Anneler babalar Çoban Şevki'yi izlettiniz mi çocuklarınıza?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Balıkesir’in Havran ilçesinde heemm okuyor hem de çobanlık yapıyor Şevki Savran. Geçen haftalarda çekilen ve sosyal medyada ilgi çeken videoları sonrası haberlere konu oldu. İki gündür televizyonlarda gazetelerde... Dün de Posta İzmir’in manşetine taşıdık Şevki’nin hikayesini. Henüz 12 yaşında ama öyle bilgece konuşuyor ki... Öyle doğal öyle olağan anlatıyor ki hayatı. Elinin altında her türlü imkan olan ama buna rağmen çocuklarının mutsuzluğundan dem vuran bütün anne babalar Şevki’yi izletsin çocuklarına!

Ama öyle “Bak senin yaşında dağda koyun güdüyor ne güzel fenomen olmuş” diye değil elbet. Sindire sindire, o hayatın güzelliklerini aktara aktara, hatta yakından göstere göstere. Çünkü; omuzlarında ailesinin ve onlarca koyunun yükü dağlarda doğada hayatın anlamını çözen Şevki, günümüz modern insanı ve çocuklarının açmazlarına çok şey anlatıyor...

İlçenin kırsal Büyükdere Mahallesi’nde yaşayan Şevki, kendilerine ait 90 koyun ve kuzuları ile 8 keçinin bakımıyla da ilgileniyor, uzaktan eğitimle devam eden derslerini de takip ediyor. Şevki’nin tanınmasına yine Havran’da çobanlık yapan ve çektiği videoları sosyal medyada ilgi gören Çoban Nuri Saltan vesile olmuş.

HAYAT BİZE NE GÖSTERİRSE

Zaman zaman videolarında çevre isyanı kimi zaman da yöresel ağızla gülümseten diyaloglarıyla da düşündüren Şevki’ye sözü bırakıyorum: “Yaptığımız iş, hayvana iyi bakabilirsen güzel bir iş. Koyunun hastalığını, rahatsızlığını, iyiliğini ve kötülüğü anlayabilirsen güzel bir iş. En büyük mutluluk bir kuzunun doğumunu görmek. Doğduğumdan beri çobanlık yapıyorum.

Bunları abim ile birlikte çekiyoruz. Şevki ve Sabri diye bizim de kanalımız var. Orada yayınlıyoruz. Günlük işlerimizi yapıyoruz. Günlük işlerimizi seyircilere aktarmaya çalışıyoruz. Gün içinde hayvanlara bakıyoruz. Koyunları yayıyoruz. Doğuran koyunlarımızı çekiyoruz. Kuzularımızı çekiyoruz. Keçilerimizi çekiyoruz. Ünlü olmak iyi bir şey. Herkes tanıyor. Cuma günü pazara gittim.

Pazarda herkes selam verdi. “Şevki nasılsın?” Öyle misin, böyle misin? İnsanlar hep ilgi gösterdi. Büyüdüğüm zaman hayat ne gösterirse onu yaşayacağız. Birisi doktor olmak istiyor, sonra bir bakıyorsun koyun çobanı oluyor. Hayat bize ne gösterirse o olacağız. Ya çoban olup buralarda kalacağız ya da İstanbul’da doktor, mühendis, veteriner olacağız.”

YAŞADIĞIMIZ DOĞADA SAKLI

Çocuklarımızı modern dünyanın çarkları arasına ve sanal dünyaya öyle bıraktık ki! Gerçeklerden uzaklaştılar. Elbette onlar da olacak hayatlarında ama dengeyi bozmamalıyız. Saf, doğal, naif dünyayı yeniden hatırlatmalıyız. Bir kuzunun dünyaya gelişini, dereden su içen koyunun güzelliğini, dağlarda zıplayarak gezinen keçileri, bir tohumun filizlenip dallanmasını, kuş yumurtasından dünyaya seslenen civcivleri, gökyüzündeki martı özgürlüğünü yaşatmalıyız. Kendi gözleriyle göstermeliyiz. Biraz nefes aldırmalıyız.

Üstelik bunların hiçbiri için büyük paralara, internetten siparişe de gerek yok. Hepsi içinde yaşadığımız doğada saklı. Eminim çocuklarımız doğayla ne kadar uzun zaman geçirip, gözlemler, sahiplenirse o kadar sağlıklı birey olacak. Acımasızlık, şiddet, vurdumduymazlık, küstahlık, eşitsizlik o saf dünyalarına hiç giremeyecek.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder