Taha Duymaz: Güzel bir mutfağım yok, fırınım bozuk, malzeme eksiğim çok ama bunlar bana engel olamıyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Küçücük mutfağına kocaman kalbini, hayallerini, umutlarını sığdıran bir genç Taha Duymaz. Evinin mutfağında yaptığı yemekleri çeken Taha, kısa sürede Instagram’da 400 binin üzerinde takipçiye ulaştı. Alışkın olduğumuz sosyal medya profilleri gibi gösterişli bir mutfağı, çılgın malzemeleri, çekim kalitesi yüksek son model bir kamerası yok. Mutfağı eski, malzemeleri kısıtlı ve kamerası epey bulanık. Bunlar ona hiçbir zaman engel olmamış. Yemek yapmak, imkansızlıklarla dolu dünyasında terapi olmuş ona. Her gün, kendisiyle birlikte 14 kişi olan ailesine, evdeki malzemelerle yemekler yapıyor ve bu yemekleri telefonla videoya çekiyor. Taha’ya sosyal medya üzerinden ulaştım. Ben sordum, o tüm heyecanıyla ve içtenliğiyle cevapladı. İşte Taha’nın kalplerinize dokunacak etkileyici öyküsü…

Hakkında bilmediğimiz çok şey var Taha. Nereden başlarsın anlatmaya?

Hatay Yayladağı ilçesi Güveççi Köyü’nde yaşıyorum. 17 yaşındayım. 12 kardeşiz, beşi erkek yedisi kız.

Okula gidiyor musun?

Annemle babam çalışmıyor. İmkanlarımız çok kısıtlı, bu yüzden 4. sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldım. Bir de arabaya binemiyorum küçüklüğümden beri. Başım dönüyor, midem bulanıyor. Hep zorla bindirildim arabaya. Komşumuzun bir akrabası, bu sorunumu çözmem için bana şehirde psikolog ayarladı. Onun ilk randevusu için çıktım sadece köyden ve o randevuya bir hafta kala arabaya bineceğim diye sürekli kusmaya başladım. Bir kere gittim doktora, bir daha gidemedim.

Köyden çıkmıyorum, kendimi eve hapsettim



Ne dedi doktor?

Abla, yıllarca doktora gitmedim, hastalanınca hep kendi kendimi tedavi ettim. Bahsettiğim komşumuzun götürdüğü doktor ilaçlar verdi, “Düzenli gel” dedi, gidemedim. Çok zor günler geçirdim. Köyden çıkmıyorum, kendimi eve hapsettim. Küçüklüğümden beri duygusalım, bu da aslında okula gidemememin bir nedeni.

Annen ve baban neden çalışmıyor?

Annem kronik astım, sedef ve migren hastası. 20 yıldır psikolojik ilaçlar kullanıyor. Babam da koah hastası.

Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz? Ailede çalışan biri var mı?

Çalışan yok abla. Devletin verdiği aylık 800 lira ile geçiniyoruz.

Kardeşlerin okula gidiyor mu?

Sadece ikisi gidiyor. En küçük kardeşimle, 18 yaşındaki abim.



Köyünüzü nasıl anlatırsın bize?

Küçücük bir köy. Herkes herkesi tanır. Ben evden çıkmadığım için pek arkadaşım yok, zaten benim yaşımda olanlar da okula gidiyor. Üç bakkal var. Her malzeme satılmıyor. Hep aynı malzemelerle farklı yemekler yapmaya çalışıyorum.

İmkanlar bu kadar kısıtlıyken yemeğe olan ilgin nasıl başladı?

Yemek yapmak beni iyileştirmeye başladı. Resmen terapi ediyor. İçimde verdiğim psikolojik savaşın azaldığını hissediyorum yemek yaptıkça.

Peki sosyal medyayı bu kadar aktif kullanmak aklına nasıl geldi?

Durumumuz iyi olmadığı için “Belki yeteneklerimi gösteririm, para kazanırım” düşüncesiyle 2015 yılında YouTube kanalı açtım. Küçük bir telefon vardı, onunla çekiyordum. Telefon bozulunca kanalı silmek zorunda kaldım. Sonrasında yine açtım, yine telefon bozuldu. 2019’da açtığımda aynı sorunu yaşamadım. Sonra baktım Instagram’a daha çok bakılıyor. Oraya da videolar çekip koymaya başladım. Kısa sürede takipçim arttı.

https://www.instagram.com/p/CAF2JjzDVon/

Videolarını kim çekiyor?

Kız kardeşim çekiyor. Kendimi ne zaman kötü hissetsem mutfağa giriyor, yemek yapıyorum. Hayatımı yemeğe adadım. Kız kardeşim de sağ olsun bana yardım ediyor. Bu video işine ilk başladığım zamanlar evde yere oturup yemek yapıyordum. Güzel bir mutfağımız yok, malzeme eksiğim çok ama bunlar bana engel olamıyor.

Bravo sana Taha, küçük ve sevimli o mutfaktan harika lezzetler çıkarıyorsun…

Sağol abla. Mutfağımızla el yıkama yerimiz ayrı bir yerde. Çok küçük, hareket etmek bile çok kısıtlı. Pes etmedim. Kendi kendimi geliştirdim. Yemek konusunda kimseden yardım almadım. İlk günler bozuk fırınla süper yemekler yarattım. Bir tane bile mutfak aracım olmadan çok şey başardım ve çok mutluyum.

12 kardeşsiniz, hepiniz aynı yerde mi uyuyorsunuz?

Evet eskiden öyleydi ama sonra ablalarım okulu bırakıp, çalışıp bir oda daha yaptılar.

Çok istediğin bir mutfak eşyası var mı?

Hiçbir zaman “Şu mutfak eşyası benim olsun” demedim. İçimden bile geçmedi. Çırpma kabım bile yok, kovanın içinde çırpıyorum her şeyi. Tabii ki sınırlı imkanlar beni çok zorluyor ama bir yandan da cesaret veriyor.

En çok midyenin tadını merak ediyorum

https://www.instagram.com/p/CADuODOj9Cq/

Hiç tatmadığın ama tadını en çok merak ettiğin yiyecek ne?

En çok midyeyi merak ediyorum abla. Zaten pek bir şey görmedim. Hep aynı malzemelerle farklı yemekler yapmaya çalışıyorum.

Geçim sıkıntısı çekiyorsunuz, ailen karşı çıkmıyor mu her gün video çekmene?

İlk günler karşı çıkıyorlardı. Haklılardı. Sürekli yağ, un, şeker almaya hangi para yeter. Ama ben bir şekilde yapıyordum, hiç pes etmedim. Sosyal medya üzerinden malzeme gönderenler iyi ki var.

“Nasıl hasta olmuyorsun o mutfakta?" diyorlar

https://www.instagram.com/p/CADOKexDl8M/

Sosyal medya senin içtenliğin ve samimiyetinle çalkalanıyor. Harika yorumlar alıyorsun. Kötü şeyler yazanlar da oluyor mu?

Çok linç yedim. “Fakirsin, telefonun berbat, kamerası iğrenç, o mutfaktan bir şey yemem. Nasıl hasta olmuyorsun o mutfakta?” diyorlar. Oysaki mutfağım gayet temizdir.

Örnek aldığın bir şef var mı?

Olamadı çünkü televizyonumuz yalnızca ben küçükken çalışıyordu. O zamanlar yemek programlarını izlerdim. Sonrasında kimseyi görme şansım olmadı. Okusaydım aşçı ya da şef olmak isterdim.

Şef olmak için hiçbir zaman geç değil. Bir şef çıkıp “Bütün masraflarını karşılayacağım Istanbul’a gel” dese gider misin?

Giderim ve bu fırsatı çok iyi şekilde değerlendiririm. Arabaya binme kısmı beni çok korkutuyor ama ailem ve hayallerim için giderim.

Yazarlarımızdan

27 Mayıs 2020, Çarşamba 08:42
27 Mayıs 2020, Çarşamba 08:35
27 Mayıs 2020, Çarşamba 07:38
Sıradaki haber yükleniyor...
holder