Erkut Can Savaşmadan savaştayız
HABERİ PAYLAŞ

Savaşmadan savaştayız

88 gün önce, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan savaşın ilk günlerinde, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkililer “Savaş bizi etkilemez” diyordu. Gerçekten iki ay öyle oldu. ABD ve AB ülkeleri defalarca yaptırım uygulayıp Rusya’yı ekonomik yönden çökertme girişiminde bulunurken Türkiye, bir NATO ve Avrupa Konseyi üyesi olmasına rağmen tarafsız kalmayı başardı. Tek yaptığı, Lozan’a dayanarak boğazları harp gemilerine kapatmak oldu. Bu arada, ABD ve AB’den “Sen de yaptırımlara uy” ihtarı da gelmedi. Ukrayna bombalanıp yakılıp yıkılırken, her iki taraf da binlerce kayıp verdi. Rusya, ayrılıkçı bölgelere çekilmek zorunda kaldı. 

‘OLUMLU BAKMAYIZ’

Putin’in tek kırmızı çizgisi vardı. “Finlandiya NATO’ya girerse, ben de sınıra nükleer silahlarımı yığarım” diye tehdit etti. Finlandiya adı çıkana kadar ateşkes ve barış için olağanüstü çaba gösteren Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Olumlu bakmayız” diyerek Türkiye’nin görüşünü açık ettiler. Finlandiya bir de İsveç ile el ele tutuşunca tavrımız netleşti. Cumhurbaşkanı, “Türkiye’ye yaptırım uygulayanların NATO’ya girişine ‘Evet’ demeyiz” derken, İsveç’i terör örgütlerinin kuluçka makinesi, koruyucusu olarak suçladı.

TÜRKİYE BEYAZ SARAY’DA

Gelelim geçen haftaya. İki kuzey ülkesi NATO’ya müracaatlarını yaptı. Türkiye de hemen engelini koydu. Şimdi, terazinin bir kefesinde biz varız, diğer kefede de tüm NATO. Son dakikada Hırvatistan da yanımıza geldi. İsveç ve Finlandiya liderleri hemen ertesi gün NATO’nun ağababası Joe Biden’ın elini öpmeye gitti Beyaz Saray’a. Ortak basın toplantısında, Biden hiç Türkiye lafı etmedi. Finlandiya Cumhurbaşkanı, “Türkiye’nin endişelerini gidermeye açığız” derken, İsveç Başbakanı, “Türkiye’nin de aralarında olduğu ülkelerle görüşeceğiz” demekle yetindi. Şimdi ne olacak? Önümüzde uzun bir süreç var. Belki de isteklerimiz kabul edilir ya da bize de yaptırım uygulanabilir. Diyelim ki, kabul edildi. Peki, Putin’in gözlerini nasıl bağlayacağız ki görmesin. Sözün özü, biz de bir savaşa girdik.

TATLIYA BAĞLANDI

Kapanmadan önce, dünyanın en iyi üçüncü havalimanı seçilen Atatürk Havalimanı’nı yıkmaya, AK Parti iktidarının da gönlü el vermedi ve iş tatlıya bağlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle buluşmasında, “Belki” dedi ama görünen o ki, pistler, binalar, kule aynen yerinde duracak. Sadece yeşil alanlar millet bahçesi olacak. Spor, kültür, rekreasyon alanları haline dönüşecek. Atatürk adına da söylendiği gibi veda etmeyeceğiz. Atatürk Havalimanı adı dururken, bahçenin adı da belli oldu: Atatürk Millet Bahçesi. Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “İstanbul’da üçüncü bir havaalanına ihtiyaç yok” dese de, var Sayın Bakan! Siz de biliyorsunuz ki, İstanbul Havalimanı’nda kötü hava şartları oluştuğunda Cumhurbaşkanı’nın uçağı hep Atatürk’e indi. Belki siz de inmişsinizdir. Ne dersiniz?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder