Yaşasın!

AA

Ulaştırma Bakanlığı’nın yeni kararını mutlulukla karşıladım. Kara yolculuğunda hayvanların da seyahati konusunda getirdiği yenilik beni çok memnun etti. Evcil hayvanları artık dışlamamak, onlarla birlikte yaşamak ve yaşamayı özendirmek gerekirken umumi araçlara almamak, evlerden dışarı atmak gibi ilkel düşüncelerden artık dönmeliyiz.

Biz bitkiler ve hayvanlarla birilikte varız, aksi halde yokuz. Onun için bu hayvanlar bizimle birlikte olacak. Dikkat edin bir evcil hayvanı gezdirmek için dolaştıran biri ile çevresi bu hayvan nedeni ile çoğunlukla yakın, dostane ilişki kuruveriyor (Ayy ben köpekten korkarım diyenler hariç). Yani bu hayvanlar insanların birbiri ile dostluk kurması için de bir araç oluveriyor.

★ ★ ★ ★ ★

Geçen gün adliye binasının içine girmiş bir kediye rastladım. Kızımla birlikte severken bir anda birkaç kişi birlik olduk. Bir genç kadın da hemen yiyecek bir şeyler buldu ve bir dostluk ortamı oluşuverdi. Bu bir örnektir.

Yine geçen gün bir görme engelli genç, rehber köpeği ile metroya bindi, metro vagonunda bir anda hayvana karşı sevgi davranışları başladı ve içeride gayet olumlu bir hava oluştu. Bunlardan niye mahrum kalalım?

★ ★ ★ ★ ★

Yalnız bakanlığın açıklamasındaki bir ifade kafama takıldı. Aşılı evcil hayvan derken örnek olarak kedi, köpek ve kuşlar verilmiş. Kedi, köpeğin aşısını anladım da kafes kuşunun aşısını çıkaramadım, onların da kuduz aşısı var mı? Senelerce muhabbet kuşu besledim kimse ‘kuduz aşısı yaptır’ demedi de, bunu onun için merak ettim.

İsterim ki bu örnek başlangıç olsun, artık evlerde bakılan hayvanlar için de evden uzaklaştırma kararı adeti kalksın, bu konuda çağdaş olalım. Tam tersine her aileye bir evcil hayvan önerelim bakın nasıl yararını göreceğiz.

Sıradaki haber yükleniyor...