Ticaret Kanunu yürürlüğe girmeden değiştirilmeli

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türk Ticaret kanunu 199/1: Bağlı şirketin (holding) yönetim kurulu, faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, şirketin hakim ve bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir rapor düzenler. Raporda, şirketin geçmiş faaliyet yılında hakim şirketle, hakim şirkete bağlı bir şirketle, hakim şirketin yönlendirmesi ile onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı tüm hukuki işlemlerin ve geçmiş faaliyet yılında hakim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemlerin açıklaması yapılır.

Hukuki işlemlerde edimler ve karşı edimler, önlemlerde, önlemin sebebi ve şirket yönünden yarar ve zararları belirtilir. Zarar denkleştirilmişse, bunun faaliyet yılı içinde fiilen nasıl gerçekleştiği veya şirketin sağladığı hangi menfaatlere ilişkin olarak bir istem hakkı tanındığı ayrıca bildirilir. Okuyucularıma Temmuz ayında yürürlüğe girecek Türk Ticaret Kanunu’nun bir maddesinin bir fıkrasını yazdım. Şimdi soruyorum, bundan bir şey anladınız mı? Ben kırk senelik hukukçuyum ANLAMADIM.
[[HAFTAYA]]

Örneğin maddede geçen “geçmiş faaliyet yılında hakim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına alınan veya ALINMASINDAN KAÇINILAN tüm diğer önlemlerin açıklaması” nasıl yapılır? Alınan önlemleri hadi yazdık, alınmasından kaçınılan önlemler nasıl bir önlemdir? Yani yoktur ama yok olan yazılacaktır, bu nasıl mantık? Böyle bir hukuk mantığı olur mu? Bunun üzerinde niye durduğumu şimdi anlayacaksınız. Basitçe “bir şeyler yaz geçiştir” diyemezsiniz, zira buna aykırı davrananlar iki yıla kadar hapis ve ilaveten para cezası ile cezalandırılır. İşte meselenin önemi burada. Olmayan, ticari hayata yansımayan, bir nevi ‘hayal’ ürününü yazmamak iki yıl hapis cezasını gerektiriyor. Bu nasıl bir ticaret ve hukuk anlayışıdır. Bu şartlar altında kim şirket kurar? Bu şartlar altında şirket kuranın, yönetim kurulunda görev alanın akıl sağlığından şüphe etmek lazım. Bir kaos ortamını önlemek şart. Bunun için bu kanun Temmuz’da yürürlüğe girmeden yeniden elden geçirilmelidir, bunun başka yolu yoktur.

Azil haklı olmalı


Çalıştığım eski işyerine dava açmıştım kazandım. Davayı benim kazanmama rağmen onlar beni icraya vermişler. Benden 1000 TL istiyorlar. Avukatımla görüştüm, ödemem gerekmediğini bizim de onlardan alacaklı olduğumuzu söyledi. Ben de peşini bıraktım. Ancak maaşıma haciz geldi ve ben bu parayı 1500 TL olarak ödedim. Yani avukatım beni yanılttı. Ben avukatımı azledebilir miyim? Sonuçta borçlu çıkar mıyım?  F.K.

Birini vekil tayin eden kimse vekilini her zaman azledebilir. İş avukata gelince... Biliyorsunuz avukatlık serbest meslektir ve avukat bu işi ücreti mukabili yapar. Hatta daha ileri gideyim ücret almadan dava takip etmek engellenmiştir. Dolayısı ile bir avukatla işbirliği yaptıysanız ücretini ödeyeceksiniz. Peki avukat sizi yanlış yönlendirdi veya açıkça hata yapıp sizi zarara uğrattı ise onunla çalışmaya devam etmek zorunda mısınız? Hayır değilsiniz. Bu gibi durumlarda avukatı azletmeye ‘haklı azil’ denilir. Şayet ortada azletmeyi gerektirecek haklı bir durum var ise azil nedeni ile avukata para ödenmez. Ancak azil haksız ise avukat daha işin başında bile olsa ücreti tam olarak ödenir. Dolayısı ile avukatı azlederken dikkatli davranmalıdır. Sizin olayınızda, 1000 TL borcunuzun kısmi kazanılan davada karşı tarafın avukatlık ücreti olabilir. Mahkemenin tayin ettiği avukatlık ücreti ise mahsup edilemez. Dolayısı ile tahminim gibi ise bunu ödemekte yarar vardı. Farklı bir şey de olabilir ancak bunu bu kadar uzaktan bilme imkanım da olamaz. Neticeten avukatınızı azletmeyi düşünüyorsanız haklı olduğunuza kesin karar vermelisiniz. Yanlış yönlendirme ile sizi zarara uğrattı ise bu haklı azildir.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder