Söz dinlemeyen çocuk için ne yapmalı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Evlere kapandığımız şu günlerde her şey biraz daha zorlaştı. Düzeni ve dengeleri korumaya çalışırken "Ödevlerini yapmayan, odasını toplamayan, zamanında yatmayan, sorumluluklarını yerine getirmeyen aile üyeleri ve çocuklar..." ile yaşanılan sorunlar listesi uzayıp gider. Bazen öyle bir noktaya geliyoruz ki pes edip bırakıyoruz yada tartışmalar yaşayıp sinirlenip, üzülüyoruz.

Peki "Neden bu çocuk hiç söz dinlemiyor?" işte bu soruyu kendimize sorduğumuz zaman aslında sorunların kalbine bir atış yapmış oluyoruz.

Yaşadığımız sorunu çözmek istiyorsak, bu durum ortaya çıkmadan önce neler olduğuna bakmamız gerekiyor. "Çocuğum neden böyle davranıyor? Bu davranışıyla bana ne anlatmak istiyor? Kaçırdığım nokta neresi? ..." gibi soruların kaynağı olarak kendimize dönmeliyiz. 

Çocuklara ne söylerseniz söyleyin. Onlar söylenenden çok gördüklerini yaparlar. Bunun için davranışlarınızın ve yaptıklarınızın örnek olarak alınacağı bilincinden uzak olmamalısınız. Eğer siz yaşanılan olumsuz durumları kriz anlarını bağırarak , öfkenizi kontrol edemeden kaos havasında çözmeye çalışıyorsanız, çocuğunuzda sorunları bu şekilde çözecektir.

Çocuğu rahatlatan , kendini güvende hissettiren, dengeleri kurmanıza yardımcı olan şey çocuğunuza koyduğunuz kurallar ve sınırlardır. Birçok aile çocuğa sınır konulmasının onun psikolojisini bozacağını, güvenini zedeleyeceğini ve onu kısıtlayıp iletişimlerini bozacaklarını düşünmektedir. Oysa ki sınırlar bizi hayata hazırlar. Sağlıklı bir kişiliğin temellerini geliştirmemizi ve sosyalleşmemizi, topluma daha kolay entegre olmamızı sağlar. Çocukluk döneminde doğru konulan sınır ve kurallar sayesinde çocuğun bağımsızlaşması, benlik saygısı gelişir. Sorumluluk ve karar verme bilinci oluşur.

Sınır ve kurallar konulurken çocuğun yaşı, biyolojik ve fizyolojik özellikleri göz önünde tutulmalıdır. Çocukların en zorlandığı konuların başında "Beklememe, istediğinin olmasını erteleyememe, hayır kelimesine tepkisellik , sorumluluklarını yerine getirmeme gibi konular gelir. Çocuğun bu duruma tepkisi öfke patlamaları, ağlama krizleri, inatlaşma, umursamazlık, şiddet eğilimi, asi davranışlar şeklinde kendini gösterir. Ebeveyn bu süreci ne kadar sakin, tutarlı ve kararlı yönetirse çocuğun bu durumu kabul etmesi kolaylaşır. Şeker isteyen bir çocuk için "Hayır şeker yiyemezsin "yerine "Seni anlıyorum fakat fazla şeker yemek sağlımıza zarar verebilir." gibi onu anladığınızı belli eden açıklayıcı cümleler kurmak gerekir. İnatlaşmak, bağırmak, sabırsız davranmanız sorunu çözmeyecektir.

Çocuğunuz istediğiniz şeyleri yapsın diye kesinlikle rüşvet vermeyin. Çocuktan beklenen davranış onun sorumluluğu ve yerine getirmesi gereken bir durumdur. Çocuğun istediği şeyi elde etmesi için beklemeyi, ertelemeyi ve davranışının sonucunu anlaması gerekir. Bu onu hayata hazırlayacaktır. Sizde hayatta her istediğinizi hemen elde edebiliyor musunuz? "Vurmazsan sana çikolata vereceğim. Ağlamazsan parka gideriz." gibi cümleler çocuğun sürekli sizin istemediğiniz davranışları yapması konusunda onu pekiştirir.

Çocuğunuza "hayır" dediğiniz bir durum için belli bir süre sonra "evet" demeyin. Kural kuraldır. Koyacağınız kural ve sınırları düşünerek, çevrenizdeki kişilerinde sizi destekleyeceği şekilde koyun. "Hayır" dediğiniz bir davranışı çocuklar özellikle farklı ortam ve çevrelerde deneyerek sizin sınırlarınızı ölçme eğilimindedirler. Bu durumda boşuna şikayet edip duracaksınız.

Ailevi sorunlar, eşler arasındaki sıkıntılar kural ve sınırların konulmasını, dengelerin bozulmasını etkiler. Bu olayların çocuğa yansıması tepkisellik, inatlaşma, ilgi ihtiyacı, güven arayışı, kaygı, öfke, asilik gibi psikolojik alt yapıların gelişmesine sebep olur. Çiftler arasında yaşanılan sorunların çocuğa yansıtılmaması önemlidir.

Ailecek geçirilen zamanın ve paylaşımın olmaması çocukta davranış problemlerinin nedenidir. Gün içinde yapılan aile sohbetleri, oyun rituelleri kaliteli zaman geçirmek için yararlıdır.

Bazı özel durumlarda çocuğun sizi dinlememesinin sebebi olabilir.

  • Zihinsel yetersizlik
  • Nörogelişimsel sorunlar
  • Sınırlı alıcı dil yeterliliği
  • Dürtüsellik/DEHB
  • Ergenlik
  • Travma, ölüm, boşanma , depresyon gibi süreçler
  • Psikopatolojik alt yapılar

Çocukta nörogelişimsel ve psikopatolojik bir sorun yoksa genellikle söz dinlememe davranışı ebeveyn tutum ve davranışlarındaki sorunlardan ve iletişim şeklinin yanlışlığından kaynaklanmaktadır. Bu etkenlerin yeniden yapılandırılması sonucu sorunların ortadan kalktığını göreceksiniz.

Unutmayın "Çocuğunuz sizin aynanızdır."

www.bircantavas.com


Yazarlarımızdan

21 Haziran 2021, Pazartesi 15:35
21 Haziran 2021, Pazartesi 09:06
21 Haziran 2021, Pazartesi 07:03
Sıradaki haber yükleniyor...
holder