Ufuk Tarhan Fazla çalışmaktan ölelim mi?
HABERİ PAYLAŞ

Fazla çalışmaktan ölelim mi?

Bu yazıda konuya Güney Kore üzerinden bakacağım çünkü hem ‘Squid Game’ kasırgası devam ediyor hem de ben dahil pek çoğumuz ülkemizin gençlerini, insanlarını “Enseyi karartmayın. Onlar yaptıysa biz de yapabiliriz. Bakın şunun şurasında 60’larda bizden çok daha fena durumdalardı, şimdi neredeler? Neden onlar gibi olmayalım. Biz de olabiliriz” gibi ifadelerle motive etmek, özendirmek için Güney Kore’yi örnek gösteriyoruz. Ama bunu yaparken belki de ‘Asya Mucizesi’ denen başarı öyküsünün insanların ölesiye çalışması ile sağlandığını gözden kaçırıyoruz.

Fazla çalışmaktan ölelim mi

Korece 'gwarosa' fazla çalışmaktan ölmek anlamına gelen bir sözcük. Japonya’daki karşılığı ‘karoshi', Çin’de de ‘guolaosi' olarak biliniyor. Kelimenin ilk ortaya çıktığı, daha doğrusu tanımlandığı yer Japonya. II. Dünya Savaşı'ndan, özelikle 1980’lerden sonra yaşanan büyük, teknolojik ve küresel rekabetle başa çıkabilmek, dünya ekonomisinde söz sahibi olabilmek için çok fazla çalışan özellikle Asya ülkelerinde ortaya çıkan bu olgu resmen tıp literatürüne girmiş ani bir ölüm sebebi.

En yüksek oran kalp krizi ve intihar olarak saptanmış. Bu arada Güney Kore, OECD ülkeleri arasında intihar oranı en yüksek ülkelerden biri. Bunları takip eden ya da hızlı ölüme yol açan ve fazla çalışmaktan kaynaklanan sağlık problemleri ise aşırı stres, inme, tükenmişlik sendromu, ağır psikolojik bozukluklar, damar-tansiyonortopedik problemler olarak sıralanıyor.

DÜNYANIN EN ÇALIŞKAN ÜLKESİ

İlkokul çocukları dahi günde 12 saat eğitim alıyorlar. Güney Kore’de üniversite eğitimi almamış olmak çok ayıplanan bir durum. Eğitim seviyesi ve kalitesi o kadar yüksek ki basit işler için çalışacak genç bulmak giderek zorlaşıyor. Gençler iş beğenmiyor. Ülkenin neredeyse yarısı ateist, kalanı ağırlıklı olarak Budizm’i ya da Protestanlığı benimsiyor. Suç oranı epey düşük. Cumhuriyet ve başkanlık sistemi ile yönetiliyor.

1960’dan sonra gerçekleştirdikleri büyük sistem değişikliği, yaptıkları çok keskin eğitim atağı ve teknolojik, ekonomik teşviklerle, programlarla pek çok ülkeye ilham olan, göz kamaştırıcı bir performansa sahipler. 1960’larda Afrika ülkeleri seviyesinde ve Türkiye’nin çok gerisinde olan Güney Kore’nin kişi başı milli geliri o zamanlar 120 dolar iken Türkiye’ninki 500 dolar imiş.

Şu anda Güney Kore’de kişi başı milli gelir 32.000, Türkiye’de 8.500 dolar seviyelerinde. An itibarıyla Güney Kore dünyanın 10. büyük ekonomisi konumunda. Biz 20. sıradayız. Kısacası dünyanın artık ‘Güney Kore' diye de bir gerçeği ve oyun kurucusu var. Evet, hiçbir başarı çalışmadan kazanılmıyor. Çalışmaktan ölecek hale gelmeyelim tabii ama Güney Kore, Çin, Japonya gibi başarılarını ölümüne çalışarak kazananları da iyi anlayalım.

İyi ve olumlu taraflarını örnek alalım ve İskandinav ülkeleri gibi hem gelişmişlik endekslerine hem ekonomik parametrelere göre üzerinde düşünmemiz gereken farklı ve başarılı örnekler olduğunu da gözden kaçırmayalım.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder