Tacize uğramamış kadın yoktur

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Tacize uğramamış kadın yoktur.

Elinde bu travmalarla yüzleşecek mekanizmalar olmadığı için hatırlamak istemeyen ise çoğunluktur.

Bir deneyimin travma sayılması için illa ani bir ölüm, beklenmedik bir kaza, telafi edilemeyecek bir kayıp olması gerekmiyor. Aklına geldiğinde içini sızlatan, nefesinin ritmini bozan bir anı varsa veya hayatının spesifik bir bölümü hafızandan tamamen yok olduysa, altında sıklıkla görülmeyi bekleyen bir travma oluyor.

Ve yine taciz deyince, tacize maruz kaldığını kendine itiraf etme cesareti gösterince, yıllar içinde “normalleştirdiğin” durumların her birinde, aslında kalbinin ne kadar da kırıldığı ortaya çıkıyor.

Senin belirlediğin, tamamen sana özgü sınırların gözlü, sözlü, fiziksel her türlü ihlalinde “hayır” demeye hakkın var.

Bu hakkı kullanma yolculuğunda, destekçilerin ve yol göstericilerin her daim yanındalar.

Canım kadın.

Seni bir kenarda sıkıştırıp dokunmaya, öpmeye çalışan o adam bunu başkalarına böbürlenerek anlatıyor.

Hatta bırak tacizden söz etmeyi, senin “fingirdediğini” iddia ediyor.

“Babam duyarsa öldürür” diye sesini çıkaramadığın o kuzenin “O da istemese karşı koyardı” diye düşünüyor.

Finansal güvenceni kaybetmemek için şikayet etmediğin yöneticin, satır aralarına yerleştirdiği kelimelerle bile seni, potansiyelini açığa çıkarmaktan alıkoyuyor.

Ona yetmediğin, onu doyuramadığın için ihanet eden sevgilin günden güne öz-değerini yok ediyor.

Sen yolunu ayırmadıkça, sana uyguladığı tüm psikolojik tacizi kendine hak görüyor.

Otobüste gözlerini dikmiş seni izleyen adamın karşısında sen ezilip büküldükçe o kendinde daha da ileri gitme cesareti buluyor.

Sevgili kadın.

Değiştirmediğin her şey seçtiğindir.

Her “yeter!” haykırışı, senden önceki ve senden sonraki binlercesi içindir.

Bugün şekillendirdiğin dünya, senden sonrakilere bıraktığın gerçekliktir.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder