OHAL daha ne kadar sürecek? Yetmedi mi?

17 Nisan 2018, Salı 05:00
AA
CHP yönetimi, 16 Nisan Referandumu yıldönümünde OHAL yasaklarının sürmesini protesto için 81 ilde bir saatlik oturma eylemi düzenledi. Veli Ağbaba, sosyal medyadan bir kaç tweetle herkese duyurdu o kadar. Hatta AKP’liler dalga geçti “Rezil olacaksınız, meydanları dolduramayacaksınız, göreceğiz kaç kişisiniz” diye.

Akıllı bir iktidar, “Buyrun meydanlar sizin, istediğiniz açıklamayı yapın” derdi, görürdük meydanlar boş mu, dolu mu. Ama bir futbol maçına bile karışan, “Gidin stadyumu doldurun, maçı da kazanın” diye emir veren anlayış, birkaç bin partilinin meydana çıkmasına tahammül edebilir mi?

Başta Taksim Meydanı olmak üzere derhal önlem alındı. Polisi, TOMA’sı, barikatı kuruldu. İlçelerden gelen insanlar İstiklal Caddesi’ne sıkışıp Taksim’e çıkamadı. Sanki Fransızlara kızmışız da onları protesto ediyormuşuz gibi, kalabalık Fransız Kültür’ün önünde yerlere oturup “OHAL’i istemiyoruz” diye bağırdı.

Kalabalığın arasında epey dolaştım. CHP ilçelerden gelen kadınlar, amcalar, dayılar, birkaç sendikacı, birkaç HHO öğrencisi velisi. Gerçekten buyrun “Buyrun Taksim Meydanı’na” deseler, belki mahçup olunacak! Ama alınan önlemlerle sıkışan kalabalık da daha büyük görünüyor! İyi olan, CHP nihayet sokağa çıkmış oldu.

Maalesef parlamenter demokrasi bitti, mecliste muhalefet yapma imkanı kalmadı. Cezaevlerinde 70 binden fazla öğrenci var. Sesini çıkaran öğrencinin hayatı kararıyor. OHAL tam da bunun için yetti artık.

Yüzbini aşkın kişi FETÖ gerekçesiyle tutuklandı. Devlet her şeye hakim gözüküyor, o zaman niye demokrasiye geçilmiyor? Niye hâlâ OHAL baskısı sürüyor? Buna karşı çıkan herkesin de sokağa çıkmak hakkıdır, başka nerede seslerini duyuracaklar?

Hiçbir tweet böyle uzun ‘yürümedi’

Sosyal medyanın kendine has deyimleri var: bir tweet çok beğeni alırsa yürüdü deniliyor. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, pazar akşamı iki tweet attı, Trump’ın tweetleri gibi ortalık karıştı. Birincisi şuydu: “Çok sayıda mesajdan, Sn. Erdoğan’ın AKP’li gençlere GS karşısında açıkça Başakşehir yanında yer almalarını isteyen çağrısının sporseverleri çok üzdüğünü gördüm.

Bırakın gençler istediği takımı tutsun, bırakın futbol sahada oynansın ve futbol kulüplerinin renkleri kirlenmesin.” 35 bin beğeni alan, 9 bine yakın retweet yapılan bu sözler halkın tepkisini yansıtıyordu. Kimse Cumhurbaşkanının bir futbol takımına böyle destek olmasını onaylamamıştı. Başka takımları tutanlar bile GS’ın yanında yer aldı.

Ve maç GS’ın 2-0 galibiyetiyle sonuçlanınca usta politikacı Akşener ikinci tweeti attı: “Galatasaray 2-0 Recep Tayyip Erdoğan” Bu satırların yazıldığı sırada bu tweet 112 bin kişi tarafından beğenilmiş, 41 bin kişi tarafından retweet yapılmış, 8 bin kadar kişi de buna yorum yazmıştı! Yorumların bir kısmına göz attım:

AKP’liler Akşener’i FETÖ’cü ve vatan haini olmakla suçluyor, diğerleri onlara af yetiştiriyor. Muhalif politikacıların önünde iki yöntem var: Sokağa çıkmak ve sosyal medyayı kullanmak. Kararı verin, hangisi en az emek ve parlak bir buluşla başarılı oluyor? İki tweetle 200 bin kişiye dokunan Akşener, meydanları dolduran 30- 40 bin kişi?

Politika kimin umrunda?

Türkiye çok büyük bir ülke. 80 küsur milyon nüfusun yarısı kendi gündeminin içinde yaşayan gençler! Zaten medya tamamen hükümet kontrolüne geçti. Yazılı basında tirajlar cumhuriyet döneminde olmadığı kadar düşük. Televizyon ekranları farklı değil.

Reji odalarında bütün televizyonların açık olduğu ekranlar vardır ve hepsinde ayrı bir görüntü olur, bizde hepsinde aynı görüntü, konuşan aynı kişi var. Gençler bu medyayı izlemiyor. Sosyal medyada geyik çeviriyor. Siyasetten haklı olarak çok sıkılıyorlar.




Zaten siyasi davranırlarsa hapse giriyorlar. Sosyal medyada futbol polemiği çok akıllıcaydı! Gençlere kulak kabartıyorum, ya aşk meşk konuşuyorlar, ya iş güç kaygısı. Siyaset yaşlılara kaldı!
Sıradaki haber yükleniyor...