‘Köprüde Buluşmalar’a başvurular başladı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen ‘Köprüde Buluşmalar Almanya ve Türkiye Ortak Yapım Geliştirme Fonu’nun 10. dönem başvuruları başladı. İki ülke arasındaki uzun metraj, ortak yapım projelerini desteklemeyi amaçlayan fonun son başvuru tarihi 15 Eylül olarak belirlendi. Çekimine henüz başlanmamış tüm uzun metraj Almanya- Türkiye ortak yapımların başvurabileceği fon, bugüne kadar ulusal ve uluslararası alanda ödül kazanmış çok sayıda filme destek oldu. Başvuru formu, koşullar, yönetmelik için İKSV’nin web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Caz genç yeteneklerini bekliyor

Akbank Caz Festivali, 30. yılında ‘JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması’ ile genç yeteneklere, Türkiye’nin önde gelen caz müzisyenleriyle ‘jam session’ yapma fırsatı sunuyor. 30 yaşını aşmamış genç yetenekler, 11 Eylül’e kadar demo kaydı, kısa özgeçmiş ve müzik tarzını anlatan bir yazı ile yarışmaya başvurabilir. Detaylı bilgi ve başvuru formu www.akbankcaz.com/jamzz adresinde.

JOAN MIRÓ parmaklarınızın ucunda!

Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), geçmiş sergilerinden zengin içerikleri, dijital olarak paylaşıma açmaya devam ediyor. 20. yüzyılın çığır açan Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miró’nun olgunluk dönemine odaklanan sergide tam 125 eser var. Sergiye, SSM web sitesi, sosyal medya hesapları ve YouTube kanalından erişebilirsiniz.

Kaş Caz Festivali programı açıklandı!

Denizden esen rüzgarın notalara dönüştüğü Kaş Caz Festivali, bu yıl 28-29-30 Ağustos’ta Setur Marina ev sahipliğinde gerçekleşecek. Caz müziğinin ılık esintileri, müzikseverlere yıldızlar altında unutulmaz geceler yaşatacak. Festivalde; Birsen Tezer, Jülide Özçelik, Korhan Futacı, Sattas, Kolektif İstanbul gibi isimler sahne alacak. Festivalin kısıtlı sayıdaki biletleri Biletix’te satışa çıktı bile!

Contemporary Istanbul’un yeni mekanı COCOON açıldı

Contemporary Istanbul Vakfı’nın Büyükyalı Fişekhane’de bulunan yeni mekanı Cocoon, sanat ve kültür faaliyetlerine Art On İstanbul Sanat Galerisi iş birliğiyle hazırlanan ‘Kozayı Örmek’ sergisiyle başladı. 21 Eylül tarihine kadar görülebilecek sergide, farklı kuşaklardan sanatçıların heykel, yeni medya, fotoğraf, resim, rölyef gibi eserleri yer alıyor.

Haftanın yeni şarkıları!

Türkçe rap’in güçlü ismi Metth, 2019 yılında çıkardığı albümü ‘METFLIX’in deluxe versiyonu ile bir sene sonra yedi yeni şarkı daha ekleyerek yeniden yayınladı. Kaan Boşnak, Khontkar ve Ceren İdil gibi isimlerle başarılı düetlere imza atan Metth’in RedKeys Music etiketiyle çıkan albümü şimdiden yaza damgasını vuracak gibi görünüyor.

Rap’in efsane ismi Killa Hakan ve trap müziğin öncüsü Khontkar yeni bir tekliyle bir araya geldi. Manifestolarını ‘Bang Bang’ ile sokaklara sundu. Berlin ve İzmir’i birbirine bağlayan bir de video klibi bulunan şarkı, güçlü altyapısıyla dikkat çekiyor. Şarkı tüm dijital platformlarda yayında.

HAFTANIN ÖNERİSİ

Tarihte kaybolan kahramanlar

Netflix, pandemi döneminde sinemaların kapalı olmasını ve vizyon tarihi sürekli ertelenen filmleri fırsat bilmeye ve iddialı yapımlarını bir bir gösterime sunmaya devam ediyor. Bunun son örneği ise ‘The Old Guard’ oldu. Başrollerde Charlize Theron, Matthias Schoenaerts, Chiwetel Ejiofor ve son olarak ‘Martin Eden’daki performansı ile beğeni toplayan Luca Marinelli var. 

★ 

Beş bölümlük bir çizgi roman serisinden uyarlanan ‘The Old Guard’, tarihin çok eski zamanlarından beri bir arada olan, kendilerine ölümsüzlük bahşedilmiş, paralı askerlerin hikayesini anlatıyor. Üçü erkek biri kadın olan karakterler Haçlı Seferleri’nden, Dünya Savaşları’na, tarihte dönüm noktası olmuş devrimlerden, ayaklanmalara kadar her önemli anda devreye giriyorlar.

Kavga ederken ya da savaşırken yara alsalar da hemen iyileşen, sıradan insanları öldürecek darbelerden sonra ayağa kalkan bu grubun başında kendi yaşını bile bilmeyen Andy (Charlize Theron) var. Kahramanlarımız, ölümsüzlüğü taşımak kolay olmadığından bu ruhsal yükü taşıyamaz olmuş ve yılmış haldeler. Ekip tam da bu noktada kendileri gibi ölümsüz olan bir başkasını; siyahi asker Nile’ı buluyor ve onu hem dünyadan korumak hem de kötü niyetli düşmanların elinden korumak zorunda kalıyor.

Netflix’in adeta bir Marvel uyarlaması gibi tasarladığı ‘The Old Guard’ın ne aksiyon sinemasına ne de çizgi roman uyarlamalarına bir yenilik kattığını söylemek zor. Başrol oyuncularının performansıyla yer yer ayağa kalkan film, senaryosuyla tökezliyor.

Çizgi roman anlatısına derinlikli bir söylem katmayı deneyen film, bu konuda da zayıf kalıyor ve ortaya geçmişle günümüzü aynı mesaj etrafında birleştirmeye çalışan boş aforizmalarla dolu diyaloglar kalıyor. ‘The Old Guard’, çabuk tüketilecek ve izlendikten sonra seyircide çok tortu bırakmayacak bir film olarak kalacaktır.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder