Hiç iyi değilim “Adaş”

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yemek kuyruğunda mahcup insanlar

Ülkenin her memleketinde akıllar yerle bir olan Van’daydı aslında. 23 Ekim’deki felaketin yaralarını saramadan ikinci bir darbeyle sarsılmıştık. Yıkılan binaların altında kurtarılmayı bekleyenler vardı yine. Kar altında çadır kuyrukları, eli yüzü donmuş çocuklar, sanki yaşananlar kendi suçuymuş gibi başı önünde yemek sırasında bekleyen mahcup insanlar…

Hiç yabancı gelmedi yaşananlar

Yaşadıklarını bir an olsun unutmak için çadırların içine konulan televizyonların başında toplanmıştı onlar. Daha ikinci dakikada Hırvatistan’ın attığı gol, “Hayat bize mutlu olma şansı vermedi” dedirtiyordu belki de birçok depremzedeye. Sahada ne yaptığını bilmeyen oyuncular hiç yabancı gelmedi onlara. Yaşadıkları felaketin ardından kendilerine yardım etmek için gelenlerin dağınıklığı geldi akıllarına. 7.2’lik depremin ardından yapılan “evlerinize girin artık!” çağrıları…

Ders çıkarmayı öğrenemedik!

Rakiple ilgili neredeyse hiçbir hazırlık yapılmamasına da aşinaydı onlar. Hırvatistan’ın kanatlardan yaptığı akınlar için önlem almamak, göz göre göre yenilgiye davet çıkarmak değil de neydi acaba? Grupta oynadığımız birçok maçta zorlandığımız anlardan hiç ders çıkarmayışımız da şaşırtmadı onları. 7.4’lük Marmara Depremi’nden hangi tecrübeyi kazanmıştık ki, Van’daki felakette işimize yarasın…

Suçluyu bulduk rahatlayın

3-0’lık yenilginin ardından suçu yalnızca Guus Hiddink’e yükleme kolaycılığını da bir yerden tanıdı onlar. Çünkü Türk futbolunun tek sorunu Guus Hiddink’ti. O gider gitmez bundan sonraki enternasyonal tüm turnuvalara Türkiye’nin katılmasının garantisini alacaktık sanki. Nedense kimse altyapı eksikliğimizi, sistem sıkıntımızı, tembelliğimizi, plansız ve günübirlik hareket ettiğimizi aklımıza getirmedi…

Çözüm depremzedeyi coplamakta

Suçlu bulunmuştu ne gerek vardı kafayı yormaya... Depremin ardından valiyi protesto edenlerdeydi tüm suç. Hem biber gazı sıkılmayı hem de coplanmayı hak etmişlerdi “provokatörler”. Kar yağıyordu Van’da, polisler saatler önce evleri yerle bir olmuş, yakınları enkaz altında kurtarılmayı bekleyen, yeni doğmuş bebekleri çadırda titreyenleri copluyordu… Kocaeli’de evlerinden çıkarıldığı için eylem yapanlardan da nasibini almamış mıydı bu coplardan?

Yırtık çoraplı çocuklar geziyor karların üstünde

Hava daha da soğuyacak Van’da… Şimdi artık yurdun dört bir yanında her kar yağdığında Van’daki depremzedeler gelecek insanların aklına. Yırtık çoraplı, montu olmayan, annesi soğukta bulaşık yıkarken başından ayrılmayan gözlerinde umut geleceği hüsran çocuk fotoğrafları kalacak hafızalarda.

Hoşça kal “Adaş”

Benimse aklımda neredeyse iki günde bir telefonda görüşüp, çoğu zaman zor sorular sorup, haberlerle ilgili fotoğraflar istediğim Doğan Haber Ajansı Muhabiri Cem Emir’in “Naber adaş?”sorusu kalacak. Hiç iyi değilim “Adaş”, senin ve Sebahattin Yılmaz ağabeyin kurtulamadığını öğrenip de nasıl iyi olabilirim ki? Enkazdan çıkıp, isyanlarını devletin valisine haykırmak için eylem yapan depremzedelerin coplandığı ülkede nasıl mutlu olabilir insan?

 

 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder