Cildini bir banka gibi kullanıp kolajeni artırmak

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Lüks bir medikal SPA merkezinde oturmuş bakım randevumu bekliyorum. Yan koltuklarda yaklaşık 20 kadın sıra bekliyor. İlk bakışta hepsinin yüksek elmacık kemikleri ve dolgun dudakları göze çarpıyor. Benden sonra gelip koltuklara sıkışan bir kadın, yüksek sesle hemşireye “Ultherapy için buradayım” diyor. Hepimizin kafaları ister istemez ona dönüyor. Ultherapy kısaca, kolajen uyarma görevi üstlenen, gevşek cildi kaldıran ve sıkılaştıran mikro odaklı ultrason kullanılan, cerrahi olmayan bir tedavi yöntemi.

Oysa terapiyi yaptırmaya gelen kadın oldukça genç görünüyor. Hepimizden daha sıkı bir cildi var. Bu yüzden “Neden bu tedaviye ihtiyacın var?” diye sormak zorunda kalıyorum. “Şu an iyiyim ama ihtiyacım olduğu zamanlar gelecek, bu yüzden kolajenimi bankada saklatıyorum” diyor.


Yaşlandıkça artan kolajen kayıpları

10-adimda-daha-genc-ve-isiltili-bir-cilt-10360061_o.jpg

Dünyada hızla büyüyen bir sektör olan kolajen bankacılığı terimi, vücuttan kolajen çekilip gelecek yıllar için kutularda saklanıyor gibi görünse de, anlamı o değil. Kolajeni vücuttan çıkarmak imkansız ve tabii ki bir saklama kabına alınamıyor. Bunun yerine gençlik yıllarındayken ciltte kolajen üretimi artırılıyor ki, yaşlanma belirtileri 40 yaşında değil de 50’li yaşlarda görünmeye başlasın. Yani kolajenin bankası yine cildiniz oluyor.

Temel amacı ise dokulara destek sağlamak, doku ya da organların canlı ve esnek kalmasına yardımcı olmak olan kolajeni uyaran ve artıran tedavileri 20’li yaşlarından itibaren yaptırmaya başlayan kadın sayısı hiç de az değil.

Kolajen üretimi ne kadar çok zaman boyunca yüksek seviyede tutulabilirse, yaşlanma belirtileri de o kadar geç ortaya çıkıyor.

30’lu yaşlardan itibaren artan kolajen kayıpları böylece size yaşlılık olarak geri dönmüyor.


30 yaşın altında estetik ameliyatlar arttı

solu-ve-mat-cilt.jpg


Bu arada Ultherapy, kolajen doldurmak için tek yol değil. Trombosit bakımından zengin plazma ile mikro iğneleme, Radisse gibi dermal dolgu maddeleri, Thermage gibi radyofrekans tedavileri, kimyasal kabuklar ile LED ışık tedavisi, kolajen üretimini artıran kanıtlanmış diğer tedavi örnekleri.

Amerikan Yüz Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Akademisi tarafından 2018 yılında yapılan geniş katılımlı bir anket gösteriyor ki, 30 yaşın altındaki hastalarda yapılan estetik ameliyatlar yüzde 24 oranında artış göstermiş.

New York’lu dermatolog Joshua Zeichner, estetiğin bu kadar genç yaşlara inmesinin nedenini “Cilt hücreleri en iyi şekilde çalışırken, mümkün olan en güçlü cilt bariyerini oluşturmak zorundasınız. Bu yüzden gelenlerin büyük bir çoğunluğu 20’li yaşlarda” diyor.

Bizi gelecekten soğutan sadece kırışıklıklar değil, epidermisin donması, kahverengi lekeler ve cilt gevşemesi tabii.

20’li yaşlarda cildin kolajen üretimini artırmak tüm bunlara çare olabilir mi?

Bu henüz belirsiz ama çalışma hayatına giren her kadının, bütçesinin bir kısmını estetiğe ayıracağı gerçeği de kaçınılmaz. 


Yazarlarımızdan

20 Eylül 2021, Pazartesi 11:11
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:27
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder