YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Gebelik takibini benim yaptığım ya da farklı meslektaşlarımın yaptığı çok sayıda gebede, yersiz endişeye mahal veren bir duruma sitem etmek ve herkesi bu konuda uyarmak istiyorum bu yazıyla. Doktor olmadığı halde doktor gibi davranmak, akıl, fikir ve tavsiye vermek, uyarmak, korku uyandırmak; niyetiniz asla kötü olmasa da tüm bunlardan kaçınalım. Ne olur bu hassas durumda, her gebenin zaten bir doktoru olduğunu hatırlayalım ve etrafınızdaki gebelerden ya da kendi gebeliğinizden yola çıkarak teşhis ve tedaviye yeltenmeyelim.

Annelik, yalnızca teorik bilgiyle başa çıkılabilen bir süreç olmadığından ve deneyimlerden beslenmenin son derece verimli olduğu bir yolculuk olduğundan, annemiz, kayınvalidemiz, arkadaşlarımız, akrabalarımız elbette bize kendi tecrübelerini aktarmakla hata etmiyorlar. Hatta onlardan aldığımız yardım ve destek çoğu zaman iyi de geliyor. Ancak hiç talep etmediğimiz halde, bizim anneliğimizi kendi anneliklerine dayandırarak gerçekleştirmemizi bekleyenlere de dur dememiz gerekir.

Annelik, yepyeni bir deneyim olması neticesiyle her şeyden önce afallatıyor, bunu kabul edelim. Panikler ve yetersiz hissederiz, sorularımız aklımızda döner durur ve ruhumuz da bedenimizle birlikte yorulabilir. Bunların hepsi olağandır. Dolayısıyla da yakınımızdaki deneyimli kişiler, sınırlarımızı aşmadıkça varlıklarıyla bize epey yardımcı olurlar. Ama bu, herkesin kendini doktor ilan edebileceği ve her konuda fikir sahibi olabileceği anlamına gelmesin. Hepimiz, bu aşırı müdahaleci tavrın olası olumsuz sonuçlarını hesaplayarak duracağı yeri bilmeliyiz.

Her şeyden önce her anne ve her bebek farklıdır. Bir kadının gebeliği, diğer kadının gebeliğiyle aynı değildir. Aynısı lohusalık için de geçerli. Elbette genel benzerliklerimiz var, elbette gebeliğin de lohusalığın da bilinen belli süreç özellikleri var. Ancak bunların dışında, hem fiziksel tıbbi durum, hem psikolojik durum dolayısıyla her kadın gebeliğini de lohusalığını da farklı bedensel ve ruhsal tehditler ve fırsatlarla geçirir.

Beslenme düzeni, kilo alış veriş, mide ve bağırsak sorunları, gebelik şekeri, iş hayatındaki durum, cinsel yaşam, içinde yaşanılan ortam, maddi ve manevi imkanlar, gebelik-düşük- kürtaj sayısı, tansiyon problemi, yaş etkeni gibi pek çok nedenle gebelik de lohusalık da çok başka biçimlerde seyredebilmektedir. Dolayısıyla bir gebeye ya da lohusaya tabii ki önerilerde bulunabilirsiniz ancak bu konuda sınırı aşmak durumunda adeta reçeteli satılan bir ilaç tavsiye etmiş ve olası olumsuz sonuçlara vesile olmuş olursunuz. Üstelik “emiyor mu?” sorusunun listenin başında bulunduğu psikolojik baskı sorularıyla da zaten zorlu bir süreçteki lohusanın tadını iyice kaçırmış bulunursunuz.

Unutmayalım; her gebenin ister özel hastanede ister devlet hastanesinde ister sağlık ocağında bir ebesi, hemşiresi, doktoru var. Sıklıkla gidemeyenler için internet üzerinden doktorların soruları yanıtlayabildiği forumlar ve web siteleri var. Sosyal medya üzerinden benim gibi soruları yanıtlayan çok sayıda uzman var. Ne olur, gebelere ve lohusalara yaren olalım ama doktorluk işine bulaşmayalım. 

Yazarlarımızdan

08 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder