'Lions'lar neden tehlikeli?..

12 Ocak 2013, Cumartesi 05:00
AA

Yıllardır yaptıkları hayır işlerine destek vermişimdir: Göz bankası kurdular, körlükle mücadele ettiler; böbrek vakfı kurdular, ölüme karşı durdular. Verdikleri bursları filan sayamıyorum, şimdi Alzheimer’la uğraşıyor, yaşlanan nüfusa destek çıkıyorlar. Önceki gün 50. yıllarını kutladılar. Lion’lardan bahsediyorum. Uluslararası bir STK, NGO, nasıl biliyorsanız, bir sivil toplum hareketinin Türkiye kolu. Bu çalışmalar için ceplerinden para, ajandalarından vakit, kafalarından fikir ve enerji harcıyorlar.

MENFAATLERİ NE?

Karşılıksız veriyorlar ya, bundan mıdır nedir, hep bir soru işareti: Bunların ne menfaati var? Bu kadar işi ne için, kimin yönlendirmesiyle yapıyorlar? “Bunlar uluslararası bir organizasyonun kolu olduğuna göre kesin misyonerdir, dış güçlerin bir çıkarı vardır!” Özetle suçlama hazır: Kökü dışarıda! Baktım üzülüyorlar. Suçlamayı yapan kim? Onlara “Kökü dışarıda bir güç, Pennsylvania’da, boşverin” dedim.

Ama kazın ayağı başka. Artık hayır yapmak da izne tabiymiş! Sırf maksatlı, “Suriye’lilere de yardım yapıyor musunuz?” sorusuna verdikleri yanıttan öğreniyorum. Artık hayır işlerini, öyle her isteyen değil, devletin yardım ajansı TİKA yapıyormuş. Yardım mı yapmak istiyorsun? Devlet “Sen parasını ver, yardımı ben yaparım!” diyormuş. Ya yapmazsan? Ya benim ulaşmak istediğim yere yapmazsan? Ya benim adıma yapmazsan? Bu soruların yanıtı yok!

[[HAFTAYA]]

SAKINCALI PİYADE

Lion’lar, aslan kılığında canavar mı? Suçlamalar ne? Elitist bunlar. Elitist değil ama elit oldukları kesin. Affedersiniz ama yoksul, muhtaç, canı burnunda insanlar mı haftada bir toplanıp ona buna yardım yapalım diye uğraşacaklardı? Dünyanın her yerinde bu tür yardım kurumlarında “elit” yani varlıklı, güçlü, tuzu kuru insanlar çalışır. Kulüpte toplanıp konken oynasalar daha mı mutlu olacaksınız?

İkinci suçları: Biraz laikler! “Demokrasi ve laiklik, vazgeçemediğimiz ilkemizdir” diyorlar. Bak, işte orada dur! Şimdi devletin model aldığı ve Sevgi Evi adı altında işletmeye başladığı Bolluca’daki Çocuk Köyü için “Fethullah’ın Işık Evleri’ne alternatif yaptınız” diye suçlamışlar. Bir devlet kurumuna başvuran bir doktor üyelerinin ataması, Lions olduğu için yapılmamış! Dünyanın her yerinde özel sektör, devlet ve sivil toplum el ele çalışırken bizim STK’lar artık ‘Sakıncalı Piyade’! Ellinci yılınız kutlu olsun.

Alkış yöneten şef!

Hadi bakalım alın size bir “elitist” haber daha: Borusan İstanbul Flarmoni Orkestrası’nın yeni yıl konserine dünyaca ünlü bir soprano ve tenor katıldı. Holding’in kurucusu ve kültüre sanata önem verdiği için bu orkestrayı kurduran, yakınlarda kaybettiğimiz Asım Kocabıyık’ı da rahmetle analım bu arada; Strauss’dan Hızlı Polkalar ve valslerle hepimizi yerimizde hop hop hoplatan şef Sascha Goetzel, konser sırasında dinleyicilere çaldıkları eserler ve bestecileri hakkında bilgilendirici ama çok da sevimli açıklamalar yaptı.

Finalde ise öyle keyiflendi ki alkışı kesmeyen seyircilerin alkışlarını yönetti! Alçalan ve yükselen tempolarda alkış tutarak orkestraya eşlik ettik. Kusura bakmasınlar, solistlerinden çok daha iyiydi orkestra ve şefi! Soğuk, karlı bir İstanbul gecesini ısıttılar, herkes salondan kocaman bir gülümseme ve mutlulukla ayrıldı!

Fotoğrafta kadın gözü!

Beşiktaş Belediyesi’nin Atlas İstanbul dergisiyle birlikte düzenlediği “Beşiktaş Rengârenk Fotoğraf Yarışması”nda ilk üç dereceyi kadınlar paylaşmış. Birinci seçilen Nurten Öztürk’ün fotoğrafı gerçekten rengarenk. Bir dükkanın camına yansıyan kişiler, o renklerin içinde kayboluyor! 2. İpek Yeğinsü, 3. Aysun Afacan. 19 Ocak tarihine kadar Levent Kültür Merkezi’nde sergilenecek 17 fotoğrafın altısı da kadınların. Gidip bir görmekte yarar var!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.