek nefsini ve gerek başkasını vukuuna bilerek mahal vermediği ve başka türlü taaffuz imkanı da olmadığı ağır ve muhakkak bir tehlikeden muhafaza etmek zaruretinin bais olduğu mecburiyetle işlenen fiilerden dolayı faile ceza verilemez.

” Eski metni aynen aldım, tercüme ihtiyacı vardır ama yerim buna müsait olmadığı için kısaca, eskisinde sadece cana ve namusa saldırı meşru müdafaa olarak kabul ediliyor iken yeni metinde meşru savunma, ‘haklara saldırı’ sebebi ile genişletilmiştir. Dolayısı ile gerekli pek çok durumda neden uygulanmadığı sorgulanmalıdır. Haber konusu olayda uygulanmıştır ve doğrusu budur, uygulanmayan olaylar sorgulanıp ‘ürkek karar’ olarak değerlendirilmelidir.

Bir zamanlar “tanımı geniş tutarsak suç işleme sayısı artar” gibi saçma bir görüş hakimdi. O halde sorulması gerekirdi, denilirdi ki “Peki o zaman vatandaşı sen koru”. Ama ikisi de olmadı. Dolayısı ile yasa ne ise o uygulanmalı, saçma sapan gerekçelerle bu madde ölü bir madde haline getirilmemelidir. Mahkeme bu maddeye canlılık getirmiştir. Şimdi Yargıtay’ın kararı beklenmelidir.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.