Uğur Alkapar Canlı müziğin yükselişi
HABERİ PAYLAŞ

Canlı müziğin yükselişi

Geçen yaz açık hava konserleriyle başlayan canlı müziğin popülaritesinin hızla artışı bu kış eğlence mekanlarında devam ediyor. Yıldızların sahne aldığı gazinolardan genç müzisyenlerin öne çıktığı bar ve kulüp programlarına kadar artık İstanbul’da sayısız alternatif var...

Modern meyhanelerin gece hayatındaki hakimiyeti neredeyse on yılı bulurken bu sezon eğlence yön değiştirdi. Artık bol mezeli fiks menüler ve DJ müziğinden sıkılan sosyal hayat severler aradıkları alternatifi canlı müzikte buldu. Pandemi şartlarının hafiflemesiyle ev hapsinden kurtulan kitle bu gelişmeyi sevdikleri şarkıcıları canlı dinleyerek kutlamayı tercih etti.

Pandemi sonrası geçen yaz insanlar eğlenceye o kadar açtı ki açık hava mekanlarındaki konserlerin hepsi hıncahınç doldu. Beklenmedik isimler Harbiye’de seri konserlere imza attı. Eskiden sadece Tarkan’ın ulaştığı seyirci sayısını geçen müzisyenler oldu. Bodrum’da da canlı müzik mekanları popülerdi.

İKİ FARKLI KATEGORİ

Yazın ivme kazanan canlı müzik, kış sezonunda da aynı hızda devam edince piyasada büyük bir hareketlilik yaşandı. Bu mekanlarda da kendiliğinden iki kategori oluştu. Biri Şişli’deki Günay’ın yıllardır devam ettirdiği yüksek bütçeli, yıldız solistli sahne eğlencesiydi. Cahide Palazzo, Jolly Joker Private ve Yeni Gazino’nun açılmasıyla bu kategorideki mekanlar çoğaldı.

Ebru Gündeş, Sibel Can, Hülya Avşar gibi solistler adeta eski gazino günlerini geri getirdi. Diğer kategoride ise sahneler daha küçük, yemek masalarındansa standlarda içki içerek eğleniliyor. Hem müşteri kitlesi hem de sahneye çıkan şarkıcılar daha genç. Bu mekanlarda ise başı bir süredir Fine Bomonti, Two Kuruçeşme, Gian Nişantaşı çekiyor. Buralarda sahneye çıkan isimlerden bazıları Seçil Gür, Hande Ünsal, Deniz Sipahi gibi gece hayatının tanınmış yüzleri. Ancak bunlar hafta sonları sahneye çıkarken hafta içleri daha az bilinen müzisyenler sahne alıyor.

Canlı müzik hikayesi öyle bir hale geldi ki konseptini bunun üzerine kuran mekanlar dışında balıkçılar, meyhaneler bile haftada birkaç gün sahne yapmaya başladı. Bunu en iyi becerenler bence Scarlet Steakhouse ve Steakroom oldu. Kuruçeşme’deki Ena, Nişantaşı’ndaki Müdana meyhane olmalarına rağmen şarkıcı çıkarıyor.

Sokak aralarındaki mütevazı kafelerde bile en azından elinde gitarıyla bir müzisyen çıkıp şarkı söylüyor artık. 5 bin TL’den başlayan kaşeler küçük mekanlarda 60 bine kadar yükselirken, gazinolarda ise bazen milyon TL’yi buluyor.

REPERTUVAR AYNI

Aslında canlı müziğin yükselişinin ana nedeni, zamanında modern meyhanelerin popüler hale gelme süreciyle aynı. Tamamen bütçeyle ilgili! Hem yemeği hem eğlenceyi aynı yerde halletmek isteyenler bu sahneleri tercih ediyor. Maliyeti düşürmek isteyenler ise kulübe gider gibi saat 10’dan sonra dışarı çıkıyor ve genç sahneleri seçiyor.

Repertuvar aşağı yukarı her yerde aynı. Biraz 90’lar pop, biraz arabesk ve damar, biraz da eller havaya. Eğlence müdavimleri sevdikleri parçayı söyleyen şarkıcıya eşlik etmeye, onunla dans etmeye bayılıyor. İstanbul gece hayatı da bu deneyimi çeşit çeşit alternatiflerle sunuyor. Bu talep devam ettikçe sahneler de artacak. Bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek...

GAZİNO GELENEĞİNİ DEVAM ETTİRENLER

CAHİDE PALAZZO

İhtişamlı dekoru ile kategori dışı bir mekan olan Cahide Palazzo’da sabit bir şovun yanı sıra haftanın bazı günlerinde ünlü isimler konser veriyor. Serkan Kaya, Hakan Altun, Yıldız Tilbe, Sibel Can bu sahnede sık gördüğümüz isimler.

GÜNAY

Ebru Gündeş’li geceleriyle meşhur Şişli’deki Günay bu yıl Ankara’ya da şube açtı. Özcan Deniz, Ziynet Sali, İbrahim Tatlıses, Funda Arar gibi yıldızları sahnesinde ağırlıyor. Ordövr tabağı, ara sıcak ve kebaptan oluşan bir yemek menüsü sunuyor. Kişi başı birkaç bin lirayı gözden çıkarmak gerekiyor.

