Karizmatik şef

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Levent’teki Şans Restaurant, 1992’den beri hizmet veriyor. Yeme içme piyasasında bu istikrarı sağlayabilen çok az markamız var. Şans, özellikle öğle yemeklerinde İstanbul’un en ünlü iş insanlarını ağırlayan özel bir restoran. Müdavimleri yıllardır buradan vazgeçemiyor. Yemekleri ise gerçekten efsane. İki yıl önce Şans’ın mutfağının başına geçen Şef Melda Farimaz, buranın sahip olduğu mirası değerlendirerek, markayı bir adım daha ileri götürmeyi başarmış. Zaten kendisi de en az Şans kadar özel. Antep doğumlu Farimaz, doğduğu toprakların mutfak kültürünün zenginliğini kendi restoranlarına da hep taşımış.

Liseden sonra San Francisco’daki California Culinary Academy Le Cordon Bleu Culinary Art okuluna gidip sonrasında New York ve San Francisco’da dünyaca ünlü restoranlarda yıldız şeflerle çalışmış. Rotasını İngiltere’ye çevirerek Gordon Ramsay ile iş arkadaşı olmuş. 2015’ten beri İstanbul’da bulunan Melda Farimaz konsolosluk davetlerinden, çok özel VIP organizasyonlara kadar birçok etkinlik için catering yapıyor.

Sahip olduğu vizyonla batılı bir iş anlayışı ile köklerinden gelen gastronomi zenginliğini bir araya getirmeyi başarıyor. Geçmiş yıllarda gastronomi dersleri de veren Farimaz, sadece kadın şefler arasında değil, Türkiye’deki tüm şefler arasında öne çıkacak bilgi, birikim ve karizmaya sahip. Restoranların paket servise geçtiği bu günlerde kendisine daha da yoğunlaşacağını söyleyen Şef Melda Farimaz’ın adını önümüzdeki dönemde daha sık duyacağız.

MENÜDE NE VARDI?

Melda şefin bize hazırladığı menüde şahane lezzetler vardı. Ispanak kökü ve favayı havuç püresiyle yedik. Ardından ızgara sebzeler eşliğinde, közlenmiş mısır püresi ve fesleğen yağıyla baby kalamar; kuşkonmaz ve morel mantarlı risotto ile devam ettik. Son olarak da müthiş bir orkinos.

DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN

Aralarında Türklerin de olduğu Berlinli bir grup gencin kurduğu bir bilgisayar oyunu şirketi, ‘Food For Thought’ harika bir işe imza atıyor. Bu gençlerin tasarladığı ‘Sibel’s Journey’, ‘Sibel’in Yolculuğu’ web bazlı bir oyun. Oyuncularını kişisel sınırlar ve farklılıklara saygı konusunda eğitiyor. Hem de bunu eğlenceli bir biçimde yapıyor. Oyundaki karakterlerin farklılıkları ırk, beden, cinsel yönelim konusunda olabiliyor.

Oyun ilerledikçe oyuncular bu konularda ciddi bilgiler alıp farklı kişilere karşı pozitif bir tutum içine girmeyi öğreniyor. ‘Sibel’in Yolculuğu’ dünyayı daha yaşanabilir, daha sevgi dolu bir yer haline getirmeyi amaçlıyor. Oyun, belli bir aşamaya kadar gelmiş ve ilerlemesi, farklı dillere çevrilmesi için destek arıyorlar. Bunun için de ‘kicstarter’da bir kampanya başlatmışlar. Bu güzel girişime destek olmak isterseniz ‘kickstarter.com’a girip ‘Sibel’s Journey’ diye aratabilirsiniz.

YUVAYA DÖNÜŞ

Çini mürekkebi ustası Ressam Pınar Tınç, pandemi sürecinde herkesin evde olduğu dönemde ürettiği yeni eserlerini ‘Home Coming- Yuvaya Dönüş’ sergisiyle gün yüzüne çıkarıyor. Sergi, sanatçının, Hint Okyanusu’ndaki La Réunion adasında geçirdiği beş yıldan sonra Türkiye’ye dönüşünü merkeze alıyor. ‘Home Coming’ sergisi, 5 Aralık – 5 Ocak tarihleri arasında Arnavutköy Art Gallery İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

SUÇLU KİM?


GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

Evime en yakın AVM Cevahir olduğu için COVID-19’a karşı alınan önlemleri öğrenmek istedim. Cevahir, COVID-19 Hijyen, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Belgeleme Programı’nın şartlarını yerine getirerek tüm standartları karşılamış. ‘Güvenli Hizmet Belgesi’ almış. Girişlerde temassız ateş ölçülüyor. Maskesiz kimse kabul edilmiyor. Ortak alanlar da prosedüre uygun olarak dezenfekte ediliyor. Bunlar da benim için yeterli.

SAZ BURGER

Şef İsmet Saz’ın Vadistanbul’da açtığı burgerci Bronco’ya yasaklardan hemen önce gitme şansı buldum. Yıllarca Amerika’da yaşadığı için oranın yeme içme kültürüne hakim olan şefimiz tam bir ‘diner’ konsepti yapmış. Kapalı alanda sadece mutfak, kışın ısıtılan üstü açık alanda ise masalar var. Burgerler çok iyi ama pandemi yüzünden orta pişmiş, az pişmiş isteyemiyorsunuz. İlla iyi pişmiş yemek zorundasınız.

Artık İsmet Saz’ın imzası haline gelen aioli sos burgerlerinde de var. Ancak menüde burgerler kadar lezzetli birkaç şey daha mevcut. Biri (o da bol aioli soslu) kokoreç taco. İkincisi parmaklarımı yediğim smoked brisket. Bunu mutlaka ama mutlaka deneyin. Üçüncüsü de cookie dough tatlısı. Yani kurabiye hamuru. Favorim oreolusu. Zorunlu olarak artık sadece paket servisle ulaşabildiğimiz Bronco, isterseniz burgerlerinizi pişmemiş gönderiyor. Evde kendiniz yaparsanız yemesi daha zevkli olabilir, değil mi?

NİŞANTAŞI’NIN EN YENİSİ

Alınan önlemlerin işe yarayacağı, vaka sayılarının düşeceği, daha sağlıklı günler göreceğimiz umuduyla, size yasaklar biter bitmez gitmeniz gereken bir mekan tavsiye edeceğim. Burası açılır açılmaz magazin gündeminde ünlü isimlerin kapısında görüntülendiği yer olarak kayıtlara geçti. Nişantaşı-Topağacı’ndaki Felix’ten bahsediyorum. Ünlülerin iletişim danışmanı Özgür Aras’ın marka elçiliğini yaptığı Felix, modern bir bistro.

Hem samimi hem rahat, evinizde gibi hissettiğiniz yerlerden. Nu-jazz, nu-soul ve lounge tarzı iyi müzik duyduğunuz, alkollü ve alkolsüz kokteylleriyle güzel şeyler içtiğiniz ve iyi yemek yiyebildiğiniz bir yer Felix. Mutfağı şekillendiren farklı dünya lezzetleri menüsü, Şef Ahmet Sefa Koçak’ın ellerinde hayat buluyor.

Başında ise bence İstanbul’un en sevilen işletmecileri listesi yapılsa ilk üçe kesinlikle girecek olan Özgür Akman var. Felix bir süre diğer mekanlar gibi kapalı olacak. Ama onlar da paket servise geçmeye hazırlanıyor. Kendilerini sosyal medyadan takip edebilirsiniz.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder