Bu yazın trendi eski eşle tatil yapmak

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bu yazın ilginç trendi boşandığı eşle birlikte olmak. Gerekçe doğru: Çocuk için. Cem Yılmaz pek de bayılmadığı Ahu Yağtu’dan oğlu doğduktan bir süre sonra sessiz sedasız ayrılıvermişti. Ancak çok sevdiği oğlu Kemal için eski eşiyle sık sık bir araya geliyor, tatilde, oğlunun doğum gününde onu annesinden ayırmıyor. Onlar boşanalı çok olduğu için bu daha kolay. Peki kanlı bıçaklı olup birbirlerine olmadık sözler söyleyen Ece Erken ve genç eşinin bebek peşinde koşmasına ne demeli? Ali Ağaoğlu eşlerini sıraya dizip çocuklarıyla ilgilenirken Yeşim Salkım da taze boşandığı Hakan Eratik’le kızına tatil yaptırıyor. Bu trende uymayan bir Ebru Şallı var ortada, bir Nurgül Yeşilçay; onlar çocuklarını yeni sevgilileriyle oyalıyor.

Devlet gücünü kime gösteriyorsa?


AKP iktidarının enteresan bir özgüveni var. Gerçi buna siyaset yapmak da denilebilir ama utanç verici bir yöntem. Başarısız oldukları konuları bile başarıymış gibi sunuyorlar! Her gün şehit cenazeleri kaldırılırken Başbakan Davutoğlu büyük bir pişkinlikle “Devletin gücünü gösterdik!” diye esip yağabiliyor! Kardeşim, iki sorti yapıp biraz dağ bayır bombaladın diye PKK’nın saldırmadığı karakol kalmadı. Doğu’da TSK personeli, sivil kıyafetle bile sokağa çıkamıyor. Polisi, askeri, helalleşmeden işe gidemiyor. Şimdilik sadece güvenlik güçlerine yönelik saldırılar, yarın öbür gün büyük şehirlerde metro, AVM, büyük caddelerde de başlayabilir! Terör örgütü traktöre tonlarla patlayıcı yükleyip patlatacak kadar donanımlı, gözü kara, rahat at oynatırken senin iki bomba atman mı devletin gücünü göstermek? Silahları bırakmayacakmış. Bırakıp bırakmamak değil mesele, sonuç alabilmek! Attığın her bombada ülkende insanlar ölüyorsa, niye atıyorsun ki? Çık sokağa sor, insanlar ne istiyor? Evlatlarımız, eşimiz, babamız ölmesin! Silahlar sussun. Nasıl becerecekseniz becerin, terörü bitirin! Bizi de enayi yerine koyup: “Analar ağlamasın, akan kan yerde kalmayacak” hamasi laflarıyla oyalayıp durmayın.

Koalisyon kurmama görüşmeleri tamamlandı


Sıcak mı vurdu nedir, seçme saçmalar yumurtluyorlar. Bahçeli, AKP-CHP heyetlerinin görüşmeleri için “Top çevirmeyi bırakın, oyalanmayın, hükümeti kurun ve terörün kökünü kazıyın, Türkiye’nin önünü açın” demiş. Madem iki partinin koalisyon kurmasını bu kadar istiyor, neden el altından AKP ile koalisyon pazarlığı yapıyor? Davutoğlu kendi söyledi; CHP’yle istişare, MHP’yle neredeyse pazarlık yapıyorlar! Koalisyon kurmama görüşmelerinin tam olarak hangi noktada olduğunu Kılıçdaroğlu da bütün kibarlığıyla Habertürk ekranında anlattı. Dinleyen herkesin ağzı açık kaldı. Meğer haftalardır devam eden görüşmelerde AKP dinliyor, CHP dosya üstüne dosya açıp ne yapmak istediklerini anlatıyormuş. Peki bunlar yeni şeyler mi? Hayır, CHP’nin seçimden hemen sonra açıkladığı o malum dosyalar! Sanki ilk kez duyuyormuş gibi dinleyenler içinde son oturuma kalemsiz gelip, bir sayfacık not alan AKP’lilerin başı Ömer Çelik de var. Vakit geçiyor, zaman kalmıyor asıl pazarlık konularına. Niyetleri yok ki! Başta Çelik ve AKP heyetinin çoğu üç dönemlik ve RTE’ye yakın olduğu için zaten tekrar seçim yanlısı olanlar. Peki sonuç? Kurmayacaklar. Görünen o ki MHP destekli AKP azınlık hükümeti bu cephenin işine geliyor. Tekrar seçim yapacaklar ki gümbür gümbür gelsinler. Bu icraatla ancak gümbür gümbür gidecekleri için HDP’yi bitirmeye çalışıyorlar. PKK gibi bir yardımcıları da olduğu için emin görünüyorlar. O arada yoksulların çocukları ölüyormuş, ne gam! Ülke batıyormuş, ihracat, turizm dibe vurmuş, ne gam!

Kan akıtmak başarı değildir

PKK da başka hain! “Eylem” yapıyorlarmış. Adını koysanıza: Katliam desenize. Traktöre koyduğun tonlarla bombayla, vatani görevini yapmak için silah altına alınmış yoksul köy çocuklarının canını almaya gidiyorsun! Sonra da koca karakol havaya uçup yerle bir olduğunda, kimi ölüp kimi yaralanınca yardıma gelmesinler diye yolu mayınlıyorsun. Pes. O çocuklar zaten o kuş uçmaz kervan gelmez yerde ne zaman saldırıya uğrayacaklarını bekliyorlardı! Gece gözlerine uyku girmeden... Gündüz yemeklerini yerken bile ölümü düşünerek... 20-22 yaşında, hayatlarının başında gencecik insanlar. Eğer sandıktan AKP’ye 400 milletvekili çıkmış olsaydı, şimdi teskere için gün sayacaklardı! Bu kadar mı büyük haksızlık olur? Bu kadar mı alçak olunur? Sorsan, “Silaha sarılmaz, insan öldürmezsek bizi takan, dinleyen yok” diyorlar. Adam öldürmeyi siyasetin bir yolu olarak görüyor, öldürdükleri kadar başarılı addediyorlar kendilerini! Hırslarımızın, egolarımızın esiri, kurbanı oluyoruz! Kan tutuyor!

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder