Çocuklarda gecikmiş konuşma

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocuğun dil gelişimi doğduğu andan itibaren başlar ve çevrenin desteğiyle gelişir. Bebek dünyaya geldiği ilk aylarda ağlama, gülme, homurdanma gibi tepkilerle çevresiyle iletişim kurmaya çalışır. Bebeğin bu iletişim çabaları doğru karşılanır ve desteklenirse; dili anlaması ve kullanması çabuk gelişir.  Bebeğin gösterdiği bu çaba, zihinsel ve dil becerileri arasında bir köprü vazifesi görür.

Bebeğin ağlayarak başladığı iletişim şekli zamanla ses oyunlarına, hecelere, kelimelere ve cümlelere yerini bırakır. Bu süreçte çocuğun dili düzgün kullanmasında ailenin ve çevrenin önemi büyük. Birçok aile çocuğunu gözlemleyerek dil becerileri hakkında bilgi sahibi olabilir. Bizlerin dikkat ettiği en önemli birkaç nokta:

  • 12-15 aylık olan bir çocuğun basit sözcükleri söylemesi ve taklit etmesi 
  • 18 aylık olduğunda basit komutları algılanması ve “Hayır/Dur” gibi yönergeleri uygulaması
  • 24/36 aylıkken “Bu ne? Top nerede?” gibi soruları anlıyor ve cevap vermesi
  • 3 yaşında kısa cümleler kurarak ihtiyaçlarını ve çevresine ilgisini dile getirmesi
  • ¾ yaşında soru sorması
  • 4/5 yaş civarında dinlediği kısa bir hikayeyi beş temel noktasına dikkat ederek anlatmasını bekleriz. 

Gelişiminde bu temel noktaları gerçekleştirmekte zorlanan çocukların dil kazanımında sorunlar gelişir. İlk akla gelen ”gecikmiş konuşma” olmalı. Çocuğun konuşmasının beklenen düzeyden geri olması ya da yaşıtlarından yavaş olması durumu “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır.

Gecikmiş konuşmanın sebepleri arasında zihinsel, fiziksel sorunlar (yarık damak, işitme kaybı vb.) çevresel faktörler (çift dille büyüme, yetersiz uyarana maruz kalma vb.) yer alır.  

Gecikmiş konuşma yaşayan çocuklar da sıklıkla gözlemlenen davranışlar:

  • Kelime dağarcığının az olması ve bir olayı anlatırken belli kelimeleri kullanarak anlatma durumu
  • Ağız kaslarındaki zayıflıktan dolayı salya kontrolünde zayıflıkla birlikte dilini kontrol etmede yetersizlik
  • Net olmayan veya anlaşılmaz konuşma tarzı
  • Kendini ifade etmede zorluk çekme. (Eksik özne, yüklem, fiil eki kullanımından oluşan cümle yapısı)
  • Hafıza ve dikkat zayıflığı
  • Yalnız kalmayı tercih etme, başkaları ile iletişim kurmaktan kaçma
  • Sosyal uyum bozukluğu 
  • Çevresine ilgisiz kalma ve dinleme becerisinde zorlama
  • Algılama ve işlemleme becerisinde yavaşlık. (Yavaş ve zor öğrenme)
  • Davranış problemleri

Çocuğun gecikmiş konuşmasının altında yatan sebepler incelenip buna uygun çalışma programı belirlemek doğru olur. Aileler iki yaşında hala konuşmayan ya da kendini ifade etmede zorlanan bir çocuğa sahipse zaman kaybetmeden destek almalı. Erken başlanan gelişimsel destekle çocuğun okul hayatında yaşayabileceği öğrenme, uyum ve davranış problemlerinin önüne geçmek mümkün.  

Çocuğunuzda gecikmiş konuşma problemi varsa ilk önce sabırlı ve anlayışlı olmalısınız. Mutlaka çocuğunuzun sizinle iletişim kurma çabalarını desteklemeli ve karşılık vermelisiniz. Ona bir şey öğretmek çabası yerine birbirinizi anlayacak ve iletişim odaklı oyunlar oynayın. Çocuğun gösterdiği öfke patlamalarını ya da davranış sorunlarına kızarak, bağırarak karşılık vermeyin. Sebebini anlamaya çalışın.  Bunu sizi kızdırmak için yapmadığını, kendini ifade etmekte yetersiz kaldığı için yapabileceğini unutmayın. 

Sevgilerimle…

www.bircantavas.com

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder