Kırmızılı kadın konuştu

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

O kadın hiç konuşmamıştı. Hani o yüzüne gaz sıkılan. Fotoğrafı bütün dünyada heyecan yaratıp isyanın simgesi haline gelen, kırmızı elbisesi İtalyan kadın milletvekilleri tarafından bile parlamentolarında giyilen. Uyumadan önce vicdan muhasebesi yaptığım gecelerde kendi kendime sorduğum sorulardan biriydi, o kadar polisin önünde kırmızı elbisemle hiç bir şey olmamış gibi durabilir miydim? Üstüme su sıkan tomaların önünde ıslanırken siyah elbisemle kollarımı açıp dans edebilir miydim? Yoksa hep yaptığım gibi Robokopları gördüğümde arkamı dönüp kaçar mıydım!

[[HAFTAYA]]

Öldürülenleri sordu

Kırmızı kadın kaçmamış, sadece yüzünü çevirmişti! Bugüne kadar hiç konuşmamış, öne çıkmak istememişti. Ne zaman ki yüzüne yakın mesafeden gaz sıkan polis hakkında soruşturma açılınca bir yazı yazmış; “Gezi direnişinin üzerinden geçen 7 ayda polis şiddeti ile yaralananların şikayetlerinin hiçbiri dava konusu olmamışken yüzüme gaz sıktığı için yargılanan polise verilecek cezanın adalete katkısı yok”. Ve ölen gençlerin, gözü çıkan, hasar görenlerin katillerinin korunduğuyla devam etmiş, bu yargılamanın adalet adına gösteri olduğunu söylemiş.

*

Adaletmiş gibi yapmak

AKP hükümetinin mış gibi yapma refleksini yaşanılan cemaat-iktidar kavgasında görmüyor muyuz? Ergenekon- Balyoz davalarında üretilmiş delil ve tanıklarla, suçsuz insanları 5-6 yıldır hapislerde süründüren, yavaş infazla ölüme terkeden hakim ve savcılar için yapılan şikayetler HSYK tarafından reddedildi. Ne zaman ki yolsuzluk operasyonları başladı, hükümet yargının ve polisin cemaatin eline geçtiğini söyleyip kadroları dağıtmaya başladı. ‘Hilal oğlan’ gözaltına alınmadı bu sayede ama Hilmi Hoca, Serdar Üsteğmen hâlâ zindanda ölümü bekliyor. Adalet hala ayaklar altında. Haksız yere yargılananlara bir an önce itibarları iade edilmeli, yolsuzluk operasyonlarının ise aslı astarı varsa devam etmeli!

*

Hâlâ ortaçağda yaşıyorlar!

İstanbul, İzmir’deki yaşıtları telefon markası, facebook, sms’le uğraşır, sınav ve aşk stresi yaşarken Kader gibi Doğu’nun kadersiz kızları, “Berdel”le evleniyor! Şehirli gençler, bilmez. Berdel’de koyun takası gibi, iki evin kızları takas edilir iki erkek kardeşe! Kızlar istemiş, istememiş, 14’üne geldi mi, kınalı kuzu keser gibi gelin gönderilir.

İntihar değil cinayet

Sonra da işte böyle karnında tüfekten çıkmış altı saçma kurşunuyla intihar etti denilir, ölü bulunduğunda. Ağzına dayamamışsa kimse tüfekle intihar edemez! Karnına dayasa tetiği nasıl çekecek? Kızı nasıl zorla evlendirdiklerinde istedi gitti diye bizi kandırıyorlarsa, öldürdüklerinde de intihar etti diye kandırıyorlar, köylü kurnazlığıyla. BDP, Apo’nun özgürlüğü için uğraştığının dörtte biri kadar enerjisini bu kızların insan hakkı için harcasa bugün daha az çocuk kadın olur, daha az çocuk kadın ölür!

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder