İlkokulum imam hatip olmuş!

14 Ocak 2014, Salı 05:00
AA

İlkokula Kadıköy’de başladım. Gerçi Göztepe Pansiyonlu İlkokul’dan mezunum ama iyi kötü 4 yılımın geçtiği okul Yeldeğirmeni’ndeydi. Şimdi öğreniyorum ki Kadıköy, Acıbadem, Yeldeğirmeni mahalleleri halkına 5 kuşaktır hizmet veren Özdemiroğlu Ortaokulu, velilerin topladığı 10 bini aşkın imzaya karşı Mayıs 2013’te imam hatip ortaokuluna dönüştürülmüş!

Ve şimdi Acıbadem’de bulunan Ahmet Sani Gezici Lisesi’nin Fikirtepe’ye taşınması, binanın hemen yanındaki Kadıköy İmam Hatip Kız Lisesi’ne dönüştürülen okulla birleştirilerek İmam Hatip Kampüsü yapılması planlanmaktaymış! Ahmet Sani Gezici Lisesi de yurda dönüştürülüp taşınacak, okulda eğitim gören 1200 öğrenci ve tabii öğretmenleri de açıkta kalacakmış!

[[HAFTAYA]]

İtirazı dinleyen yok

CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya verdiği soru önergesinden özetlediğim bu durumla adım adım hedefe ulaşılıyor. Bütün okullar bir gün imam hatip olacak, bütün gençler dindar ve kindar olarak yetişecek! Veliler itiraz ediyor, dilekçeler yazılıyor, imzalar toplanıyor ama “ileri demokrasi” sınır tanımıyor. Zaten düz lise kalmadı, bütün öğrenciler istemese de özel liselere gidecek. Parası yoksa imam hatip okullarına gitmek zorunda kalıyor, buralara giden kız öğrenciler bir örnek başörtülerini takıyor.

Sadece Bülent Ersoy mu? Yakında bütün kadınlar örtünecek gibi görünüyor. 12’sinde evlendirilen, 13’ünde doğum yapan, 14’ünde şüpheli ölü bulunan küçük kadın Kader için soyadı İslam olan yeni Aile Bakanı ağzını bile açmıyor. Hiç olmazsa eski bakan Fatma Şahin çıkıp konuşur, bakanlığının işin peşini bırakmayacağını söylerdi, gelen gideni aratıyor. Uçan tekmeler kafamıza kafamıza iniyor sözde demokrasi adına!


*

Şov işe yarıyor


Bir ülkede tuz kokar, ipin ucu kaçar, ölçü şaşarsa, ciddi bir şey yazmanın da anlamı kalmıyor! Çünkü herkes şov yapıyor: Pazar Gecesi Mevlit Kandili; Müslüman ülkelerden sadece bizde kutlanılan bir ritüel nedense; bir şarkıcının şovu var. Her şovunda yaptırdığı saç modeliyle ilgi çekmeyi başarıyor. Bu kez de günün anlam ve önemine binaen (bu durumu ancak DİVA’nın diliyle anlatmak mümkün) sonradan olma hanımefendi, şovunu tesettüre girerek değerlendiriyor.

Göz kapaklarını açamayacak kadar ağır makyajının yanısıra saçlarını şimdilerin modeline uygun örtmesi tamamen şovun bir parçası ama twitter’da trent topic oluyor, yani en çok konuşulan konu! En muzip ifade ise Başbakan’ın sözüne atfen “türbanlıların önünü kesiyorlar ifadesinin ne demek olduğunu şimdi anladım” diyen birine ait! Ertesi gün manşetlerde bir kenarda türbanlı şarkıcı, diğerinde Başbakan’ın “Önümüz kesilirse gereğini yaparız” lafı! Başbakan uçan tekme atan milletvekilinin arkasını sıvazlar, soruşturma savcısının yerini değiştirirken ayakkabı kutularının içindeki dolarlar da unutulup gidiyor!

*

Fransızın kaçamağı bizi gerdi!

Fransız Cumhurbaşkanı Hollande hayat arkadaşı Valerie Trierweiler’le evli değil. Zaten onunla da eski karısıyla evliyken aşk yaşamaya başlamıştı. Bu kez de bir oyuncuya tutulmuş ve yılbaşı gecesini beraber geçirmek için sevgilisinin evine korumasının kullandığı motorsikletin arkasına kafasına kaskını geçirerek binip gitmiş. Ama su uyur gazeteci uyumaz! Başında kask olan cumhurbaşkanını ayakkabılarından tanımışlar! Ben de açıkçası ‘yılbaşı gecesi evde olmayan sevgilisini nasıl olur da merak etmez Valerie Hanım’ diye düşünüyordum. Şunu bir anlasak: Politikacı kısmının libidosu yüksek oluyor. Yaşadıkları stres ve heyecan onları başka heyecanlara itiyor. Beni şaşırtan Valerie Hanım’ın bir Aşkın Nur Yengi olgunluğu gösterememesi, bir de Türk medyasının ay sonunda Türkiye’ye resmi ziyaret yapacak Hollande’ın hangi sevgilisiyle geleceğini merak etmesi!

Sıradaki haber yükleniyor...