YENİ GAZİNO

Maslak 1453’teki Yeni Gazino adından da anlaşılacağı üzere nostaljik bir konsepte sahip ama dekoru şıkır şıkır, sahnenin teknik alt yapısı son derece modern. Hülya Avşar, Serdar Ortaç, Selami Şahin, Burcu Güneş, Merve Özbey’i Yeni Gazino’da izlemek mümkün.

LUVIA

Yeşilköy’deki WOW Hotels’in içindeki Luvia açılışını Seda Sayan ile yapmıştı. Bugün Alişan sahne alıyor. Luvia’da bugüne dek Linet, Kubat, Volkan Konak, Ayta Sözeri gibi isimler konser verdi.

JOLLY JOKER PRIVATE

İlk kez bir canlı müzik mekan zinciri kuran Jolly Joker şubelerinde ünlü şarkıcıları standlarda izlemek mümkündü. Gümüşsuyu’nda geçen aralıkta açılan JJ Private sunduğu iyi yemek ve ferah ortama ek olarak Gülşen, Yıldız Tilbe, Yaşar gibi sevilen isimleri sahneye çıkarıyor.

Canlı müziğin yükselişi

KÜÇÜK SAHNELER

GIAN

Abdi İpekçi’deki Gian’ın üst katı kulüp, alt katı canlı müzik mekanı. Oldukça genç bir kitleye sahip Gian’da Deniz Sipahi, Melis Köksal ve Melisa Zey gibi isimler sahne alıyor.

OTUZ YEDİ

Arnavutköy’deki Otuzyedi özellikle oyuncuların pek sevdiği bir yer. Dicle Olcay, Alya Balyemez gibi genç yeteneklere şans veriyorlar.

ODA BY VENGE

Levent’teki Oda, ünlü kebapçı Venge’nin küçük kardeşi. Menü meze ve kebaptan oluşuyor. Buranın yıldızı Seda Mete. Şehirde herkes onu konuşuyor.

SMALL

Akaretler’deki Small İngilizcede küçük anlamına gelse de içerideki eğlence büyük. Sahnesi pek övülen Boygar ve Yansı konukları çok eğlendiriyor.

BOAZ LIVE

Kuruçeşme’deki üç katlı Boaz’ın girişindeki mekanda program yemekle başlıyor. Ceynur, Çelik, Bendeniz gibi isimlerin sahne aldığı Boaz Live ambiyansıyla öne çıkıyor.

Canlı müziğin yükselişi

MEKANCILAR NE DİYOR?

FINE BOMONTİ

Bomonti’de karşımıza çıkan Fine, kısa sürede pazarları İrem Derici geceleriyle zihinlerde yer etti. Burada sahne benzerlerine göre daha büyük. Hande Ünsal, Ersay Üner, Özay Bakır, Ezgi Ayçe gibi isimler çıkıyor. Kitlenin yaşı 20-45 arasında. Mekanın işletmecilerinden Özgür Akman genelde Türkçe popun popüler olduğunu ama arabeske de kimsenin hayır demediğini söylüyor.

Sanatçılara ödenen kaşelerin ise gittikçe arttığını belirterek “Arz talep meselesine dönüştü. Yaz başı 90 bin TL olan bir kaşe, yaz sonu 140’a çıkmıştı. Şu an 210 bin TL! Bu yaz da bu ivme yükselerek devam edecek. Şimdiden görüşmeler başladı şarkıcılarla” diyor.

TWO BY LEVO

Kuruçeşme’deki Two aslında yemekli bir restoran. Fakat gazino konseptinde değil. Genellikle haftada 3 gece Seçil Gür, Selen Görgüzel, Ufuk Şenel gibi isimler sahne alıyor. Mekanın patronu Levent Akbulut insanların pandemi sonrası bağıra çağıra şarkı söylemeyi özlediği için canlı mekanların yükselişe geçtiğini söylüyor.

Akbulut “Büyük mekanlar sürümden kazanırken biz küçükler müşterimizi elimizde tutup personelimizi ve dükkanı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Yemek müşterimizin yaş ortalaması yüksek ama müziğe gelen bar müşterimiz daha genç” diyor.

‘CİDDİYE ALMAYIN’

Sinan Akçıl ile İrem Derici geçen salı Neslim Güngen’in Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen güzellik uzmanları için Yalova’da düzenlediği gala gecesine katıldı. Üçlü basın karşısına çıkınca konu konuyu açmış. İrem Derici daha önce yaptığı “Çok aldatıldım” açıklaması için “Ben bir popçuyum, ben her şeyim. Ben her şeyi söyleyebilirim. Beni ciddiye almayın” demiş. Bilmiyorum reklam yıldızlığında gözü var mıydı ama İrem bu lafları söyleyerek kendisine gelebilecek teklifleri şimdiden öldürmüş oldu. “Beni ciddiye almayın” diyen birini kim marka yüzü yapar?

