Dipten 'hız'la çıkılır!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bazen tam olarak en dibe vurmak en iyisidir. Arada derede kalmaktansa tamamen çakılmak, hem bir bitiş hem de başlangıçtır. Dibe vurmadan çıkışın başladığına pek rastlanılmaz. En sağlam çıkışlar en rezalet zamanlarda daha da berbat olamayacağını düşündüğümüz anlarda başlar. Çünkü daha da kötüsü yoktur ve bundan beteri olmayacağı için en ufak olumlu adım en karanlık anda doğan güneş gibidir.  Belki de şu an aynen Fenerbahçe’nin yaşadığı

Krizden fırsat çıkar mı?


Avrupa kapılarının neredeyse tamamen yüzümüze kapandığı, 3 Temmuz’dan bu yana sürekli kan kaybettiğimiz bir dönemde geleceğin Fenerbahçesi üzerine çalışmanın da tam zamanı oysa. Ki takım oluşturmada ve oyuncu grubuna kimlik kazandırmada çok önemli tecrübeleri olan Ersun Yanal için bu olumsuz tablo ‘kriz’den fırsat yaratma adına büyük önem taşıyor.

Holmen için neden acele ettiniz!


Sivas maçında lisansı çıkar çıkmaz sahaya sürülen Samuel Holmen’de neden bu kadar ‘acele’ edildiğini 6. dakikada anladık. Topu alıp adam geçip kaleye şut atabilen bir Fenerbahçeli oyuncuya ne kadar hasret kaldığımızı da hatırladık böylece. “Orta saha ile hücum bağlantısını kurup aynı zamanda defansif görevi de ihmal etmeden nasıl oynanır?” sorusuna en şık yanıttı Samuel Holmen. Seçim kararı almış bir yönetime tepki olarak acele istifa çağrıları yapılırken, Fenerbahçeli futbolcular kazandıkları bütün toplarda bir an evvel rakip kaleye inip skor üretmeyi amaçladılar.

Bruno Lugano Alves Diego!

Emenike’nin birden vites arttırarak Dirk Kuyt’a  15. dakikada attırdığı gol işte bu hızlı çıkış planlarının sonuca ulaşmasıydı. Özellikle sağ kanatta Emenike birçok kez aynı şekilde rakiplerini geçerek arkadaşlarına gollük paslar vermeye çalıştı. Korner ve duran toplarda kafa toplarına çıkan Bruno Alves, Diego Lugano’yu anımsatırken Caner Erkin sol kanat bindirmeleriyle faydalı olmaya çalıştı.

Direnişe selam gol sevincine karıştı

İki kornerde önce Bruno Alves, Diego Lugano benzetmemizin hakkını verirken Dirk Kuyt bitiriciliğini konuşturunca 35. dakikada skor 3-0 olmuştu. 34. dakikada Gezi Direnişi’ne selam vermeyi unutmayan taraftarlar golün sevincini direnişe selam verirken yaşadılar. İkinci yarıya da aynı anlayışla çıkan Fenerbahçe 4. gole ulaşmakta geç kalmadı. Soldan Caner Erkin’in ortasında Webo kafayla Sivas ağlarını havalandırıyordu.

Gökhan hücuma giderken!

55. dakikada savunma bir anda dengesini kaybedince Sivassporlu Aatif Chahechouhe takımının ilk golünü Fenerbahçe ağlarına yolladı. Golden birkaç dakika sonra aynı noktada topla buluşup gole yaklaşan Sivasspor Fenerbahçe’nin gole giderken savunma anlayışında yaşadığı sıkıntıları çok net gösteriyordu. Gökhan Gönül gol için bindirirken savunmanın sağ tarafındaki aksama göze alınan bir “risk” olarak kayıtlara geçiyordu. Golün ardından Sivasspor maçın başından bu yana ilk kez üst üste birkaç kez atağa kalkıyordu.

Direksiyona geçen Holmen!

80.dakikada Emenike’nin yerine Mehmet Topuz, Holmen’in yerine de Alper Potuk değişiklikleri gerçekleşti. Maç böyle biter derken ikinci yarıda aktif dinlenmeye geçen takım ikinci golü kalesinde 83. dakikada görüyordu.  89. dakikada Gökhan Gönül’ün müthiş pasında Alper Potuk Fenerbahçe forması altındaki ilk golünü atıyordu. Fenerbahçe tarihinin en zorlu dönemeçlerinden birine girerken farklı galibiyeti iyi oyunla almanın keyfini çıkarıyordu. Bu galibiyetin en önemli sebebi ise ‘hız’lı oyun ve orta saha ile hücum bölgesi arasındaki koordinasyonu müthiş şekilde sağlayan ve defansif görevini aksatmayan Holmen olarak göze çarpıyordu.
 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder