PSM'de dev prodüksiyon

09 Şubat 2019, Cumartesi 08:30
AA

Alice müzikali ülkemizde son yıllarda yapılmış en büyük sahne gösterisi.

Önceki akşam, biletleri günler öncesinden tükenen prömiyerin protokolü de inanılmazdı. Şehrin tüm önemli insanları, yıldızları oradaydı. Başroldeki Serenay Sarıkaya’nın sevgilisi Kerem Bürsin bile 10’uncu sırada oturuyordu.

Bu müzikal, teknolojinin imkanlarını kullanarak ‘Harikalar Diyarı’ndaki Alice’in hikayesini yepyeni bir şekilde anlatıyor. ‘Video mapping’ denilen teknik, ışığı çok güçlü bir projeksiyonla, sahnede yüksek çözünürlüklü, gerçeklik hissi veren görüntüler yaratıyor. ‘Dev prodüksiyon’ klişesi ‘Alice’de anlam kazanıyor. Gerçekten her şey çok büyük ve ışıltılıydı. Muhteşem kostümler içindeki oyuncuların sık sık havalanması, dev ekranlardan seyirciye seslenmesi ve sürekli değişen bir sahne, heyecanı hep ayakta tuttu. İkisini Nil Karaibrahimgil’in yazdığı şarkılar hiç fena değil. Mutlaka albüm olarak yayınlanmalı. Teknik anlamda sahne düzenine bu derece bağımlı bir prodüksiyon çok riskli. Ama neredeyse hiçbir aksama yaşanmadan ilk geceyi atlatmayı başardılar. Prömiyer heyecanı geçince performanslar da eminim daha iyi olacak. Şimdi sıra oyuncu değerlendirmelerinde:

■ Serenay Sarıkaya: En güzel kıyafetler ‘Alice’e dikilmiş. Her sahnede başka bir elbise. Serenay güzel olduğu kadar yetenekli. Şarkıları hatasız söylüyor, ‘ukulele’ (mandolin-gitar arası bir müzik aleti) bile çalıyor.

■ Enis Arıkan: En iyi laflar da ona, yani ‘Tavşan’a yazılmış. Ağzını açar açmaz seyirci gülmeye başlıyor. Gizli başrol Enis Arıkan. Oynarken kendisi çok eğlendiği için, seyirciyi de eğlendiriyor.

■ Ezgi Mola: ‘Kraliçe’ kırmızı kıyafetiyle sahnede Alice’ten daha çok dikkat çekiyordu. Orijinal hikayedeki Kraliçe’nin mantıksız tuhaf hallerini başarıyla oynamış. Yani ekrandan, beyazperdeden bildiğiniz Ezgi Mola.

■ Şükrü Özyıldız: Gösterinin sürprizi ‘Şapkacı’. Eğlenceli bir oyun çıkaran Şükrü Özyıldız meğer şahane dans edebiliyormuş. Yaptığı figürleri kendisine çok yakıştırdım. Çok uğraşmış ama başarmış hissi veriyor.

■ Merve Dizdar: ‘Kedi’ rolündeki Merve Dizdar’ı daha önce hiçbir şeyde izlemedim. Ama başarısını görünce diğer işlerini merak ettim. O kadar güzel bir kedi olmuş ki al ‘Cats’ müzikaline koy, sırıtmaz.

■ İbrahim Selim: Elektrikli kaykayla gezen ‘Kral’ı oynayan İbrahim Selim, Enis Arıkan’dan sonra, sahnedeki ikinci komik. Ama onun esprileri daha sinsi. En sevdiğim tür.

NAZAR BONCUĞU

Tabii ufak tefek gözden geçirilmesi gereken şeyler de var.

● Sahne çok büyük ve oyuncular küçük kalıyor. Oyunun büyük bölümü metrelerce derinliği olan sahnenin iç taraflarında, seyirciden uzakta geçiyor.

● İzleyici biraz da ünlü görmeye geliyor sonuçta. Bu kadar teknolojiyle iç içe olan bir oyunda yandaki dev ekranlara yansıyan yakın çekimler olabilir.

● Zaman zaman inen multimedya perdesi şeffaf olsa da arkasında kalan oyuncular seçilmez oluyor. Üzerlerindeki ışık artsa ya da perdenin önünde olabilseler keşke. Alice ve Tavşan’ın videolarındaki çözünürlük de sanki yeterli değil. Flu görünüyorlar.

● Ansambl denilen toplu dans sahnelerinde koreografi ve figürler zayıf kalıyor. Müzikallerin bence en heyecan verici yanı 30-40 kişinin senkronize dansları ve korodur. Ülkemizde ne yazık ki halk oyunları dışında hiçbir gösteride o işi beceremiyoruz.

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.