Altın Portakal “ötekinin” oldu!

16 Ekim 2011, Pazar 05:00
AA

İki yıl aradan sonra yine bir Altın Portakal ödül töreni izledim. Bir kısmınız da televizyondan izledi, ama ben canlı izlediğimin hakkını vermeliyim! Size, televizyon ekranından izlediğiniz çok tatmin edici bir izlenim bırakmamış olabilir ama bu nasıl da zor bir organizasyon ve arkasında nasıl bir ekip çalışması var düşündüğünüzde öyle elinizin tersiyle itip “müsamere” diye nitelenecek bir durum yok ortada! Bu yıla damgasını vuran neydi diye sorarsanız iki şey söylerim: Biri, organizasyonun bütün iyi niyetiyle olaya “kadın” damgası vurmaya çalışması, bütün jüri üyelerinin kadınlardan oluşmasından tutun da bütün bir gün süren 1. Antalya Kadın Zirvesi; ama buna rağmen bu festivale asıl rengini verenin bu festivalin basbayağı gördüğüm duyduğum en ciddi siyasi portakal olması!

[[HAFTAYA]]

Aday olan filmlerden tutun da, Rutkay Aziz’in konuşmasının dakikalarca alkışlanmasına, Geç Gelen Portakallar Ödül Töreni’ne ve son gece ödül törenine damgasını vuran konuşmalara, bu portakal siyasi kokusu ve tadından yenmeyen bir portakal oldu! Filmlerin konusu “öteki”ydi, konuşmaların konusu haliyle “öteki” oldu!

Her çıkan bir nutuk attırdı, her ödül alan siyasi konuştu. Kimse, mutlu mesut bir aşk öyküsü anlatan bir filmi yapmamıştı ki, “anama babama ve yönetmenime teşekkür ediyorum, sevgilim bana çok destek oldu” diye kikiri kikiri yapsın da insin! Biri “Kürt” demiş, “basın bizi sansür etti, bahsetmedi” diye sitem ediyor. Biri “homoseksüel” demiş, kıyamet kopuyor. Biri “öteki kadın” demiş, biri “Rus kadın” demiş, aman aman, bütün dertler burada, bütün ötelenmiş, itilmiş, kakılmışlar bu festivalde! Jüri kadınlardan oluşunca kıyamamışlar herhalde, her ödülden ikişer tane verdiler, vericidir kadın, paylaştıra paylaştıra.

Yanlış saymadıysam 40 kişi ödül aldı! Zaten bir jüri bolluğu vardı, bir de ödül, sevinmeyen kalmadı! Benim seçimlere fazla laf söyleyecek halim yok. Hepsini göremedim ki? Sinemaya ayıra ayıra bir buçuk gün ayırdım, kapıda, maşallah, kıyamet kopuyordu, Zenne'ye girmek ne mümkün. “Nar” ve “Canavarlar Sofrası”nı seyrettim. Bu mudur ya sinema oldum! Bir oda bir kasa, hani bir zamanlar turizm acentaları vardı, çakma. Bir eve 4 oyuncuyu sokmuş, filmi çekmişler. Ama bu sinema değil ki! İkisinde de çıkıp gitmemek için, Nar'da daha az, dişimi sıktım. Paraları mı bu kadar? Ne bileyim? Şimdi artık farz oldu, Zenne ve diğerleri seyredilecek. İnşallah seyredilme şansı bulacaklar, yani salon filan! Ben bilirsiniz öyle kasetten film seyretmeyi sevmiyorum!

Ciddiyetsizlik, rüküşlük diz boyu!

Kaç senedir ödül törenlerini izlerim, yaza yaza kalemde kurşun kalmadı. Ya Allah rızası için biraz ciddiye alın, özenin, giyinin gelin ya! 70 milyon sizi seyrediyor ekranda, (yalan) biz seyrediyoruz orada. Sizi adam yerine koyup ödül verecekler, ne o öyle üstünüzde eşofman filan. Reina kapısından geri çevrilirken ağlıyorsunuz ama, asıl sizi burada geri çevirmeliler, bizi önemsemediğiniz için! Bir de kime kıl oluyorum biliyor musunuz? Ödüle aday olup da ekipten bir tek Allahın kulu orada olmayınca.

Vermesinler onlara ödül mödül. Bakın bu festivali yapan ilin belediye başkanı, smokinini giyip gelmiş. Siz oraya döküle saçıla çıkıyorsunuz. Sırtı açık tuvalet giymiş hanım, içine de sütyen giymiş, iç çamaşırı ortada. Olmaz, rüküşlük. Jüri üyesi üstelik, sahneye çıkacak. Adamlar döküldü, kadınlar saçıldı. Bir tek şıklık yok. Cannes'a gitseler, giyinirler ama. Cannes'da papyon takıyorlarsa burada da hiç olmazsa blujin üzerine bir ceket giysinler.

İktidar Altın Portakal’ı görmedi

Altın Portakal, 48 yıldır var. Yarım asır. Bu festival, hükümetin görmemezlikten geleceği bir etkinlik değil. Hep de olmuşlardı. Ama şimdi yoklar! Helal olsun Fatma Şahin'e, kalktı geldi Kadın Zirvesi'ne. Ertuğrul Günay, onun kadar erkek olamadı mı? Haa, bir iki de Antalyalı dinledim, tesadüfen. Yemek yediğim yerde, sağda solda. Amma siyasi oldu Portakal dediler. Halka inemedi dediler. Halka indi ki bu kadar siyasi oldu diyemedim. Ama bir kısım halkın gözünde sinema hâlâ eğlenceliktir, hâlâ komedidir, oysa festivaller de bir o kadar siyasidir!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.