TRÜF MENÜSÜ

Ortaköy’deki Feriye ilk açıldığında ağır bir Osmanlı mutfağı sunuyordu. Yıllar içinde yemekleri hafifledi, menüsü gelişti ve modernleşti. Şu an Şef Birkan Erköylü yönetimindeki mutfağından şahane şeyler çıkıyor. Gastronomik anlamda biraz heyecan katmak için de süreli ek menülere başladılar. Bu ay nadir ve pahalı bir mantar olan trüf var mesela. Geçen pazartesi bu menüyü tatma fırsatı buldum.

Çiğ levrek, maş fasulyesi salatası, erişte ve dana kaburga, siyah trüf mantarıyla hazırlanmış sürprizli ve çok ama çok lezzetli tabaklardı. Yemek gerçek bir keyfe dönüştü. Dahası Feriye’nin genç bar ekibinin hazırladığı ve üzerinde uğraşılmış, düşünülmüş kokteyller çok başarılıydı. Buna bir de Boğaz’ın mavisine birkaç adım uzakta olma duygusunu ekleyin... Trüf menüsü ay sonuna kadar Feriye’de tadılabilir.

Canlı müziğin yükselişi

MUTLU EDEN OTEL

1950’lerde inşa edilen Taksim’deki Gezi Oteli şehrin en önemli anıt binalarından biri. İstanbul’un ilk modern otellerinden biri olan Gezi, sahip çıkılması gereken değerlerden. Aynı zamanda da hala şık ve konforlu bir butik otel olarak Gezi Hotel Bosphorus adıyla hizmet veriyor. AKM’nin tekrar açılmasıyla hareketlenen bölgedeki en iyi yemek seçeneği de otelin Blu adlı restoranı. Blu’nun şefleri çok başarılı.

Özellikle deniz ürünleri seviyorsanız mutlaka yemeklerini denemeniz lazım. Gezi’den tabii ki iyi bir restoran bekliyordum ama Blu’nun menüsü beklentilerimin çok üzerindeydi. Bu tatlı sürpriz hoşuma gitti. Otelin spa’sı da ayrıca keyifli. Taksim’in bu kadar yakınında bir ‘zen’ ortamına girince dünyadan ani bir kopuş yaşıyorsunuz. Uzman masörlere kendinizi teslim edince uzun süre de dönmüyorsunuz. Hamamda köpük banyosu, kese gibi seçenekler de var. Gezi’ye girerseniz mutlu ve yenilenmiş bir şekilde çıkmanız garanti.

Canlı müziğin yükselişi

SÖZ MÜZİSYENLERDE

SEÇİL GÜR

Two’da sahneye çıkan Seçil Gür her yerde aynı isimlerin çıkmasından ve repertuarların benzerliğinden şikayetçi. İşin bu derece ticarete dökülmüş olmasından rahatsız. Konser alanı ya da küçük bir mekan sahnesinin kendisi için fark etmediğini söyleyen Gür “Beni dinleyicilerin benimle beraber şarkı söylemesi heyecanlandırıyor. İki sahne arasında fark yok. Ama tabii insan sayısı çoğaldıkça keyif zirveye çıkıyor”

SELEN SERVİ

İstanbul sahnelerinin duayenlerinden Selen Servi mekanların artmasından memnun. Sektöre canlılık ve enerji geldiğini söyleyen Servi “Ama ses sistemi birçok mekanın atladığı önemli bir konu. İyi bir sahne kötü bir ses sistemi ile berbat olur maalesef” diyor. Mekanın büyüklüğü ne olursa olsun seyirci arasına inip göz göze temas kurduğunu da sözlerine ekliyor. Servi: “Fark etmek, fark edilmek ve birlik hissi çok iyi geliyor karşılıklı. Benim için canlı sahneyi DJ müziğinden ayıran seyirciyle bir olma halidir."

ŞAHKAN

Genç müzisyen Şahkan canlı müzik sektörünün geldiği noktadan memnun. Şahkan “Canlı müzik sahnelerinin artması biz genç müzisyenlere çok yaradı tabii ki. Salonlar ve açık hava alanlarında konser düzenlemek ve oraları doldurmak büyük proje. Bu sayede küçük mekanlarda dinleyici ile buluşmak mümkün oluyor” diyor.

Manzaraya karşı AŞK

Gümüşsuyu’ndaki The Artisan İstanbul Hotel’in Boğaz manzaralı terasında yer alan Madam Niça’ya bayılırım. Hem yemekleri hem ambiyansı çok iyidir. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Fatma Turgut ve Tuluğ Tırpan, Niça sahnesinde olacak. Unutulmaz aşk şarkılarını seslendirecekler.

Aqua’da yıldızlar

Beşiktaş’taki Four Seasons Hotel Bosphorus’un içinde yer alan Aqua Restaurant’ta cuma ve cumartesileri canlı müzik var. Bu ay Yeşim Salkım ve Fatih Erkoç ile başlayan program bu akşam Ayşegül Aldinç ile devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda ise Ferhat Göçer ve Zuhal Olcay’ı izlemek mümkün.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder